OSYM KPSS : Kamu Personeli Seçme Sınavı

Kpss Kpds Kamu Memur Sınav Sonuçları, Sınav Soruları, Genel Kültür, Kamu Yönetimi, Eğitim Bilimleri

Asides


Toplist

Haberler

VATANDAŞLIK DERSi KONU ANLATIMI 3. BOLUM

May 22nd, 2006 by osym kpss

9

MİLLİ GÜVENLİK VE MİLLİ GÜÇ UNSURLARI

1. Milli Güvenlik:Ülkemizin bütünlüğünü iç ve dış tehditlere karşi korunması ve kollanmasıdır. Milli Güvenlik konusunun ülkemizin en önemli sorunu olmasının nedenleri şunlardır;

a. Ülkemizin tarihten gelen sorunları

b. // coğrafi konumu

c. Bölgemizdeki çıkar çatismalari

2. Milli Hedef:Bir milletin milli çıkarlarının gerçekleştirilmesinde ulaşilması gereken ve ulaşildıktan sonra da devam ettirilecek belirli amaçlardır.

3. Milli Güvenlik Siyasetini Belirleyen Organlar:

a. Milli Güvenlik Kurulu b. Cumhurbaşkanı c. Başbakan d. Bakanlar Kurulu

4. Milli Güç: Bir ülkenin siyasi,coğrafi,askeri,ekonomik,bilimsel,teknolojik,sosyal, kültürel ve nüfus güçlerinin toplamından oluşur.

5. Askeri Güç: Bir devletin ve milletin savaş gücüdür. Türkiye’de askeri güç , örgütlenmis olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüdür.

a) Türk Silahlı Kuvvetlerinin Önemi: Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için çok önemlidir. Çünkü;Türk Silahlı Kuvvetleri yurdun ve milletin bağımsızlığını ve bütünlüğünü korur.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Komutanı Genel Kurmay başkanıdır.

Genel Kurmay Başkanlığı’na Bağlı Kuruluşlar:

1. Kara Kuvvetleri Komutanlığı

2. Deniz // //

3. Hava // //

4. Jandarma Genel Komutanlığı

5. Harp Akademileri //

b. Askerlik Görevinin Kutsallığı: Askerlik Türklerde kutsal bir görevdir. Çünkü her Türk ülkesinin bağımsızlığını,birliğini ve bütünlüğünü korumak ister. Bunu gerçekleştirmek için askerliği en iyi şekilde yapmayı ögrenmeliyiz.

Askerliğin Temel Koşulları Şunlardır; bedenen sağlam,20 yaşinı doldurmuş ve erkek olmaktır. Askerlik görevini bitirenler 41 yaşina kadar gerektiğinde tekrar askere çagrilabilirler.

6. TÜRKİYE’YE YÖNELİK İÇ VE DIŞ TEHDİT

a. Anarşi ve Terör Kavramı:

Anarşi:Devlet denetiminin kalmaması durumu

Anarşist:Devletin siyasi ve idari kurumlarını çökertmeye kalkışan kişilere denir.

Terör: Yıldırma - korkutma demektir.

10

Terörist: Terör eylemlerine girişen kimselere denir.

Terörizm: Siyasi bir amaca ulaşmak için yasa dışı yollarla şiddet kullanılmasıdır.

Uluslar arası örgütlerin herhangi bir ülkeyi yıpratmak ve etkilemek için yaptıkları eylemlere uluslar arası terörizm adı verilir.

b. Terörün Yayılma Sebepleri:

1. Bilgi ve anlayış azlığı

2. Kamuoyunun terör konusunda eğitimsizliği

3. Bazı kişi ve kuruluşların bilerek veya bilmeyerek terörizme katkısı

4. Doğal afetlerde ortaya çikan söylentiler.

5. Terörü destekleyen devletlerin mevcudiyeti

6. Bazı silah üreticilerin örgütlere silah satması

7. Ülkeler arası işbirliğinin sağlanamaması

8. Halkın yeteri kadar duyarlı olmaması.

7. Terörle Mücadelede Kişilere Düşen Görevler:

1. Milli hedefler doğrultusunda bilinçli olmak.

2. Eğitim ve ögretimi , milli birlik ve beraberliği sağlayıcı ve güçlendirici tarzda sürdürmek.

3. Yıkıcı ve bölücü faaliyetlere karşi bilinçli olmak.

4. Yıkıcı ve bölücü faaliyetleri etkisiz kılacak düşünce yapısına sahip olmak.

5. Terörizme karşı duyarlı olmak.

6. Türkiye Cumhuriyetine Türk toplumuna ,Türk milli değer ve kültürüne bağlı olmak.

7. Cumhuriyet yönetimine inançla bağlı olmak.

8. Türk olmakla gurur duymak.

9. Vatan ve bayrak sevgisiyle dolu olmak.

8. Güncel Tehdit:

Tehdit, korkutma gözdağı vermedir. Bir devlete tehdit içten de dıştan da gelebilir ve devletin düzenini yıkmayı amaçlar. a) Ülkemizdeki İç Tehdit Unsurlarının Başlıca Hedefleri Şunlardır:

1. Hedef ülkede anarşi ve terör ortamı meydana getirmek.

2. Devlet otoritesini sarsmak

3. Toplumu yönetilemez hale getirmek

4. Devletin ülkesiyle ve milletiyle olan bütünlüğünü parçalamak.

5. Çağdaş anlayışı yıkmak.

6. Ülkede rejimi değiştirerek kendi görüşlerinin etkin olduğu bir düzen kurmak.

b) Dış Tehdit Unsurlarının Hedefleri:

Dış tehdit unsurları da iç tehdit unsurları gibi laik,çagdas,özgürlükçü ve demokratik Türkiye Cumhuriyetini parçalamak, yok etmek amacındadır.

c)Türkiye’nin Jeopolitik Öneminden Dolayı Yabancı Ülkelerin Ülkemiz Üzerindeki Emelleri:

Jeopolitik konum;bir ülkenin bölge veya dünya siyasetindeki konumu demektir.

Ülkemizin Dünya üzerindeki yeri çok önemlidir. Üç tarafı denizlerle çevrilidir. Avrupa’yı Asya’ya bağlayan boğazlara sahiptir. Ayrıca üç kıt’anın birbirine en yakın olduğu yerdedir. Ortadoğu,Kafkas ve Balkan ülkeleriyle komşudur. Bütün bunlar düşmanlarımızın sayısını artırmaktadır. Ülkemizin gelişmemesi ve uygar ülkeler seviyesinin üstüne çikmamasi için bazı ülkeler ülkemizde terör ve kargaşa ortamı olması için çaba sarf ederler. Ancak Türk milleti, Atatürk’ün gösterdiği bilim ve teknoloji yolunda ilerlemektedir. Gelecek her türlü saldırıya ülkemiz kendisini hazırlamıştır.

d. Kaçakçılık:

Yasal olmayan yollardan büyük kazançlar elde etmek amacıyla uyuşturucu madde, silah,tarihi eser ve altın gibi maddelerin alınıp satılmasına kaçakçılık denir.

Ülkemizde Jandarma Genel Komutanlığı,Emniyet Genel Müdürlüğü,Gümrük Genel Müdürlüğü gibi resmi kuruluşlar kaçakçılıkla mücadele etmektedirler.

İNSAN HAKLARININ KORUNMASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

A. İNSAN HAKLARININ KORUNMASINDA BELLİ BAŞLI ENGELLER:

1. Kişilik özelliklerinden kaynaklanan engeller: Bazı kişilik özellikleri insan haklarının korunmasını kolaylaştırır. Örnegin; titiz bir insan çevrenin temiz tutulmasına özen göstererek, diğer insanların temiz bir çevrede yaşama hakkını korur. Bazı kişilik özellikleri insan haklarının korunmasını zorlaştırır. Örnegin; çabuk öfkelenen bir insan karşisındaki kişinin canına ve malına zarar verebilir.

2. Eğitimsizlikten kaynaklanan engeller: Eğitimsizlik insan haklarının korunmasında her zaman bir engel oluşturmuştur. Örnegin; çok zengin bir kültür mirası olan İstanbul Boğazı içinde bulunan saray ve yalıların birçoğu günümüzde eğitimsizlikten yok edilmekte ve başka amaçlarda kullanılmaktadır.

3. Ekonomik nedenlerden kaynaklanan engeller.

4. Siyasal nedenlerden kaynaklanan engeller.

5. Kültürden kaynaklanan engeller.

6. İnsan olma bilincinin eksikliği

7. Hoşgörüsüzlük.

8. Toplumsal ilişkilerin düzenlenme bilinci.

İnsan Haklarının Korunmasında ve İhlallerinin Önlenmesinde Devletin Görevleriyle İlgili İlkeler Şunlardır:

1. İnsan haklarını anayasa ve yasalarla güvence altına almak.

2. Yasalara göre hakları çigneyenlere engel olmak.

3. Suçluların yargılanarak cezalandırılmalarını sağlamak.

B-İNSAN HAKLARINI KORUMANIN İŞLEVLEŞTİRİLMESİNDE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİNİN ROLÜ:

İnsan haklarının bilinmesi için eğitim ve ögretim zorunludur. Özellikle okullardaki eğitici kol çalismalari, demokratik yaşama kurallarının ögrenilmesini ve benimsenmesini sağlar.

1. İnsan olma bilinci: İnsanlar,insan olarak diğer canlılardan daha değerli olduklarını , çünkü doğuştan bazı olanakları bulunduğunu eğitimle ögrenirler.

2. Vatandaş olma bilincini eğitimle elde ederiz.

3. İnsan haklarına saygıyı eğitimle ögreniriz.

4. İnsan haklarını talep etme:

Elbette ki hak aramak için de eğitimli olmak gerekir. Ancak eğitimle dilekçe hakkımız olduğunu ögreniriz. Dilekçeyle yetkili makama ve T. B. M. M’ne ya da gerektiğinde uluslar arası bir kuruluşa başvurabiliriz. İki ay içinde dilekçemize cevap alma hakkımız vardır. Eğer bu konu yargıyla ilgiliyse şikayetimizi mahkemeye yapar ve mahkeme önünde hakkımızı koruruz.

Devlet nedir?

VatanMillet

İktidar

Güçler: Yasama (TBMM)Yürütme (Cumhurbaşkanı,Bakanlar Kurulu)

Yargı (Bağımsız Mahkemeler)

Güçler ayrılığı prensibi demokratik bir anlayıştır.Tarih: 23 Nisan 1920

1. TBMM’de Güçler birliği mevcut idi.

Meclis hükümeti sisteminin uygulanması (yasama+yürütme)İstiklal mahkemeleri (yasama+yargı)

Tarih: 29 Ekim 1923

Güçler ayrılığına geçiş

Kabine hükümeti sistemine geçilir.(yasama×yürütme)1961 anayasasıyla yasama yargı birbirinden ayrılır.

1995’e kadar 450 olan milletvekili sayısı 1995’te 550’ye çikarilmistir.MİLLETVEKİLİ SEÇİMLERİ

Genel Seçim: - 5 yılda 1 yapılan rutin seçim

- Savaş halinde 1 yıl ertelenebilir. Erken Seçim: - Hükümet güvenoyu alamadığında yapılır.Ara Seçim: - Başbakanın istifa etmesi veya meclis kararıyla yapılır

- TBMM’de bir ilin temsilcisinin kalmaması

- TBMM milletvekillerinin %5 azalması

- Genel seçimlerin 30 ay sonrasına kadar ve genel seçime 1 yıl kalana kadar ara seçim yapılamaz.(İlk durum hariç)

Seçimlerin yapılmasında Yüksek Seçim Kurulu yetkilidir.

 YSK, 1961 anayasasıyla kuruldu, tıpkı Anayasa mahkemesi gibi.

 YSK’nın 7 asil, 4 yedek üyesi vardır.(6 sı yargıtaydan, 5 i danıştaydan)

 Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.

Yüksek Seçim Kurulunun kararları kesindir. Bu kararlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz (m.79).

Yüksek Seçim Kurulu, Anayasanın “yasama” bölümünde düzenlenmiş olsa da, gerek kuruluş, gerek çalisma tarzı bakımından bir yargı organı niteliğindedir.

MİLLETVEKİLİ OLMA ŞARTLARI:

30 yaşını doldurmuş olmakTC vatandaşı olmak

Yüz kızartıcı suç işlememiş olmak

Taksirli suçlar hariç 1 yıldan fazla hüküm giymemiş olmak

Askerliğini yapmış olmak

Kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak

KİMLER MİLLETVEKİLİ OLAMAZ? Askerler(TSK)Öğretim görevlileri (istifa ettikten 1 ay sonra görevlerine dönebilirler)

Barajlı Seçim Sistemi:Meclise girecek olan partinin önce geçerli oyların %10’unu alması gerekir.(Bu antidemokratik bir uygulamadır)

► Alınan oya göre sandalye sayısının artmasına basit çogunluk sistemi denir.

► Ülke barajı partiler için aranır , bağımsızlarda aranmaz

Milletvekilliğini Düşüren Durumlar:

1 ayda mazeretsiz 5 birleşim gününe katılmamış olmak 82. maddedeki üyelikle bağdaşmayan işler yapmak

İstifa etmesi durumunda( İstifa TBMM tarafından kabul edilirse)

Cumhurbaşkanı seçilirse

TC vatandaşlığından çikarilmasi durumunda

Şu Durumlarda TBMM Genel Kurulu toplanması gerekmez: Anaysa mahkemesinin parti kapatma kararında vekilin adı geçmesiKesin hüküm giymesi durumunda (TBMM’nin tatil döneminde böyle bir olay olursa TBMM ön izin verir, oylama tatil sonunda yapılır, dokunulmazlık kaldırılır)

Meclis en fazla 3 ay tatil yapabilir.(Meclisin 5 yıllık görev süresine “yasama dönemi”, 1 yıllık görev süresine “yasama yılı” denir.Tatil anında olağanüstü toplantı çagrisi Meclis Başkanı veya Cumhur başkanı tarafından yapılabilir.

TBMM’nin yasama yılı 1 Ekim’de başlar.TBMM açılış konuşmasını ‘isterse’ Cumhurbaşkanı yapar.

TBMM’nin GÖREV ve YETKİLERİ: Verilmiş ölüm cezalarını kesinleştirme yetkisi vardı 2004’te kalktı.Genel veya özel af ilanına karar vermek(Orman yakana af yok!)

Para basılmasına karar vermek

Cumhurbaşkanını seçmek

TSK kullanımına karar vermek(Meclis tatildeyse bu kararı Cumhurbaşkanı verir.)

Hükümete kanun hükmünde kararname yetkisi vermek(1973’de başlamıştır)

Uluslararası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, onayı ise cumhurbaşkanı verir.(Uluslararası anlaşmalar kanun niteliğindeler lakin Anayasa mahkemesine verilemez)

Kanun yapmak, koymak, değiştirmek.

Bütçeyi hazırlamak(Bütçe kanunu Cumhurbaşkanı veto yetkisi dışındadır)

Not: Cumhurbaşkanı meclisten gelen kararları onayladığı için bu kararların sonuçlarından sorunlu tutulamaz.(Karşi imza kuralı) Bir kanun Cumhurbaşkanı tarafından onaylanıp resmi gazetede yayınlandıktan 15 gün sonra yürürlüğe geçmiş olur.

Kadük Olma: Yasama dönemi bitmeden sonucu bağlanamayan yasalara kadük oldu denir.

SİYASİ PARTİLER:

İlk siyasi partiler 2. meşrutiyet le açıldı(1908)-İttihat ve Terakki-Ahrar-Hürriyet ve İtilaf Türkiye’nin ilk kurulan partisi CHP

1946’da çok partili sisteme geçiş (Demokrat Parti’nin kurulmasıyla )

İlk defa tek dereceli, çok partili sisteme geçiş

Siyasi partiler en az 30 kişiden oluşur(parti kurmak için izin alınmaz)

SEÇİMLERİN ESASLARI 1. Tek dereceli seçim sisteminin uygulanması(Halkın temsilcilerini doğrudan kendisinin seçmesi) Halka seçimlere katılma hakkı ilk defa 1876’da 1. meşrutiyetle verilmiştir.Ancak bu hak iki dereceli seçim sistemine göre verilmiştir.Bu sistem 1946’ya kadar uygulanmıştır.1946’da bu sistemin yerine tek dereceli seçim sistemi getirilmiş ve böylece halkın temsilcilerini doğrudan doğruya seçmesi sağlanmıştır.2. Gizli oy, açık sayım döküm esası(1950’den beri uygulanır)

3. Genel oy ilkesi: Yaş ve sezginlik dışında başka bir şart aranmadan ülkedeki herkesin oy verme hakkının olmasına denir.

* 1934 yılında kadınlara seçme- seçilme hakkının verilmesi genel oy ilkesine uygun bir adımdır.

* 1924’de vergi verenin oy vermesi şartının kaldırılması da aynı şekilde genel oy ilkesine uygundur.

4. Eşit oy ilkesi: Herkes bir oy hakkına sahiptir.5. Seçimlerin yargısal denetimi: YSK yapar, kararları kesindir, değiştirilemez.

►►Kimler oy veremez? Askeri ÖğrencilerEr ve erbaşlar

Hükümlüler (taksirli(kazara) suçlu hariç 1 yıldan fazla hüküm giyenler oy veremez)

Not: Tutukluklar oy verebilir.► 1931 yılında ilk bağımsız milletvekili kontenjanııldı(16 kişilik)

► Türkiye tarihinde yapılan ilk çok partili milletvekili seçimi 1946 yılında,çok partili ilk yerel seçim 1930 yılında yapıldı.

► Partiler kurulduktan sonra program ve iç tüzüğe sahip olmalı, bunları İç İşleri bakanlığına göndermeliler.Bundan sonra tüzel kişilik kazanırlar.

► Bir siyasi partinin programında, lâik cumhuriyetçi düzene aykırı maddeler; devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne aykırı, suça teşvik edici maddeler, zümre egemenliğine ilişkin maddeler olamaz.

► Hakimler ve Savcılar, Sayıştay dahil Yüksek Yargı Organları mensupları, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşimayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile Yüksek Ögretim öncesi ögrencileri Siyasi Partilere üye olamazlar.

Yüksek Öğretim elemanları yasaklamanın dışındadır. Bunlar hakkında Yüksek Ögretim Kanunu uygulanır.

► Siyasi partilerin gelir kaynağı hazineden aldığı paradır.Bu parayı alabilmesi için;

Seçimlerde %7’yi aşmasıEn az 5 milletvekiline sahip olmalı

► Siyasi partiler üyelerden para toplar.► Siyasi partiler yabancı kişilerden para alamaz, ticaret yapamaz.

SİYASİ PARTİLERİN KAPATILMASI

Parti programında olmaması gereken şeyler varsa ve bunlara göre eylem yaparsa,ticaret yaparsa, yabancı kişi veya şirketlerden para alırsa kapatılırÖnce ceza verilir, sonra kapatılır

Parti programının uyması gereken kuralların ihlalinde hazineden alınan parayı geri ödemek ya da alamamakla cezalandırılabilir.

► Siyasi partinin kapatılma davasını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Anayasa mahkemesine açar.Üç yolla gerçekleşir: 1. Re’sen2. Bakanlar kurulu kararı, Adalet bakanı isteğiyle

3. TBMM milletvekillerinin 1/5’inin yazılı teklifiyle

► Anayasa mahkemesi 2/3 (nitelikli) çoğunlukla karar verir.► 1961 anayasasıyla Anayasa mahkemesi kuruldu.

► Siyasi partilerin mali denetimini Anayasa mahkemesi yapar, Sayıştay yardımcı olur.

Siyasi Parti Kurma

Yasal engeli bulunmayan, 18 yaşını doldurmuş kadın ya da erkek her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşi siyasi bir parti kurabilir ve siyasi bir partiye üye olabilir. Parti kurmak için önceden izin alınması gerekmez. Siyasi bir parti kurabilmek için milletvekili seçilebilme yeterliliğine sahip en az 30 kişinin bir araya gelmesi, kuruluş bildirgesi, tüzük-program gibi belgeleri hazırlaması gerekiyor. Bunlar İçişleri Bakanlığı‘na teslim edildiğinde, parti kurulmuş oluyor.

CUMHURBAŞKANI

“Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşinı doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından… seçilir”.

Buna göre, Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliğinin şartları şunlardır:

1. Türk Vatandaşlığı

2. Kırk Yaşinı Doldurmuş Olmak

3. Yüksek Öğrenim Şartı

1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu böyle bir ögrenim şartı aramıyordu. Bu şart ilk defa 1961 Anayasası tarafından konulmuştur. Bu şartın konulmasındaki asıl neden, 1950-60 döneminde Cumhurbaşkanlığı yapan ve yüksek ögrenim görmemiş olan Celal Bayar’a duyulan tepkidir

4. Milletvekili Olmak veya Milletvekili Seçilme Yeterliliğine Sahip Olmak

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olmayan ama milletvekili seçilme yeterliliğine sahip birinin Cumhurbaşkanlığına aday gösterilebilmesi “Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür” (m.101/2).

5. Daha Önce Cumhurbaşkanlığı Yapmamış Olmak

B. Seçme YetkisiAnayasamızın 101’inci maddesine göre Cumhurbaşkanı seçme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Cumhurbaşkanının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından değil de, halk tarafından seçilmesi, doğrudan parlâmenter sistemin terk edilmesi sonucunu doğurur.

C. Seçim Usûlü

Seçim Süresi.- Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından 10 gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden otuz gün içinde sonuçlandırılır.Bu sürenin ilk 10 günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir (m.102/2). Cumhurbaşkanı görev süresinin sona ermesi veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması durumlarında Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çagrilir (m.102/1).

Oylama Usûlü.- Cumhurbaşkanı “gizli oyla” seçilir. Bu nedenle, siyasî parti gruplarının, milletvekillerinin oylarını etkilemesi mümkün değildir. Oylamanın gizli olması, Cumhurbaşkanı adayının siyasî partilerden bağımsız olmasına da hizmet eder.

Yeter Sayı.- Kural olarak Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çogunlugu ile seçilir. Burada üye tamsayısı dendiğine göre, bu sayı, 550’dir. Ölenler, istifa edenler, milletvekilliği düşenler bu sayıdan düşülmez. Buna göre üçte iki çogunluk 366 oy etmektedir.

Turlar .- Anayasamız seçilmek için üye tamsayısının üçte iki çogunlugunu kural olarak kabul ettiyse de, bu çogunluga ulaşilamaması durumunda kilitlenmeyi önlemek için, ikinci, üçüncü ve dördüncü tur oylamalar yapılmasını öngörmüstür. Bu turlar arasında Anayasaya göre en az “üçer gün” olmalıdır (Anayasa, m.102/3).

Birinci ve İkinci Tur Oylama.- Birinci ve ikinci tur oylamada Cumhurbaşkanı seçilmek için yeter sayı Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte ikisidir (m.102/3).

Üçüncü Tur .- İlk iki tur oylamada çogunluk sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir. Üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çogunlugunu, yani 276 oy sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

Dördüncü Tur .- Üçüncü tur oylamada üye tamsayısının salt çogunlugu sağlanamadığı takdirde, üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır. Bu turda da seçilmek için yeter sayı üye tamsayısının salt çogunlugu, yani 276’dır.

Dördüncü tur oylamada da üye tamsayısının salt çogunlugu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir (m.102/3).

Bu hüküm 1961 Anayasası döneminde Cumhurbaşkanının seçilmesinde ortaya çikan kilitlenmeden ders alınarak oluşturulmuştur. Bilindiği gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisi 12 Mart 1980 günü Cumhurbaşkanı seçimlerine başlamış; ama 12 Eylül 1980 tarihine gelindiğinde hâlâ Cumhurbaşkanı seçememişti.

1982 Anayasasının öngördügü seçimlerin yenilenmesi yaptırımı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin üzerinde “Demokles’in kılıcı” gibi sallandığından, Meclisin Cumhurbaşkanı seçememesi ihtimali çok azdır. Zira, milletvekilliklerinin sona ermesini istemeyen milletvekillerinin salt çogunlugu şu ya da bu şekilde dördüncü tura katılan iki adaydan biri üzerinde toplanacaktır. Bu hüküm, 1982 Anayasasının öngördügü kriz giderici hükümlerden biridir.

Görüldüğü gibi, 1982 Anayasası kriz giderici tedbirler almakla birlikte, Cumhurbaşkanının seçimi için “üye tamsayısının salt çogunlugu” kuralından vazgeçmemiştir. Dördüncü turda, en çok oy alan adayın Cumhurbaşkanı seçilmesi görüşü kabul edilmemiştir. Anayasa, devleti temsil edecek kişinin hiç olmazsa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çogunlugunun oyunu alması gerektiği fikrine sadık kalmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Cumhurbaşkanı seçme kararı bir parlâmento kararı niteliğindedir.

1. Anayasa Hukuku Nedir?

Anayasa hukuku devletin şeklini ,yapısını , organlarının görev ve yetkilerini bunların birbirleri ile olan ilişkilerini düzenleyen kuralların tümüdür.

Anayasa hukuku bir iç kamu hukuku olarak devletin temel kuruluşunu , işleyişini , iktidarın el değiştirmesini ve iktidar karşisında bireylerin özgürlüklerinin inceleyen bir disiplindir.

2.ANAYASA ÇESİTLERİ

2.1 Geleneksel Anayasa: Sosyal adaleti düzenlemek için devletin müdahalesi olmadan uyulması zorunlu lan sosyal düzen kurallarıdır. Örf ve adetler önemli kaynaklardır.

ANAYASAL TEAMÜL: Yazılı anayasanın düzenlediği konularda vurgulama ile ortaya çikan kural . 2.2Yazılı Anayasa: Demokrasi ve hukuka bağlı devlet fikri geliştikçe devlet ve fertlerin açık ve kesin hukuk kurallarıyla bağlanması ihtiyacı anayasa ile sağlanmıştır. 2.2.1 Tarih ve Siyasi Köklerine Göre Yazılı Anayasa:

2.2.1.1Monarşik Yazılı Anayasa: Egemenliğin asli ve tek sahibinin hükümdar olduğu anayasalardır.

2.2.1.1.1Ferman: Ferman mahiyetindeki anayasalar hukuken kaynağını hükümdarın iradesinden alan anayasalardır. Hükümdar bu anayasa ile kendine sınır koymaktadır.

2.2.1.1.2Misak: Bir hükümdarın ürünü olan anayasadır ama dışarıdan gelen bir etki ile bağlanmaktadır.

2.2.1.2 Demokratik Yazılı Anayasa: Egemenliğin tek sahibinin halk veya millet olduğu esasına dayanan anayasalardır.

2.2.1.2.1 Organik ve Şekli Niteliklerine Göre Yazılı Anayasalar

2.2.1.2.1.1Yumuşak Yazılı Anayasalar: Adi kanunlardan üstün olmalarına rağmen adi kanun gibi yapılabilen veya bir adi kanunla değiştirilebilen anayasalardır.

2.2.1.2.1.2 Sert Yazılı Anayasalar; Adi kanunlardan farklı usul ve merasim uygulanarak yapılabilen anayasalardır.

Sert anayasanın sertliğine ilişkin düzenlemeler.

1. Değiştirilmesi için uzun süre gerekmektedir. 2. Bazı maddeleri değiştirilemez. , 2 ve 3. maddeler değiştirilemez.

3. Anayasanın yürürlüğe girmesi bazı durumlarda halk oyuna bağlı olabilir.

4. Anayasa değiştirme yetkisi genelde meclise verilir.

5. Belirli bir çoğunluk olması gerekir.

3.ANAYASA YAPILMASI: KURUCU İKTİDAR: Anayasayı yapan iktidardır.

Egemenlik tek bir kişide ise anayasa egemen kişiye göre olur. Demokratik değildir. Demokratik ülkelerde anayasa yapan KURUCU MECLİSTİR. Kurucu iktidar devletin siyasi yapısını oluşturan , yasama yürütme yargı organlarını, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan organdır. Devlete hukuki nitelik kazandıran kurucu iktidardır.

Kurulu iktidar: Kurucu meclis anayasayı yaptıktan sonra o anayasaya bağlı kalarak anayasa da değişiklik yapan meclistir.

4.Anayasanın Değiştirilmesi

1. Asli Kurucu İktidar (meşru ihtilallerden doğan) 2. Tali Değiştirici İktidar: Anayasadaki temel sistemi bozmadan anayasayı değiştirebilen iktidardır. Örnegin 1 2 3 . maddeler hariç diğer maddelerde anayasaya bağlı kalarak değişme yapabilir.

5.Devlet:Egemenlik yetkisinin özellikleri:

Toplum adına kullanılan bir yetkidir. Yasama yürütme yargı<