OSYM KPSS : Kamu Personeli Seçme Sınavı

Kpss Kpds Kamu Memur Sınav Sonuçları, Sınav Soruları, Genel Kültür, Kamu Yönetimi, Eğitim Bilimleri

Asides


Toplist

Haberler

Dünya

May 23rd, 2006 by osym kpss

DUNYA

icindekiler:

  • Dunyanin sekli
  • Dunyanin Hareketleri
  • Cografi Konum

Dünya

Dünya, Güneş Sistemi’nin 9 gezegeninden biridir ve Güneş’e olan uzaklığı bakımından 3. Sırada bulunur. Coğrafya’nın asıl konusunu oluşturan Dünya’yı incelemek için bazı kavramların bilinmesi gerekir:

Eksen

Kutup Noktası

Ekvator

Paralel

Meridyen

Dünya’nın Şekli :

Dünyanın Şekli ve Boyutları :

Dünya, Kutup Noktaları’nda basık, Ekvator’da şişkindir. Dünya’nın kendisine özgü bu şekline geoid denir. Geoide en yakın geometrik şekil elipsoiddir. Verilen boyutlar “Hayford Elipsoidi” ne aittir.

Dünya’nın Boyutları

Ekvator yarıçapı = 6.378,4 km

Kutuplar yarıçapı = 6.356,9 km

Ekvator çevresi = 40.076,6 km

Kutuplar çevresi = 40.009,1 km

Pratikte bu uzunluklar yaklaşık olarak alınmaktadır.

Paralellerin Özellikleri :

  • Ekvator’a paralel uzanırlar
  • Çapları ve uzunlukları Ekvator’dan kutuplara doğru kısalır.
  • Ekvator’dan kutuplara doğru sayısız paralel çizilebilir. Ancak değerlendirme kolaylığı bakımından birer derece aralıklarla çizildikleri varsayılır.
  • Paralellerin 90 tanesi Kuzey Yarım Küre’de, 90 tanesi Güney Yarım Küre’de bulunur.
  • 60. paraleller Dünya’nın küreselliğinden dolayı Ekvator’un yarısı uzunluğundadır.
  • Birbirini izleyen 2 paralel arasındaki uzaklık her yerde yaklaşık 111 km’dir.

UYARI : Dünya’nın geoid şekli nedeniyle 2 paralel arasındaki uzaklık Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Örneğin, Ekvator ile 10 (kuzey-güney) enlemleri arasındaki uzaklık 110.596 m iken, 890-900 (kuzey-güney) enlemleri arasındaki uzaklık 110.700 m’dir. Ancak birbirini izleyen 2 paralel arasındaki uzaklık pratikte 111 km olarak kabul edilmiştir.

Özel Paraleller

Bazı paralellerin yerleri, güneş ışınlarının yere değme açısına bağlı olarak doğa tarafından belirlenmiştir. Bunlar :

Ekvator

Dönenceler

Kutup Daireleri

Kutup Noktaları

Ekvatorun Özellikleri

  • En uzun paraleldir.
  • Güneşin önünden en hızlı geçen noktaların oluşturduğu paraleldir.
  • 3) Dünya’nın eksen çevresindeki dönüş hızı Ekvator’da yaklaşık 1670 km/saat’tir.
  • Güneş ışınlarını 21 Mart ve 23 Eylül’de dik açıyla alır.
  • Yıl boyunca sıcak olduğundan termik alçak basınç kuşağıdır.
  • Yükseltici hava hareketleri görüldüğü için bol yağış alır.
  • Gece ve gündüz süreleri yıl boyunca birbirine eşit ve 12′şer saattir.

Dönencelerin Özellikleri

  • Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Dönenceler, 23027′ Kuzey ve Güney paralelleridir.
  • Kuzey Yarım Küre’dekine Yengeç Dönencesi, Güney Yarım Küre’dekine Oğlak dönencesi denir.
  • Orta kuşak ile Tropikal kuşağı birbirinden ayırırlar.
  • Güneş ışınlarının düz zeminlere dik geldiği en son noktalardır.
  • 5. Yengeç Dönencesi 21 Haziran’da, Oğlak Dönencesi 21 Aralık’ta Güneş ışınlarını dik açı ile alır.

Kutup Noktalarının Özellikleri

  • 90. Kuzey ve Güney paralelleridir.
  • Güneş ışınlarının düz zeminlere en dar açıyla geldiği yerlerdir.
  • Sürekli soğuk olduğundan kutuplar ve çevresinde yıl boyunca termik yüksek basınç kuşakları oluşur.
  • Aydınlanma çemberinin 21 mart ve 23 Eylül’de teğet geçtiği yerlerdir.
  • Bir yıl içinde 6 ay sürekli gündüz, 6 ay sürekli gece yaşanır.
  • Çizgisel hızın sıfır, yerçekiminin en fazla olduğu yerlerdir.

Kutup Dairelerinin Özellikleri

  • Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Kutup Daireleri, 66033′ Kuzey ve Güney paralelleridir.
  • Kutup kuşağı ile Orta kuşağı birbirinden ayırırlar.
  • Aydınlanma çemberinin yıl içinde yer değiştirdiği ve 21 Haziran ile 21 Aralık’ta teğet geçtiği paralellerdir.
  • 21 Haziran’da Kuzey Kutup Dairesi’nde, 21 Aralık’ta Güney Kutup Dairesi’nde 24 saat gündüz yaşanır.

Meridyenlerin Özellikleri

  • Bir kutuptan diğerine uzanan meridyenler de paraleller gibi sayısızdır. Ancak pratikte her 1 dereceden bir yay geçtiği varsayılarak, 360 tane oldukları kabul edilmiştir.
  • Birbirini izleyen 2 meridyen arasındaki uzaklık Ekvator üzerinde 111 km olarak kabul edilmiştir.
  • Başlangıç meridyeni olarak Londra yakınlarındaki Greenwich kabul edilmiştir.
  • Bir meridyenin, karşıt (anti) meridyeniyle arasında 180 meridyen fark vardır.

UYARI : Meridyen yayları eşit uzunluktadır. Aralarındaki uzaklık Ekvator’dan kutuplara doğru azalır ve tüm meridyenle kutuplarda birleşir.

Birbirini izleyen 2 meridyen arasındaki uzaklık; Ekvator üzerinde 111.322 m. (pratikte 111 km olarak kabul edilmiştir, 45. (Kuzey - Güney) paralellerinde 78.850 m, 90. (Kuzey - Güney) paralellerinde ise 0 m’dir.

Dünyanın Şekline Bağlı Sonuçlar

  • Dünya’nın geoid şekli nedeniyle, yerçekimi Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Dünya, geoid değil de küre şeklinde olsaydı, yerçekimi Dünya’nın her yerinde aynı olurdu.
  • Dünya’nın geoid şekli nedeniyle Ekvator diğer paralellerden ve meridyenlerden daha uzundur. Dünya küre şeklinde olsaydı, Ekvator çevresi (kutupları çevreleyen iki meridyenin uzunluğu) birbirine eşit olurdu.
  • Ekvator çevresi =40.077 km
  • Kutuplar çevresi=40.009 km
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle, ekseni çevresindeki dönüş hızı Ekvator’dan kutuplara doğru azalır. Ekvator üzerindeki noktalar saatte 1666,6 km yol katederken, Kutup Noktaları’nda alınan yol sıfır km olduğu için, eksen çevresindeki dönüş hızı 0 km/saat’tir.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle Kutup Noktaları’nda birleşen meridyen yaylarının uzunluğu birbirine eşittir. Bir kutuptan diğerine uzanan bir meridyen yayının uzunluğu yaklaşık 20.005 km’dir.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle meridyenler arası uzaklık, Ekvator’dan kutuplara doğru azalır ve meridyenler Kutup Noktaları’nda birleşirler.
  • Birbirini izleyen iki meridyen arası uzaklık Ekvator üzerinde 111.322 m iken (pratikte bu uzunluk 111 km kabul edilmiştir), 45. paraleller üzerinde 78.850 m, 90. paralellerde (Kutup Noktaları) 0 m’dir.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle, paralellerin uzunluğu Ekvator’dan kutuplara doğru küçülür. Ekvator en uzun paraleldir. Kutuplarda ise paraleller nokta halini alır.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle aydınlık ve karanlık yarıküreler oluşur. Böylece yeryüzünün bir yarısı gündüzken, diğer yarısında gece yaşanır.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator’dan kutuplara doğru Güneş ışınlarının yere değme açısı daralır. Bu tarihlerde Ekvator Güneş ışınlarını dik açı ile alır. Bu nedenle yatay düzleme dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Kutuplara doğru güneş ışınlarının yere değme açısı daraldığı için cisimlerin gölge boyu uzar.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle güneş ışınlarını yıl boyunca dik ve dike yakın açı ile alan Ekvator’un güneşten aldığı ısı enerjisi daha fazladır. Kutuplara doğru ışınların gelme açısının daralması nedeniyle alınan ısı enerjisi azalır.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle yerden yükseldikçe görülebilen alan genişler.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle termik basınç kuşakları oluşur.

Termik Basınç Kuşakları

Dünya’nın küreselliği nedeniyle ısınma ve soğumaya bağlı oluşan basınçlara termik basınç denir. Güneş ışınlarını, yıl boyunca dik ve dike yakın açılarla alan Ekvator fazla ısınır. Isınan hava genleşerek yükselir ve basınç düşer. Kutuplar, ışınları dar açı ile aldığından her zaman soğuktur.Soğuk hava ağır olduğu için yere çöker ve basınç yükselir.

  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle, Kutup Yıldızı’nın görünüm açısı Kuzey Kutbu’ndan Ekvator’a doğru daralır. Bu nedenle 60. Kuzey paralelinde 60° açı ile görülen Kutup Yıldızı Güney Kutbu’nda görülmez.
  • Dünya’nın küreselliği nedeniyle hep aynı yönde hareketle başlangıç noktasına ulaşılır. 1519 yılında Macellan tarafından, hep batıya gidilerek çıkış noktasına varılabileceği düşüncesi ile İspanya’nın Cadiz Körfezi’ndeki Sancular Limanı’nda başlatılan ve aynı limanda 1522 yılında son bulan Dünya seyahati ile bu sonuca ulaşılmıştır.

Dünya’nın Hareketleri

Dünya’nın Günlük Hareketi (Eksen Çevresindeki Hareketi)

Dünya, batıdan doğuya doğru ekseni çevresindeki dönüşünü 24 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş günü denir. Dünya’nın ekseni çevresindeki hareketinin hızı, 2 farklı şekilde ifade edilir.

Çizgisel Hız

Dairesel hareket yapan Yerküre üzerindeki bir noktanın birim zamanda eksen üzerindeki yer değiştirme hızıdır. Çizgisel hız, dünyanın küreselliği nedeniyle Ekvator’da en fazladır, kutuplara doğru azalır.

Açısal Hız

Dairesel hareket yapan Dünya üzerindeki bir noktanın birim zamanda oluşturduğu dönüş açısıdır.

Dünya, ekseni çevresindeki hareketi sırasında 4 dakikada 1 derecelik, 1 saatte 15 derecelik, 24 saatte 360 derecelik dönüş yapar.

Açısal hız, dünya üzerindeki her noktada aynıdır.

UYARI : Dünya kendi ekseni çevresinde,

4 dakikada 10′ lik,

1 saatte 150′ lik,

24 saatte 360°lik dönüş yapar.

Günlük Hareketin Sonuçları

Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle,

  • Bir noktaya Güneş ışınlarının gelme açısı ve yatay düzleme dik duran cisimlerin gölge boyları günün saatlerine göre değişir.
  • Güneş ışınları öğle saatinde en büyük açıyla gelir ve en kısa gölgeler oluşur.
  • Gece ve gündüzler birbirini izler.
  • Günlük sıcaklık farkları oluşur.
  • Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, rüzgarlar esme yönlerinden saparlar. Bu sapma, Kuzey Yarım Küre’de esme yönünün sağına, Güney Yarım Küre’de esme yönünün soluna doğrudur.
  • Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, okyanus akıntıları yönlerinden sapar ve halkalar oluştururlar. Okyanus akıntılarını başlatan sürekli rüzgarlardır. Bu nedenle rüzgarların esme yönlerinden sapmasına bağlı olarak akıntılar da yönlerinden sapar.

Dünyanın Yıllık Hareketi

Dünya ekseni çevresinde hareket ederken aynı zamanda saat ibresinin tersi yönde, Güneş’in çevresinde de döner. Bu hareketini elips bir yörüngede 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş yılı denir. Dünya’nın yıllık hareketi sırasında, Güneş’in çevresinde çizdiği yörünge düzlemine ekliptik denir. Yörünge şeklinin elips olması nedeniyle Dünya yıllık hareket sırasında Günöte - Günberi konumuna gelir.

Günöte (Aphel)

Dünya’nın, Güneş’ten en çok uzaklaştığı, yörüngede en yavaş döndüğü gündür. Dünya Günöte konumuna 4 Temmuz’da gelir.

Günberi (Perihel)

Dünya’nın, Güneş’e en çok yaklaşıp, yörüngede en hızlı döndüğü gündür. Dünya Günberi konumuna 3 Ocak’ta gelir.

Yörünge Şeklinin Sonuçları

Dünya Güneş’in etrafında elips bir yörüngede döner. Yörünge şeklinin elips olması nedeniyle;

  • Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızı, Güneş’e yaklaştıkça artar, Güneş’ten uzaklaştıkça azalır. Dolayısıyla sonbahar ekinosuna 2 gün gecikme ile 23 Eylül’de ulaşılır.
  • Her iki yarımkürede mevsim süreleri değişir.

Mevsim Süreleri : Yörünge şekli tam daire biçiminde olsaydı, Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızı değişmez, her iki yarım kürede mevsim süreleri eşit olurdu.

Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle Kuzey Yarım Küre’de ve Güney Yarım Küre’de aynı anda birbirine göre zıt mevsim yaşanır. Birinin yaz süresi diğerinin kış süresi olur. Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızının Güneş’e yaklaştıkça artması, uzaklaştıkça azalması nedeniyle Kuzey Yarım Küre’de İlkbahar ve yaz süresi Güney yarım Küre’de sonbahar ve kış süresi daha uzundur.

Eksen Eğikliği

Dünya’nın yıllık hareketi sırasında oluşan yörünge düzlemi (ekliptik) ile Dünya’nın Ekvator düzlemi üst üste çakışmaz.

Aralarında 23°27′ lık bir açı bulunur.

Yörünge düzlemi ile eksen arasında ise 66°33′ lık bir açı oluşur. Buna Dünya’nın Eksen Eğikliği denir.

Ekliptik:Dünya’nın yörüngesinden geçtiği varsayılan düzleme Ekliptik veya Yörünge Düzlemi denir.

UYARI : Dünya ekseniyle, yörünge düzlemi arasında 66°33′lık,

Ekvator ile yörünge düzlemi arasında 23°27′ lık açı bulunmaktadır.

Bu açı daha küçük ya da daha büyük olsaydı, dönence ve kutup dairelerinin enlem dereceleri değişirdi.

Eksen Eğikliğinin Sonuçları

v Dünya’nın Güneşe karşı konumu yıl içinde değişir.

Dünya’nın Güneşe Karşı Konumları

21 Mart - 23 Eylül Durumları (Ekinokslar)

a) 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator üzerindeki noktalar yerel saat 12.00′de Güneş ışınlarını dik açı ile alır.

b) b) Ekvator’da yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′ de gölgesi oluşmaz.

c) Aydınlanma çemberi, Kutup Noktalarından geçer.

d) Dünya’nın her yerinde gündüz ve gece süresi birbirine eşittir.

e) Aynı meridyen üzerinde yer alan tüm noktalarda Güneş, yerel saatle aynı anda doğar ve aynı anda batar.

f) 21 Mart’tan sonra Kuzey Y.’de, 23 Eylül’den sonra da Güney Y.’ de gündüzler gecelere göre daha uzun olmaya başlar.

21 Haziran Durumu (Solstisi)

a) Güneş ışınları dik açı ile yerel saat 12.00′de Yengeç Dönencesi’ne gelir.

b) Yengeç Dönencesi’nde yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′de gölgesi

oluşmaz.

c) Aydınlanma çemberi Kutup Dairelerine teğet geçer.

d) Bir noktadan kuzeye doğru gidildiğinde gece süresi uzamaya başlar.

e) Kuzey Yarım Küre’de yılın en uzun gündüzü, Güney Yarım Küre’de ise yılın en uzun gecesi

yaşanır. Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de gündüzler, Güney Yarım Küre’de ise geceler

kısalmaya başlar.

21 Aralık Durumu (Solstisi)

a) Güneş ışınları dik açı ile yerel saat 12.00′de Oğlak dönencesi’ne gelir.

b) Oğlak dönencesi’nde yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′de gölgesi oluşmaz.

c) Aydınlanma çemberi Kutup Daireleri’ne teğet geçer.

d) Bir noktadan kuzeye doğru gidildikçe gündüz süresi uzamaya başlar.

e) Kuzey Yarım Küre’de yılın en uzun gecesi, Güney Yarım Küre’de ise yılın en uzun gündüzü

yaşanır. Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de geceler, Güney Yarım Küre’de gündüzler

kısalmaya başlar.

UYARI : 21 Haziran’da Yengeç Dönencesi, 21 Aralık’ta Oğlak dönencesi, 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator üzerindeki noktalarda, cisimlerin saat 12.00′da oluşan gölgesi tam dibe düşer. Ekinokslarda, 450 enlemlerinde oluşan gölge boyu cismin boyuna eşittir.

UYARI : 21 Haziran’da,

- Güney Kutup Dairesi ile Güney Kutbu arasındaki enlemlerde gece süresi 24 saatten fazladır.

- Türkiye’de saat 12.00′de cisimlerin yıl içindeki en kısa gölgeleri oluşur.

UYARI : 21 Aralık’ta;

- Kuzey Kutup Dairesi ile Kuzey Kutbu arasındaki enlemlerde gece süresi 24 saatten fazladır.

- Türkiye’de yerel saat 12.00′de cisimlerin yıl içindeki en uzun gölgeleri oluşur.

v Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak Dönenceler ve Kutup Daireleri’nin yerleri belirlenir.

Dönenceler

23°27′ Kuzeye paralelleridir. Güneş ışınlarının düz zeminlere dik açı ile geldiği en son yerlerdir.

Kutup Daireleri

66°33′ Kuzey ve Güney paralelleridir. Aydınlanma çemberinin yıl içinde yer değiştirdiği, 21 Haziran ve 21 Aralık tarihlerinde teğet geçtiği paralellerdir.

v Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak matematik iklim kuşakları oluşur.

Matematik İklim Kuşakları

Dünya’nın 23°27′ lık eksen eğikliği dikkate alınarak belirlenmiştir. Dönenceler arasında kalan alan, güneş ışınlarının yıl içinde iki kez dik açı ile geldiği Tropikal Kuşak’tır. Dönenceler ile Kutup Daireleri arasında kalan alanlar, güneş ışınlarının yıl içinde gelme açısının en çok değiştiği, bu nedenle 4 mevsimin belirgin olarak yaşandığı Orta Kuşak, Kutup Daireleri ile Kutup Noktaları arasında kalan alanlar ise Kutup Kuşağıdır.

v Dünya’nın eğikliğine bağlı olarak mevsimler oluşur.

Dünya’nın ekseni 23°27′ eğik olduğu için Güneş ışınlarının yıl içinde gelme açısı ve buna bağlı

olarak ısıtma miktarı değişir.

21 Haziran’da Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimi,

Güney Yarım Küre’de tam tersine kış mevsimi başlar.

23 Eylül, Kuzey Yarım Küre’de sonbahar,

Güney Yarım Küre’de ilkbahar mevsiminin başlangıcıdır.

21 Aralık’ta Güney Yarım Küre’de yaz mevsimi, Kuzey Yarım Küre’de kış mevsimi başlar.

21 Mart’ta Kuzey Yarım Küre’de ilkbahar, Güney Yarım Küre’de sonbahar mevsimi başlar.

v Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle bir noktaya Güneş ışınlarının gelme açısı ve atmosferde tutulma miktarı yıl içinde değişir.

Örnek : Güneş ışınları 21 Aralık’ta Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bu tarihte ışınlar Ankara’ya yıl içindeki en dar açı (260) ile ulaşır. Işınların gelme açısının daralmasının yanı sıra, atmosferde en uzun yolu geçerek yeryüzüne ulaşmaları nedeniyle atmosfer tarafından tutulma oranı da en fazladır.

21 Haziran’da ise ışınların Ankara’ya 73° ile ulaşmasına bağlı olarak atmosferde kat ettikleri yol ve atmosfer tarafından tutulma oranı en azdır.

v Eksen eğikliği nedeniyle Güneş’in ufuk düzleminde öğle vakti ulaştığı tepe noktasının yeri yıl içinde değişir.

v Dünya üzerinde aynı anda gece ve gündüz yaşayan alanları birbirinden ayıran sınıra aydınlanma çemberi denir. Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak aydınlanma çemberi Kutup noktaları ile Kutup Daireleri arasında yer değiştirir. Bu yer değiştirme soncunda gece ve gündüz süreleri değişir, aralarındaki fark Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Bu fark 21 Haziran ve 21 Aralık’ta en fazla olur.

v Bir noktada Güneş’în doğuş ve batış saatleri yıl boyunca değişir. Güneş, yaz aylarında erken doğup geç batarken kış aylarında geç doğup erken batar.

Örnek : 21 Haziran’da Güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne dik gelir. Aydınlanma çemberi Kutup Daireleri’ne teğet geçer. Bunun doğal sonucu olarak Kuzey Yarım Küre’de gündüzler gecelere göre uzundur.

Eksen Eğikliği Olmasaydı

Dünya’nın ekseni 23°27′ eğik olmasaydı eksen ile yörünge düzlemi (ekliptik) arasındaki açı 90° olurdu.

  • Yerleri eksen eğikliğine bağlı olarak belirlenen Dönenceler, Kutup Daireleri ve Matematik İklim Kuşakları oluşmazdı.
  • Işınlar yıl boyunca Ekvator’a dik gelirdi.
  • Aydınlanma çemberi yıl boyunca Kutup Noktaları’ndan geçeceği için yeryüzünde gece ve gündüz süreleri sürekli 12 şer saat olurdu.
  • Dünya üzerindeki bir nokta Güneş ışınlarını yıl boyunca aynı açı ile alacağı için mevsimler oluşmazdı.

Eksen Eğikliği Daha Fazla Olsaydı

Dünya’nın ekseni 23°27′ dan daha fazla eğik olsaydı, Dönenceler ve Kutup Daireleri’nin yerleri değişirdi.

Buna bağlı olarak;

  • Tropikal kuşak ve Kutup kuşağı genişler, Orta kuşak daralırdı.
  • Orta kuşakta yazlar daha sıcak, kışlar daha soğuk geçerdi.
  • Aydınlanma çemberinin yer değiştirme alanı genişleyeceği için gece ve gündüz süreleri arasındaki fark daha da artardı.

Eksen Eğikliği Daha Az Olsaydı

Dünya’nın ekseni 23°27′ dan daha aza eğik olsaydı, dönencelerin ve kutup dairelerinin yerleri değişirdi. Buna bağlı olarak;

  • Tropikal kuşak ve Kutup Kuşağı daralır, Orta Kuşak genişlerdi.
  • Orta Kuşak’ta yazlar daha serin, kışlar daha ılık geçerdi.
  • Aydınlanma çemberinin yer değiştirme alanı daralacağı için gece ve gündüz süreleri arasındaki fark daha da azalırdı.

Coğrafi Konum

Yeryüzündeki herhangi bir alanın bulunduğu yere, o alanın coğrafi konumu denir. Coğrafi konum, matematik konum ve özel konum olarak iki şekilde ifade edilir.

Matematik Konum

Dünya üzerinde bir nokta veya alanın yerinin belirlenmesi için, o noktanın Ekvator’a ve başlangıç meridyenine olan uzaklığının bilinmesi gerekir. Bunun için enlem ve boylam kavramlarından yararlanılır.

Örnek : Türkiye 36° - 42° Kuzey enlemleri,

26° - 45° Doğu boylamları arasında yer alır.

Özel Konum

Dünya üzerindeki bir yerin çevresine, denizlere, yer şekillerine, anayollara, geçitlere ve komşularına göre konumudur.

Özel Konum;

İklim koşullarını,

Doğal bitki örtüsünü,

Tarımsal etkinlikleri,

Nüfus ve yerleşme biçimini,

Ekonomik etkinlikleri,

Ulaşım olanaklarını,

Siyasal ve kültürel yapıyı etkiler.

Enlem

Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç paraleli olan Ekvator’a uzaklığının açısal değeridir.

Q açısı, D noktasının Ekvator’a olan uzaklığının açı cinsinden değeridir ve D noktasının enlem derecesini verir.

Örnek :

Q açısının değeri 45 ise, D noktasının enlem derecesi 45° dir.

Enlemin Etkileri

Bir yerin enlemi,

Güneş’in ufukta ulaşabileceği yükseklik

Güneş ışınlarının yere değme açısı,

Gölge boylarının yıl içindeki değişimi,

Gece - gündüz sürelerindeki değişim,

İklim koşulları, hakkında bilgi verir.

İklim koşullarına bağlı olarak,

Bitki örtüsü,

Tarım ürünleri ve hayvan ürünleri,

Akarsu rejimleri,

Deniz sularının özelliği,

Nüfus ve yerleşme özelliği

Tarımın ve ormanların üst yükseklik sınırı,

Kalıcı karların başlama yüksekliği hakkında bilgi edinilebilir.

Boylam

Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan uzaklığının açısal değeridir.

Q açısı, D noktasının başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden değeridir ve D noktasının boylam derecesini verir.

Örnek : D noktasına ait Q açısının değeri 30 derece ise,

D noktasının boylam derecesi 30° dir.

Boylamın Etkileri

Bir yerin boylamı ;

Yerel saatler,

Saat dilimleri,

Aynı enlem üzerindeki noktalarda Güneşin doğuş ve batış saatleri hakkında bilgi verir.

Yerel Saat : Bir noktada Güneş’in gökyüzündeki konumuna göre belirlenen saate yerel saat denir. Aynı boylam üzerindeki noktalarda yerel saat aynıdır. Herhangi bir meridyenin Güneşin tam karşısına geldiği an, meridyen üzerindeki tüm noktalarda yerel saat 12.00′dir.

Güneş, doğudaki bir noktada batıdaki yerlere göre daha önce doğar ve daha önce batar; bu nedenle yerel saat doğudaki yerlerde daha ileridir.

Yerel Saat Hesaplamalarında İzlenecek Yol

  • Meridyen farkı hesaplanır.
  • Meridyenler başlangıç boylamına göre aynı yönde ise çıkarma, farklı yönde ise toplama işlemi yapılarak meridyen farkı bulunur.
  • Zaman farkı hesaplanır.
  • Birbirini izleyen iki meridyen arasındaki zaman farkı 4 dakikadır. Meridyen farkı ile 4 dakika çarpılarak zaman farkı bulunur.
  • Zaman farkı soruda verilen yerel saate eklenir veya çıkartılır.
  • Doğuda olan bir yerin yerel saati ileridir. Bu nedenle soruda verilen yerin yerel saati ileri ise zaman farkı çıkarılır, yerel saati geri ise zaman farkı eklenir.

Örnek : 20. Doğu meridyeni üzerindeki A noktasında yerel saat 21.00 iken,

B noktasının yerel saati kaçtır? Çözüm :

Meridyenler başlangıç boylamına göre aynı yönde oldukları için çıkarma işlemi yapılır.

Meridyen farkı = 40 - 20 = 20 meridyen

Zaman farkı = 4 * 20 = 80 dakika ise 80 / 60 = 1 saat 20 dakika

B noktası A noktasına göre daha doğuda olduğu için yerel saati ileridir.

B’nin yerel saati = 21.00 + 01.20 = 22.20 dir.

Güneş’in Doğuş veya Batış Saatinin Bulunması

Bir noktada Güneş’in doğuş veya batış saati verildiğinde, aynı paralel üzerinde bulunan başka bir noktada Güneş’in doğuş veya batış saatini bulmak için,

  • Aradaki zaman farkı bulunur.
  • Güneş doğudaki yerlerde daha erken doğup battığı için, Güneş’in doğuş ve batış saatinin sorulduğu nokta doğuda ise zaman farkı verilen saatten çıkarılır. Sorulan nokta batıda ise zaman farkı verilen saate eklenir.

UYARI : Meridyenler, Greenwich’e (0°) göre farklı yönde ise, meridyen farkını bulmak için toplama işlemi yapılır.

UYARI : 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde (ekinokslarda) bir yerdeki Güneş’in doğuş veya batış saati verilirse, bir başka yerdeki Güneş’in doğuş veya batış saati bulunabilir. Çünkü bu tarihlerde gece - gündüz süreleri eşit olduğu için Güneş doğduktan 12 saat sonra batar ve battıktan 12 saat sonra doğar.

Saat Dilimleri

Dünya 15 derecelik aralıklarla 24 saat dilimine ayrılmıştır. Her saat diliminin ortasından geçen meridyen o saat dilimini kullanan ülkelerin ortak saat ayar meridyenidir. Türkiye 2. Ve 3. Saat dilimlerinde yer alır.

UYARI : Bir ülkede birden çok saat dilimi kullanılması için, ülkenin doğu - batı doğrultusunda en az 2 saat dilimini kapsayacak kadar geniş olması gerekir.

1 Yorum »

Iklim Bilgisi

May 23rd, 2006 by osym kpss

Iklim Bilgisi

icindekiler:

Atmosfer ve özellikleri

 

İklim

 

Geniş bir bölge içinde ve uzun yıllar boyunca değişmeyen ortalama hava koşullarına iklim denir.

İklim, coğrafi ortamın oluşması ve şekillenmesi ile insanların yaşantı ve etkinlikleri üzerinde önemli rol oynar.

Örneğin bir yerdeki doğal bitki örtüsü, akarsuların özellikleri, insanların yaşam tarzları, konut tipleri, ekonomik etkinliklerinin türü,iklimin kontrolü altındadır. İklimi oluşturan çeşitli öğeler vardır. Bunlar sıcaklık, basınç, rüzgarlar, nemlilik ve yağıştır. İklim elemanları adı verilen ve birbirlerini  etkileyen bu öğeler arasında ayrılmaz bir ilişki vardır.

İklim olayları atmosfer içinde gerçekleştiği için öncelikle atmosfer ve özelliklerinin incelenmesi gerekir.

 

Atmosfer

 

Dünya’yı çepeçevre saran gaz örtüsüne atmosfer denir. Atmosferin alt sınırı, kara ve deniz yüzeyleriyle çakışır. Üst sınırını ise yerçekiminin etkisi belirler. Ekvator’dan kutuplara doğru yerçekimi arttığı için atmosferin şekli Dünya’nın şekli gibi küreseldir.

 

Atmosfer’in Katları

 

Atmosfer kendini oluşturan gazların karışımı ve gidişindeki farklılıklar nedeniyle çeşitli katlara ayrılmıştır. Bu katlar yeryüzünden yukarılara doğru troposfer, stratosfer, şemosfer, iyonosfer ve ekzosfer şeklinde sıralanır.

 

Troposfer

 

  • Atmosferin, yeryüzüne temas eden, alt bölümüdür.
  • Tüm gazların % 75’inin bulunduğu bu katmanda yoğunluk en fazladır.
  • Troposfer, yerden havaya yansıyan ışınlarla alttan yukarıya doğru ısınır. Bu nedenle alt kısımları daha sıcaktır. Yerden yükseldikçe sıcaklık her 100 m’de yaklaşık 0,5°C azalır.
  • Su buharının tamamı troposferde bulunduğu için tüm meteorolojik olaylar burada oluşur.
  • Güçlü yatay ve dikey hava hareketleri görülür.
  • Yerden yüksekliği 6 – 16 km arasında değişir.

 

Stratosfer

 

  • Troposferin üstündeki katmandır.
  • Yatay hava hareketleri görülür.
  • Su buharı hemen hemen hiç bulunmadığı için dikey hava hareketleri oluşamaz. Bu nedenle sıcaklık dağılışı oldukça düzgündür.
  • Sıcaklık her yerde yaklaşık -50°C’dir.
  • Üst sınırı yerden 25 – 30 km yüksekliktedir.

 

Şemosfer

 

  • Stratosfer ile İyonosfer arasındaki katmandır.
  • Stratosfer ile Şemosfer arasındaki 19-45 km’ler arasında oksijen azot haline gelerek ultraviyole ışınlarını tutar.
  • Üst sınırı yerden 80 – 90 km yüksekliktedir.

 

İyonosfer

 

  • Mor ötesi (ultraviyole) ışınlarının, molekülleri parçalayarak iyonlar haline getirdiği katmandır.
  • Yerçekimi azaldığı için iklim üzerinde belirgin bir etkisi yoktur.
  • Radyo dalgalarını yansıtır
  • Üst sınırı yerden 250 – 300 km yüksekliktedir.

 

Eksosfer (Jeokronyum)

 

  • En üst tabakadır.
  • Yerçekimi çok azaldığından gazlar çok seyrektir.
  • Hidrojen ve helyum gibi hafif gazlar bulunur.
  • Atmosfer ile uzay arasında geçiş alanıdır.
  • Kesin sınırı bilinmemekle birlikte üst sınırının yerden yaklaşık 10.000 km yükseklikte olduğu kabul edilmiştir.

 

Atmosferde Bulunan Gazlar

 

Atmosferde bulunan gazların % 75’i ve su buharının tamamı troposferde bulunur. İklim yönünden daha çok atmosferin alt katları önemli olduğundan burada troposfer ve stratosferin alt katlarının bileşimi incelenecektir.

 

  • Her zaman bulunan ve oranı değişmeyen gazlar; % 78 oranında azot, % 21 oranında oksijen, %1 oranında asal gazlar (Hidrojen, Helyum, Argon, Kripton, Ksenon, Neon) dır.
  • Her zaman bulunan ve oranı değişen gazlar; su buharı ve karbondioksittir.
  • Her zaman bulunmayan gazlar; ozon ve tozlardır.

 

Su buharı : Yere ve zaman göre oranı en çok değişen gazdır. Yeryüzünün aşırı ısınıp, soğumasını engeller. Yağış, bulut, sis gibi hava olaylarının doğuşunu sağlar.

 

Karbondioksit : Atmosferin güneş ışınlarını emme ve saklama yeteneğini artırır. Havada karbondioksit (CO2) miktarının artması sıcaklığı artırıcı, azalması ise sıcaklığı düşürücü etki yapar.

 

Ozon :  Hava içindeki oksijen (O2) mor ötesi (ultraviyole) ışınlarının etkisi altında ozon (O3) haline geçer. Ozon gazı, içinde hayatın gelişmesine olanak vermez ancak atmosferin üst katmanlarında ultraviyole ışınlarını emerek yeryüzündeki yaşam üzerinde olumlu bir etki yapar. Yeryüzünden 19 – 45 kilometre yükseklikler arasında bulunan ozon katının son yıllarda inceldiği hatta yer yer delindiği belirlenmiştir. Özellikle buzdolabı, soğutucu, araba ve spreylerden çıkan gazların (kloroflorokarbon) neden olduğu anlaşılmış ve bu gazların kullanımına kısıtlamalar getirilmiştir.

Yeryüzüne ulaşan mor ötesi ışınlardaki artış, sıcaklıkların artmasına, buna bağlı olarak buzulların erimesine, bitki örtülerinde değişimlere neden olabilecektir.

 

Sıcaklık

 

Güneş Işınlarının  Atmosferde Dağılışı

 

Yeryüzünün ısınmasında ana enerji kaynağı Güneş’tir. Dünya, Güneş’in uzaya yaydığı enerjinin ancak iki milyonda birini alır. Güneş’ten gelen bu enerji güneş sabitesi (solar konstant) ile belirlenir. Atmosferin üst sınırında  1 cm2’ye 1 dakikada gelen kalori miktarına güneş sabitesi (solar konstant) denir.

Atmosferin etkisiyle, Güneş’ten gelen ışınların tamamı yere ulaşmaz. Atmosfer güneş ışınlarını çeşitli oranlarda tutar ve dağıtır. Bu nedenle yeryüzü Güneş’ten gelen ışınlardan çok atmosfer tarafından tutulan ışınlarla ısınır.

 

Sıcaklık Etmenleri

 

Atmosferin ısınması çeşitli etmenlerin etkisi altındadır.

 

Güneş Işınlarının Yeryüzüne Değme Açısı

 

Belirli bir yüzeye dik ve yatık gelen ışınların getirdikleri enerji miktarları arasında belirgin bir fark vardır.

Çünkü bir ışın demeti dik geldiğinde daha dar bir yüzeyi aydınlatırken, aynı ışın demeti yatık geldiğinde daha geniş bir yüzeyi aydınlatır.

Ancak  ışınların yere değme açısı daraldığı için etkisi azalır. Bu nedenle Güneş ışınlarının yere değme açısı büyüdükçe yeryüzünü ısıtma gücü de artar.

Güneş ışınlarının yeryüzüne değme açısını etkileyen etmenler şunlardır:

 

Dünya’nın Şekli

 

Dünya’nın küreselliğinin bir sonucu olarak, Ekvator’dan kutuplara doğru güneş ışınlarının yere değme açısı küçülür. Buna bağlı olarak her iki yarım kürede Ekvator’dan kutuplara doğru sıcaklık azalır. Bu durum enlemin sıcaklık üzerindeki etkisini gösterir.

Dünya’nın Eksen Eğikliği ve Yıllık Hareketi

 

Dünya’nın eksen eğikliği nedeni ile Güneş çevresindeki dönüşü (yıllık hareket) sırasında güneş ışınlarının yere değme açısı değişir.

Yeryüzündeki bir noktanın güneş ışınlarını yıl içinde farklı açılarla alması ısınma farklılıklarına neden olur.

 

Dünya’nın Günlük Hareketi

 

Dünya’nın günlük hareketi nedeniyle güneş ışınlarının bir noktaya değme açısı sabahtan öğleye kadar artar. Öğleden akşama kadar ise azalır. Günün en yüksek sıcaklığı, ışınların en büyük açı ile geldiği öğle saati değil, depolanan enerjinin en fazla olduğu 13.00 – 14.00 saatleri arası ölçülür. Çünkü öğleye kadar yerde biriken enerji, ışınların gelme açısının daralmasıyla birlikte ışıma ile atmosfere iletilir. Işıma gece boyu devam eder, yer soğur. Güneş’in doğuş saatinde ışıma sona erer ve yerde enerji depolamaya başlar. Işımanın sona erdiği anda günün en düşük sıcaklığı yaşanır.

 

Işıma

 

Yeryüzü kazandığı enerjinin bir bölümünü atmosfere geri verir. Buna yer ışıması denir.  Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşamadığı saatlerde (gece) ve güneş ışınlarının yere değme açılarının küçüldüğü aylarda yer ışıması artar. Ayrıca, zeminin yapısı da yer ışıması üzerinde etkilidir. Örneğin yeryüzünün bitki ile kaplı alanlarında yer ışıması az ve yavaşken çılak arazilerde ısı kaybı daha hızlı ve fazla olur.

 

Eğim ve Bakı

 

Geniş bir bölgeye düşen birbirine paralel ışınların yere düşme açıları, yamaç eğimine ve bakı durumuna (Güneş’e dönüklüğe) göre değişir. Bu durum yerel ısınma farklarına yol açar. Kuzey Yarım Küre’de güney yamaçlar, Güney Yarım Küre’de ise kuzey yamaçlar güneş ışınlarını yıl boyunca daha büyük açı ile aldığından daha sıcak olur.

Ekvator çevresinde bakının etkisi tüm yamaçlarda görülür.

 

Bakının Etkisi

 

Güneşe dönük olan eğimli yamaçlarda;

  • Sıcaklık daha yüksektir.
  • Güneşlenme süresi daha uzundur.
  • Karların yerde kalma süresi daha kısadır.
  • Kalıcı karların başlama yüksekliği daha fazladır.
  • Tarım ürünlerinin olgunlaşma süresi daha kısadır.
  • Ormanların yükselti sınırı daha fazladır.

 

Yükselti

 

Deniz seviyesinden yükseldikçe atmosferin yoğunluğunun ve içindeki su buharının azalması ile troposferin daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısınması nedeniyle sıcaklık, her 100 m’de yaklaşık 0,5°C azalır. Bu nedenle enlemi aynı olan iki farklı noktadan daha yüksekte olan, diğerine göre her zaman daha soğuk olur. Örneğin deniz seviyesinden 155 m yükseklikteki Bursa’da sıcaklık 25°C iken aynı enlemde bulunmasına karşın 2543 m yükseklikteki  Uludağ’da  sıcaklığın 12°C olması yükseltinin sıcaklığa etkisini gösterir.

 

İndirgenmiş Sıcaklık

 

Yeryüzünde  sıcaklığın enleme bağlı dağılışını gösteren haritalar çizilirken yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak için indirgenmiş sıcaklık değerleri kullanılır.

Bir yerin yükseltisinin sıfır (0 m) kabul edilerek hesaplanan sıcaklığına indirgenmiş sıcaklık denir.

Bir yerin indirgenmiş sıcaklığını hesaplamak için yükseltiden kaynaklanan sıcaklık farkı hesaplanır.

Bu fark o yerin gerçek sıcaklığına eklenir.

Örnek :

900 m yükseklikteki Ankara’da Ocak ayı ortalama sıcaklığı -2°C’dir. Ankara’nın deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı kaç °C dir?

Çözüm :

100 m’de sıcaklık 0,5°C azalırsa

900 m’de                 X°C azalır.

X=900 x  0,5 / 100 = 4,5 °C’dir.

 

İndirgenmiş Sıcaklık = Gerçek Sıcaklık + Sıcaklık Farkı

İndirgenmiş Sıcaklık = -2 +4,5

İndirgenmiş Sıcaklık = 2,5°C’dir.

 

Kara ve Deniz Dağılışı

 

Karalar denizlere göre daha çok ve çabuk ısınıp, soğurlar. Bu nedenle, karaların daha fazla yer kapladığı Kuzey Yarım Küre’nin yıllık ortalama sıcaklığı Güney Yarım Küre’den daha fazladır.

Ayrıca her iki yarım kürede kara ve denizlerin dağılışındaki farklılık termik ekvatorun yer ekvatorundan sapmasına neden olmuştur.

 

Termik Ekvator  : Meridyenlerin en sıcak noktalarını birleştiren eğriye termik ekvator denir.

 

Atmosferdeki Nem Oranı

 

Atmosferdeki nem;

  • Güneşten gelen ve yeryüzünden yansıyan ışınları emerek tutar.
  • Yeryüzünün aşırı ısınıp soğumasını önler.
  • Isınıp soğumanın yavaş ve dengeli olmasını sağlar. Bu nedenle nemli bölgelerde günlük ve sıcaklık farkları daha azdır.

 

Okyanus Akıntıları

 

Enlemin etkisine bağlı olarak, ekvatoral bölgeden gelen akıntılar sıcak su, kutup bölgelerinden gelen akıntılar ise soğuk su taşırlar.

Sıcak su akıntıları geçtikleri kıyılarda sıcaklığı yükseltici, soğuk su akıntıları ise sıcaklığı düşürücü etki yapar.

 

Rüzgarlar

 

Rüzgarlar geldikleri yerlerin özelliklerine göre, estikleri bölgelerin sıcaklığını yükseltici ya da düşürücü etki yapar. Bu durum enlemin sıcaklık üzerindeki etkisini gösterir. Örneğin Kuzey Yarım Küre’de yer alan Türkiye’de kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürücü güneyden esen rüzgarlar sıcaklığı artırıcı etki yapar.

 

Zeminin Yapısı

 

Karaları oluşturan taş ve toprakların fiziksel özellikleri (rengi, parlaklığı, gözenekliği gibi özellikleri) yeryüzünde ısınma farklılıklarına neden olur. Ayrıca zeminin bitki örtüsü ile kaplı olup olmaması, bitki örtüsünün yoğunluğu, kar ya da toprak örtüsünün bulunup bulunmaması sıcaklık dağılışı üzerinde etkilidir.

Bu nedenle taş ve toprakların ısınıp soğuma süreleri farklılık gösterir.

Örneğin açık renkli ve gevşek yapıya  sahip kumsallarda ısınma ve soğuma çabuk gerçekleşir.

 

Sıcaklık Kuşakları

 

Matematik iklim kuşaklarının sıcaklık etmenlerinin etkisi ile değişikliğe uğraması sonucu belirlenmiştir. Kara ve denizlerin dağılışı bu belirlemede temel etkendir.

Kuzey Yarım Küre’de karaların daha geniş yer kaplaması, yaz sürelerinin daha uzun olması, sıcak su akıntılarının daha etkili olması ve Güney Yarım Küre’de buzullarla kaplı, geniş Antartika Kıtası’nın bulunması nedeniyle sıcak ve ılıman kuşak Kuzey Yarım Küre’de, soğuk kuşak ise Güney Yarım Küre’de daha geniştir.

 

Matematik İklim Kuşakları : Dünya’nın eksen eğikliğine göre belirlendiği için, sınırları dönenceler ve kutup daireleridir.

 

Sıcak Kuşakların Özellikleri

 

Matematik Kuşaklarının Özellikleri

 

Matematik kuşaklarının yer yer değişime uğraması sonucu oluşmuş ve ana çizgileri ile Ekvator‘ a paralel uzanan sıcaklık kuşakları şunlardır:

 

Sıcak Kuşak :

 

Sıcak kuşakta bulunan yerlerde,

 

  • Güneş ışınları yıl boyunca dik ya da dike yakın açı ile gelmektedir. Dönenceler arasındaki yerlere güneş ışınları yılda iki kez (yerel saat 12.00’de) dik açı ile gelir.
  • Günlük ve aylık sıcaklık farkları çok azdır. Ancak 30° enlemlerinde gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok fazladır.
  • Aylık ve yıllık sıcaklık ortalamaları 20°C’nin üzerindedir.
  • Gece – gündüz süreleri yıl boyunca birbirine yakındır.
  • Alçak yerlerde, yüksek sıcaklık yaşamı olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle yaşmaya ve yerleşmeye en elverişli yerler yükseklerdedir.

 

Ilıman Kuşak :

 

Ilıman kuşakta bulunan yerlerde,

  • Güneş ışınları hiçbir zaman dik açı ile gelmez.
  • Günlük ve aylık sıcaklık farkları belirgindir.
  • Yıllık  sıcaklık ortalaması 20°C’den azdır.
  • Gece – gündüz süreleri arasındaki zaman farkı artmıştır.
  • Dört mevsim belirgin olarak yaşanır.

 

Soğuk Kuşak  :

 

Soğuk kuşakta bulunan yerlerde,

  • Yıllık sıcaklık ortalaması  10°C’nin altındadır.
  • Gece – gündüz sureleri arasındaki zaman farkı çok fazla olabilir.
  • Gece ve gündüzlerin sureleri arasındaki zaman farkı çok fazla olabilir.
  • Gece ve gündüzlerin suresi 24 saatten uzundur.
  • Güneş ışınlarının gelme açısı küçüktür.
  • Kutup noktaları, güneş ışınlarını yıl boyunca en fazla 23°27’ lık açıyla alır.

 

Sıcaklıkların Gösterimi

 

Yeryüzünde ölçülen sıcaklıkların dağılışı izotermlerle haritalarda gösterilir.

Aynı sıcaklıktaki noktaları birleştiren eğrilere izoterm (eş sıcaklık) eğrisi denir.

İzoterm (eş sıcaklık) eğrileri karasallığın ve sıcak su akıntılarının etkisiyle enlemlerden sapma gösterir.

İzoterm haritaları ve yer şekillerinin sıcaklık üzerindeki etkisini gösterebilmek için gerçek sıcaklıklar, enlem etksini gösterebilmek için indirgenmiş sıcaklıklar kullanılarak çizilir ve bu bilgi haritalarda belirtilir.

 

Dünya’da ve Türkiye’de Sıcaklığın Dağılışı

 

Sıcaklığın yeryüzündeki coğrafi dağılışını ve bu dağılışın nedenlerini yıllık ortalama izoterm haritaları yardımıyla incelemek mümkündür. Aylık ortalama izoterm haritaları ise sıcaklığın aylar arasındaki değişimi hakkında bilgi verir.

 

Dünya’da Sıcaklığın Dağılışı

 

Dünya Ocak Ayı Sıcaklık Dağılışı

 

Kuzey Yarım Küre’de Ocak Ayı Sıcaklık Dağılışı

 

Ocak ayı kış mevsimine rastlar.

En düşük sıcaklıklar Kuzeydoğu Sibirya ve Kanada’da  görülür. Buralardaki sıcaklık değerleri yıl boyunca -20°C’nin altındadır.

Yüksek sıcaklıklar Ekvator ile Yengeç Dönencesi arasında, denizler üzerinde görülür.

İzoterm eğrileri karalar üzerinde güneye, denizler üzerinde kuzeye doğru sapma gösterir. Bu durum, karaların denizlerden daha soğuk olduğunun kanıtıdır.

 

Güney Yarım Küre’de Ocak Ayı Sıcaklık Dağılışı

 

Ocak ayı yaz mevsimine rastlar.

En soğuk yer Güney Kutbu’dur.

En yüksek sıcaklıklar Güney Afrika’da Kalahari Çölü’nde, Güney Amerika’da Patagonya Çölü’nde ve Kuzey Avustralya’da görülür.

İzoterm eğrileri karalar üzerinde güneye, denizler üzerinde kuzeye doğru sapma gösterir.

50 – 60° güney enlemleri arasında karaların az yer kaplaması nedeniyle izotermler oldukça düzgün uzanır.

 

Sonuçlar

 

Kuzey Yarım Küre’de izotermlerin gidişi enlemlere uyum sağlamaz. Çünkü bu yarım kürede karalar geniş yer kaplar.

Güney Yarım Küre’de izotermlerin gidişi daha düzenlidir. Çünkü bu yarım kürede karalar daha az yer kaplar.

Her iki yarım kürede okyanus akıntıları, izotermlerin enlemlerden sapmasına neden olur.

 

Dünya Temmuz Ayı Sıcaklık Dağılışı

 

Kuzey Yarım Küre’de Temmuz Ayı Sıcaklık Dağılışı

 

Temmuz ayı yaz mevsimine rastlar.

Sıcaklık değerleri yüksektir. Çünkü karalar bu yarım kürede geniş yer kaplar.

En sıcak yerler, 15. ve 40. paraleller arasındaki karalar üzerindedir.

İzoterm eğrileri karalar üzerinde kuzeye, denizler üzerinde güneye doğru sapma gösterir.

0°C izoterm eğrisi, Grönland’ın kuzeyi ve kutup çevresinden geçer.

 

Güney Yarım Küre’de Temmuz Ayı Sıcaklık Dağılışı

 

Temmuz ayı kış mevsimine rastlar.

Antartika Kıtası -10°C izoterm eğrisi ile çevrelenmiştir.

50° - 60° enlemleri arasından geçen 0°C izoterm eğrisi oldukça düzgün uzanışlıdır.

İzoterm eğrileri, karalar üzerinde Ekvator’a, denizler üzerinde güneye doğru sapma gçsterir.

 

Sonuçlar

 

Kuzey Yarım Küre’de izotermlerin gidişi enlemlere uyum sağlamaz. Çünkü bu yarım kürede karalar geniş yer kaplar.

Güney Yarım Küre’de izotermlerin gidişi daha düzenlidir. Çünkü bu yarım kürede karalar daha az yer kaplar.

Okyanus akıntıları, izotermlerin enlemlerden sapmasına neden olur.

 

Dünya Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı

 

Sıcaklık Ekvator’dan kutuplara doğru azalır.

En düşük sıcaklıklar kutup bölgelerindeki karalar üzerindedir.

Alçak enlemlerde karalar denizlerden, yüksek enlemlerde  denizler karalardan daha sıcaktır.

0° - 45° Kuzey enlemleri arasında sıcaklık değerleri, karaların geniş yer kaplaması nedeniyle Güney Yarım Küre’ye göre yüksektir. 45° Güney enleminden sonra Güney Yarım Küre, Kuzey Yarım Küre’den daha sıcaktır.

Termik ekvator, Avustralya çevresi dışında Güney Yarım Küre’ye inmez. Çünkü bu yarım kürede soğuk su akıntıları daha etkilidir.

Kuzey Yarım Küre’de ılıman kuşak okyanuslarının doğu kıyıları batı kıyılarından daha sıcaktır.

 

Dünya Yıllık Sıcaklık Farkı

 

En düşük sıcaklık farkı enlemin etkisine bağlı olarak Ekvator çevresinde görülür.

En yüksek sıcaklık farkı 65°C ile Sibirya’da görülür.

Kanada’nın kuzeyinde ise 45°C’ye ulaşan sıcaklık farkına rastlanır.

Aynı enlemlerde bulunmalarına karşı Sibirya’da yıllık sıcaklık farkı Kanada’dakinden daha yüksektir.

Çünkü Sibirya’da karasallığın etkisi daha belirgindir.

Ilıman kuşak okyanusların batı kıyılarında sıcaklık farkları soğuk su akıntılarının etkisiyle daha yüksektir.

 

UYARI : En sıcak ay ile en soğuk ay arasındaki sıcaklık farkına yıllık sıcaklık farkı denir. Bu farklar dönenceler çevresinde, karasal bölgelerde en fazladır.  Ekvator çevresinde ve denizel etkilere açık yerlerde ise sıcaklık farkları azalır.

 

Türkiye’de Sıcaklığın Dağılışı

 

Türkiye Ocak Ayı Sıcaklık Dağılışı

 

En düşük sıcaklıklar, enlem ve karasallık nedeniyle Kuzeydoğu Anadolu’da Erzurum – Kars Bölümünde görülür.

En yüksek sıcaklıklar, enlem ve denizellik nedeniyle Akdeniz kıyılarında görülür.

Kıyı kesimlerinde denizellik nedeniyle sıcaklık 0°C’nin üstündedir.

İç kısımlarda karasallık nedeniyle sıcaklık düşüktür. Buna bağlı olarak kıyı bölgeler ile iç bölgeler arasındaki sıcaklık farkı artmıştır.

 

Türkiye Temmuz Ayı Sıcaklık Dağılışı

 

En yüksek sıcaklıklar enlem etkisi ve nem azlığı nedeniyle Güneydoğu Anadolu’da görülür.

Enlem etkisi nedeniyle güneyden kuzeye doğru sıcaklık azalır.

Kıyı bölgeler ile iç bölgeler arasındaki sıcaklık farkı Ocak ayına oranla azalmıştır.

 

Türkiye Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı

 

İzoterm eğrileri genellikle batı-doğu uzan