KAMU MALİYESİ
May 22nd, 2006 by
osym kpss
KAMU MALİYESİ
Ortak yaşamdan kaynaklanan ihtiyaçların bir şekilde tatmin edilmesi gerek ve bu da kamu mallarıyla gerçekleşir. Kamu ekonomisi tarafından üretilen mallarda yani kamusal mallarda bölünebilirlik özelligi yok; sadece malın bedelini ödeyen değil herkes maldan yararlanır.
Devlet tarafından yerine getirilmesi gereken kamu hizmetleri vardır. 2.dünya savasından önceki zamanlarda devlet sadece iç ve dış güvenliği sağlardı ama 2.Dünya savaşi sonrası sosyal devlet anlayışı geldiği için devlet birtakım ek görevler üstlendi. Kamu maliyesinin ilgi alanı gittikçe genişlemeye başladı. Bu genişlemenin nedeni devletin üstlendigi görevlerin artması.
Kamu malları için finansman ihtiyacı kamu gelirleri sayesinde gideriliyor. Bunlar: vergiler, harçlar, katılma payları…
KAMU GELİRLERİ
Vergiler è kamu hizmetlerinin finansmanı için herkes ödeme gücüne göre vergi vermek zorundadır.
KİT
Devlet borçlanmaları
Para cezaları
Devletin mallarının kiralanması ya da satılmasından elde edilen gelirler.
Para politikasından kaynaklanan gelirler.
Bu kamu hizmetlerinin ne olacağını tercih edilen siyasi sistem ve ekonomik sistem belirler. Ve bu malların ne kadar üretilecegi ve bu finansmanın nasıl sağlanacağı da önemlidir.
Kamu harcamaları è kamu harcamaları diğer faktörlerin olmadığı dönemde ekonomi üzerinde çesitli etkiler yapıyor.ş harcamaların toplanışşam üzerinde etkisi var ve bunu inceleyen yeni bir alan maliye politikasıdır. biçiminin toplumsal ya
Maliyenin bir başka alanı devlet borçlanmalarıdır. Bunda da bazı etkileri vardır. Devlet yüksek faiz oranlarıyla borçlanmaya giderse ne olur? Neyi hedeflemiş olabilir? Bütçe açığını kapatmak istiyor olabilir. Devletin üstün bir emretme gücü var ve zorunlu borçlanmalar bu güce dayanır.
Kamu maliyesinin bir hukuki boyutu var ama sadece hukuksal alanda da incelenmez. 2 yaklaşim var.
hukuki yaklaşim è daha çok kamu hukuku açısından
Anglosakson yaklaşim è kamu maliyesinin iktisadı etkilerini inceliyor.
Kamu maliyesinin toplumsal bir boyutu var. Mali olaylar toplumda gerçekleşir çünkü. Magna cartanın ortaya çikis sebeplerinden önemlisi vergiden kaçınma vergiye karşi bir tepkiydi.
KAMU MALİYESİNİN DİĞER DİSİPLİNLERLE İLİŞKİSİ
HUKUK: devlet aktivitesinin yönetilenler tarafından bilinmesi ve bunun kurallarla denetlenebilmesi gerekir. Özellikle temel hak ve özgürlüklerle ilgili. Özel yaşama müdahale è vergilerle özel yaşama müdahale edilir mi? İletişim özgürlügü var ve iletişim vergisinin getirilmesi haberleşme özgürlügünün ihlali olabilir mi? Eğer başka bir alternatif yoksa evet kısıtlar yani adam çok para ödememek için daha az konuşur telefonda. Ama başka bir alternatif varsa hayır kısıtlamaz. Ama biz bu soruna hukuki boyuttan bakarız. Önemli olan hakkın özüne dokunmuş mu, dokunmamış mı? Kamusal alandaki yasal düzenlemeler nettir. Kıyasa, yoruma uzaktır.
İKTİSAT: iktisatla daha yakından ilişkilidir. Devlet bir mala vergi koyunca birey başka bir mala yönelik tercihlerde bulunuyor.
SİYASET BİLİMİ: baskı grupları söz konusu.
SOSYOLOJİ VE PSİKOLOJİ: kamu maliyesinin toplumdaki ve mükellefler üzerindeki etkilerini araştırıyor.
Kamu maliyesinin 4 inceleme alanı vardır. Bunlar;
kamu gelirleri
kamu harcamaları
maliye politikası
bütçe
kamusal mal: kamu ekonomisi tarafından üretilen maldır.
Kamusal mal ve hizmetler bölünmez faydalar yaratırlar. Finansmanına katılsın katılmasın dış ve iç güvenlik gibi.
Bedel ödenmese dahi yararlanma söz konusu
Teorik olarak tüketimde bir rekabet söz konusu değil.,
Gönüllü finansman yerine devletin gücünün kullanılarak zorunlu finansman.
DIŞSALLIK: bir ekonomik birimin faaliyeti dolayısıyla diğer ekonomik birim üzerinde dolaylı olarak ortay çikan olumlu veya olumsuz etkiler. Bu etkiler ikiye ayrılır.
a) dış fayda: üreticiden üreticiye akan dış fayda. Meyve üreticisinin arıcılıkla uğrasana.
b) Dış maliyet: zehirli atıkların suya karışması sonucu fabrikanın balıkçılara.
fiyatlandırma söz konusu değil
kamusal mal ve hizmetlerin ne olacağı ve nasıl üretilecegi devlet politikası tarafından belirleniyor. Karma mal ve hizmetlerin genişliği siyasal tercihlerce belirleniyor. Devlet bir takım sosyal amaçlara ulaşmak için bazı malları piyasa ekonomisi üretse dahi kendi de üretebiliyor. Ancak bu karma mal ve hizmetler olmayabilir. Bunlara sosyal faydası olan mal denir. Burs verme, hasta ve yoksullara yardım gibi.
Kamu maliyesinin 3 temel hedefi var. Bunlar:
kıt kaynakların en optimal yönde kullanılması
bölüşümde etkinlik sağlamak.
Gelir seviyelerindeki eşitsizliği makul seviyede azaltmak.
Kamu gelirleri;
a) devletin egemenlik gücüne dayalı olarak topladığı
b) devletin egemenlik gücünü kullanmaksızın topladığı gelirler
VERGİLER: kamu hizmetlerinin finansmanı amacıyla bireylerden hukuki cebir altında aldığı karşilıksız meblağlar. Devletin mali amaç dışına davranışları yönlendirmek uğruna vergileri koymak ve azaltmakla gerçekleşir.
RESİM: uygulamada son derece az, teknik anlamda belli bir iznin veya belgenin verilmesi karşilığında alınan meblağ.
HARÇ: İlke olarak kanunca üretilen mallardan yararlananlardan alınan mali yükler. Son zamanlarda buna yararlanma vergileri de deniyor. Vergide karşilıksızlık varken burada hizmete karşilılık söz konusudur. Ödenen meblağ yararlanılan hizmetten az ancak amaç yararlanandan belli bir bedel almak ve gereksiz talepleri sınırlandırmaktır.
ŞEREFİYE: belediye gelirleri içersinde kalan. Gayrimenkul değeri yapılan bayındırlık faaliyetleri ile artıyorsa alınır.
ZORUNLU BORÇLANMALAR: egemenlik gücüne bağlı olarak zorunlu bir borçlanma. Vergide karşilıksızlık varken bunlarda kredilik söz konusu.
PARA POLİTİKASI: devüliasyon, madeni ve kağıt para basımı. Uzun vadede kamu gelirlerini olumsuz yönde etkiler.
MALİ TEKELLER: iktisadı konularda devletin tekel olarak örgütlenmesi sonucu ciddi kazanç.
PARAFİSKAL GELİRLER: emekli sandığı, bağ-kur, baro aidatı, yasal dayanağı olan yaralanmayı daha sonra sağlayan ödemeler.
PARA CEZALARI
Devletin egemenlik gücünü kullanmaksızın topladığı gelirler:
devlete ait gayri menkullerin kullanılması halında
teşebbüs gelirleri: KİTler yoluyla elde edilen gelirler. KİTlerden alınan verginin amacı haksız kazanç yaratmamak.
İhtiyarı borçlanma: bireylerin kendi arzusuyla devlet tahlil ve hazine bonoları alması.
Dış borçlar
Devletin ürettigi temel mal ve hizmetler toplumdakiler için birer girdi niteliğinde olduğundan kişiler vergi ödeyerek yararlandıkları bu malların bedelini ödüyorlar. Vergi ödemelerine rağmen kamu hizmetlerinden yaralanamayanlar da var. Vergiler sigorta primlerine benzer. Aslında bireyler vergi öderken sigorta primi ödüyor.
Devlet bir üretim sürecinde bulunuyor. Bireyler de kamu tarafından üretilmis bir takım çiktilari kullanıyor. Sosyal üretimdir bunlar. Diğer üreticiler devlet tarafından üretilen çiktilari kullanarak üretilir. Devlet sosyal devlet olma özellige bağlı olarak kişiler vergi ödesin ya da ödemesin bir takım hizmetler gerçekleştirir. İstifade kuramı tarihsel anlamda bir süreçte kullanılmış. Çikis noktası yararlanma.
İKTİDAR PRENSİBİ KURAMI
Çikis noktası yararlanma değil. Bir toplumsal ihtiyacı karşilama alanında yararlansın yada yararlanmasın bir ödemede bulunmak zorunda . kişiler ödeme gücüne göre vergi verir. Çikis noktası budur. Belli bir sınırın altındaysa kişinin geliri o zaman devlet kişiye belli bir aktarımda bulunacak. Anayasamızın 73. maddesinde herkesin gücüne göre vergi vermesi kuralıdır.
VERGİLEMENİN ANA UNSURLARI
Vergi yükümlüsü vergi yasaları gereğince kendisine vergi borcu verilen kimsedir. Bu siyasi hukuki yaklaşimdır. Kamu maliyesinin iktisadışimına göre bu birey vergi taşiyıcıdır. Ya da gerçek yükümlüdür. Vergiyi mamelekinden ödemek zorunda olan kişidir. yakla
Yansıma : piyasa koşullarından yararlanılarak ödenmek zorunda kalınan verginin 3. kişilere aktarılması sürecidir.
KDV mal teslimi ve hizmet ifalarından alınan bir vergidir.
Mutavassıt yükümlü: bu aracı yükümlü, dağıtımcıdır. Kendisine yansıtılan vergiyi alıp diğerlerine yansıtır.
Yasal yükümlü è aracı yükümlü è kanuni yükümlü.
Vergi sorumlusu : vergi yükümlüsü bakımından asıl olan ödeme günüdür. Gerçek ya da tüzel kişi olması etkilemez. Herkes olabilir. Vergi yükümlüsü için kanuni ehliyet şart değil. Deli bir adam miras yoluyla bir köşke sahip olursa yine de vergi yükümlülüğü vardır.
Yansıma: piyasa koşullarından yararlanarak ödemek zorunda olduğu vergiyi 3. kişilere aktarmak. Gümrük vergileri ve KDVlerde yansıma mekanizması etki ediyor. Ödeme gücü vergide esas alındığından fiil ehliyetine sahip olmak gerekli değil. Tüzel kişiliği olmayan mal veya kişi oluşumları da vergi mükellefi olur. Vatandaş veya yabancı olma vergi yükümlüsü olmada kriter değildir. Sermayenin özel ya da kamuya ait olması vergilendirmesini değiştirmiyor. Rekabeti bozmamak için bu kural getirilmiştir.
Vergi sorumluluğu: şahsında vergiyi doğuran olay gerçekleşmemekle birlikte vergiye ilişkin ödevlerin vergi idaresine karşi yerine getirilmesi öngörülen kimse.
vergi sorumlusu vergi yükümlüsü değil.
Vergi sorumluluğunda ilke olarak doğan vergi borcu vergi yükümlüsünün malvarlığından ödenecek.
Eğer vergi sorumlusu yasada öngörülen hükümleri yerine getirmemesi hali oluşursa zararlar sorumlunun olur.
Vergi sorumluluğu è kanuni temsil
Stopaj sorumluluk ile ortaya çikar.
Başkalarına ödeme yapanların o kişilerin gelir vergisini devlete öderken kazandığı sıfat stopajdır. Vergi sorumlusu ödemekle yükümlü olduğu vergiyi vergi yükümlüsünün malvarlığından ödüyor.
Verginin konusu: üzerinden vergi alınması öngörülen iktisadi unsurlar. Yasama organının üzerinden vergi alınmasını kararlaştırdığı her şey. Bizde gelir, servet ve harcama üzerinden vergi alınır. Belirli durumlarda yani hukuki olaylarda da vergi alınıyor. Hukuki muamelelerde işlem kağıda döküldüğü anda vergi söz konusudur. Vergi hukukunda bir zaman aşimı durumu var.
Vergi matrahı: iki yöntem vardır. Ad valorem ve spesifik matrah.
Vergi muafiyeti: bir vergi yükümlüsü tarafından belirlenen kişice vergi doğuran olay meydana gelmiş olmakla birlikte yasadaki açıklık gereği vergi dışı tutulmasıdır.
Vergi istisnası: verginin konusu açıkça vergi dışı bırakılıyorsa. Emeklilerin emekli sandığından aldığı maaşin vergi dışı olması gibi. Burada bir vergi istisnası söz konusudur. Eğer evi varda emekli ev için vergi vermeye devam edecektir. Sadece maaş vergi dışı bırakılıyor.
Kişi muaf tutuluyorsa è vergi muafiyeti
Konusu vergi dışıysa è vergi istisnası.
Diplomatlarda karşilık prensibine dayalı bir muafiyet söz konusudur. Muafiyet ve istisnalar geçici ve sürekli olabilir. Veraset ve intikal vericileri 1999 yılı itibariyle 9 milyar üstü ve 1. dereceden akrabalarda vergili altı ise vergi dışı bırakılmıştır.
VERGİ TARİFESİ
Dar anlamda è kastedilen vergi oranıdır. Matrahın vergi olarak alınan kısmın yüzdesi. Vergi oranı bize ödenecek vergi miktarını verir. Ancak bu oran aynı zamanda kişilere ilişkin indirimleri de içerir.
Geniş anlamda è ödenecek vergi miktarının bulunması için uygulanan kurallar bütünüdür.
Tevzi vergi è devletin bir yıl önceden üstlenilen kamu hizmetlerini yerine getirmek için gerekli miktarı bazı kriterlere göre kişilere dağıtarak elde ettiği vergi. Artık dünyada uygulanmamaktadır. Köylerde salma usulü buna benzer. Orana dayalı vergi günümüzde geçerlidir. Vergi 4 gruba ayrılır.
sabit miktar : mekruh. Harç ve damgalarda. Belli bir orana dayanmaz. Kişiler bakımından farklılaştırma söz konusu değildir. Vergide adillik ilkesinden uzakta. Yararlanma vergilerinde ortaya çikar.
Artan oran vergi
Miktar değiştikçe oranda artar. Bu artışta iki usul uygulanır. Bunlar sınıf usulü ve dilim usulüdür. Sınıf usulünde bir birim arttığında fazla oran uygulanacağından eşitsizlik ortaya çikmaktadir. Bunu engellemek için dilim usulü ortaya çikmistir.
11 milyar için; 2 milyar % 20 400-
2 – 5 milyar % 25 750-
5 – 10 milyar % 30 1,500-
10 – 25 milyar % 35 350-
25 – 50 milyar % 40
50 milyar + % 45
3 milyar vergi ödenir.
Gelir arttıkça uygulanacak vergi oranı da artar. Çok unsurlu artan oranda birden fazla unsur oranı etkiler. İntikal eden miras oranıık derecesi veraset intikal vergisinde birden çok unsura örnektirler. ve akrabal
azalan oran.
Vergi farkı è bizim sistemde vergi borcunu doğuran an verginin doğduğu andır.
Ortalama oran: artan oranlı bir vergi tarifesine göre ödenecek vergi miktarının bu verginin hesaplandığı toplam matrah miktarıyla orantısıdır. Miktar büyüdükçe ortalama oran değişir, çünkü alınacak oranlar artmaktadır.
Tarife basamağı: matrahların karşisında yer alan oranların bulunduğu basamak.
Artma oranı: birbirini izleyen oranlar arasındaki fark bize artma oranını verir.
Yükseklik farkı: en küçük oranla en büyük oran arasındaki fark.
Uzunluk farkı: en küçük oranın karşisındaki matrah miktarı ile en büyük oran karşisındaki matrah miktarının arasında oluşan fark.
Marjinal oran: artan oranlı vergi dilimlerine göre matrah büyüdükçe vergi miktarında meydana gelen artışın matrahtaki artış miktarına oranıdır. Artan oranlı vergide her üst basamaktaki oran bize marjinal oranı verir.
Uzunluk farkı aynı kaldığında yükseklik farkı ne kadar büyük olursa bu durumda sert vergilendirme tarifesinden bahsedilir.
Yükseklik farkı aynı kalmak şartıyla uzunluk farkı ne kadar yüksek olursa artan oranlılık o kadar yumuşak bir seyir izler.
Vergi bireylerin malvarlığında bir azalma meydana getirir. Vergi yükü hiçbir zaman tam olarak hesaplanamaz.
Sübjektif vergi yükü: vergi ödeyerek kişinin uğradığı tatmin kaybı. Kişilerin dünya görüşleri devlete karşi duydukları güven farklı olduğundan sübjektif vergi yükünü ölçmek mümkün değildir.
Objektif vergi yükü: kişinin ödemis olduğu verginin onun ödeme gücüne oranıdır.
Ödeme gücü: kamu malları göstergeleri gelir servet ve harcamadır. Toplam vergi gücü; vergi yükünün makro düzeyde ifadesidir. Devletin toplam vergi hasılatının milli gelir içindeki yeri.
Net vergi yükü: ödenen vergiler sonucu ortaya çikan kamu hizmetlerinden ne oranda yararlanıldığıdır. Bunun hesabı neredeyse imkansızdır. Kamusal hizmetlerin ölçülebilir olması çok güçtür.
Reel vergi yükü: vergilerin çesitli ekonomik değerler üzerindeki doğrudan ya da dolaylı değişimidir.
Bu kavramların çikis noktalarını bilmek yeterlidir.
VERGİLEME İLKELERİ
Vergilerin konulmasında, türlerin oranlarının belirlenmesinde uyulması gereken prensiplerdir. Vergi bir toplumsal ihtiyacı tatmin amacını içinde barındırır. İlk önce mali ilkeler daha sonra iktisadi ilkeler açıklanır. Sosyal devlet anlayışının benimsenmesi sonucu ortaya çikmistir. Son olarakta adalet ilkeleri söz konusudur.
adalet
kesinlik klasik liberal okulun ortaya attığı ilkeler. Adam smith.
uygunluk
iktisadilik
adalet: vergide kişilerin ödeme güçlerini, mali gücü ile orantılı olarak vergi ödeme ilkesidir.
Kesinlik: açıklık ilkesidir. Net şekilde verginin kanunda yer almasıdır.
Uygunluk: hem yükümlü hem de devlet tarafından en uygun zamanda en uygun şekilde alınmasıdır. Vergi uygulaması hiçbir zaman angaryaya dönüşmemelidir.
İktisadilik: verginin tahsili ya da tahsil için yapılan masraflar son derece düşük olmalıdır. Vergide verimlilik olaraktan adlandırılır.
GÜNÜMÜZDE GEÇERLİ VERGİ İLKELERİ
MALİ İLKELER İKTİSADİ İLKELER ADALET İLKELERİ
Açıklık tarafsızlık genellik
Genellik iktisadi etkinlik eşitlik
Uygunluk
Vergide etkinlik
Yatay dikey
Düşük maliyet
Yeterli gelir
Esneklik
Vergi usul kanununda vergiyi doğuran olay ahlaka kanuna aykırı olsa da vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
MALİ İLKELER:
açıklık: kesinlik ilkesi ile paralellik gösteriyor. Net açık şekilde vergilerin ifadesi.
Genellik: devlet hizmetlerinden yararlanan herkesin vergi ödemesi.
Uygunluk: uygun zamanda uygun koşullar altında verginin alınması.
Etkinlik:
Düşük maliyet: verginin tahsil edilmesi sürecinde hem yükümlü hem de devletçe minimum harcama yapılması. Yükümlünün kendisine düşen vergiyi ödeme sürecinde basit işlemlerle vergiyi ödemesi, para ve zaman kaybının önlenmesi.
Yeterli gelir: verginin toplanması için katlanılan maliyetle verginin getirdiği geliri arasında bir kıyas yapılır. Maliyet ile gelir arasışki. Sistemde yer alan vergi geniş istisna ve muafiyetlerle sistem dışı tutuluyorsa o verginin yeterli gelir ilkesine ters düştüğüıtlanır. ili kan
Esneklik: verginin ekonomik koşulardaki değişmelere uygun gelişme sağlaması.
İKTİSADİ İLKELER:
Tarafsızlık: sistemdeki vergilerin hiçbir suretle ekonomik kararlar üzerinde etki etmemesi. Ancak bu tarihsel gelişimle araştırıldığında vergilerin iktisadi kararlar üzerinde etki etmeme ilkesinde sapmaların kamu otoritesinin siyasi tercihlerine göre olduğu görülür.
İktisadi etkinlik: vergi sisteminin içinde bulunulan ekonomik sisteme etkisi.
ADALET İLKELERİ:
Hangi kriterlerin esas alınacağı hususu. Adalet vergilendirmede % 100 olarak ancak bir ideal olabilir. Adalet kavramı üzerinde birleşilememesi, toplumsal faaliyetlerin olmasıyla yetki çatismalarina rastlanılmasıyla oluşur. İktisadi anlamda kurumlar vergisi çifte vergilendirme olabilir ancak hukuksal anlamda böyle bir tanımlama geçerli değildir. Bugün adalet konusunda gelinen nokta:
genellik: ülkede yaşayan herkesin vergi vermesi. Bu anayasanın 73. maddesinde de belirtilmiştir.
Eşitlik:
Yatay è fertlerin eşit durumda olanlarının aynı şekilde vergilendirilmesi.
Dikey è farklı durumlarda olanların farklılıkları dikkate alınarak vergileme yapılması. Hukuki çerçevede sosyal devlet ilkesiyle bağdaşir.
Ekonomik güç maddi güç ödeme gücü
Ekonomik gücü yada mali gücü olan kişinin ödeme gücü olmayabilir. Mali ve ekonomik güç kavramları üzerindeki tartışmalar sürmekte olup kavramlar her zaman birbirleriyle örtüsmemektedir. Servet gelirin biriktirilmiş şeklidir. Harcama gelirin ve servetin elden çikarilmasidir.
Ödeme gücünü gerçekleştiren araçlar:
a) en az geçim: kişilerin yaşamlarını sürdürmesi için gerekli gelir miktarının vergi dışı bırakılmasıdır. B u gerekli miktar nasıl belirlenmesi sorunu ise kişinin fiziki ve sosyal varlığının devamı için gereken minimum değerdir.
b) Ayırma: gelir türleri arasında bir farklılaştırma. Emek gelirleri ile sermaye gelirlerine göre daha az vergilendirilmeli gibi… en az geçim ülkedeki tüm insanlara uygulanmak zorunda. Ayırma kuramında emek ve sermaye gelirlerinde bir farklılaştırılmaya gidilmektedir.
En az geçim indirimi eleştirilere maruz kalmıştır. Gelişmemiş ülkelerde hazinenin ciddi anlamda gelir kaybına uğramasına neden olmaktadır. Kişilerin fiziki varlığını sürdürmesi için gereken hiçbir şey vergilendirilemez. Artan oranlı vergilendirmede bir ülkede vergi matrahı arttıkça yüksek vergi oranlarını da getireceğinden ülkede yapılacak büyük yatırımların azalmasına yatırım kararlarının etkilenmesine neden olur.
Ayırma kuramında gelir türleri arasında yapılan bu farklılaştırma sübjektif kriterlere dayanır. Oysa bu sübjektif kriterlerin belirlenmesi zordur. Emek gelirleri olsa olsa politik yaklaşimlara araç olmakta ve vergi gelirlerinde bir azalmaya sebebiyet vermektedir.
VERGİLERİN TASNİFİ
Bu noktadan itibaren Türk vergi sisteminin analizine başlanıyor. Bunların kategorize edilmesinin nedeni vergilerin adil, şahsi, yarı şahsi, etkileri konusunda bir takım saptamalar yapabilmek için gereklidir.
Nisbi vergi: matrahın belli bir yüzdede alındığı.
Fevzi vergi: toplun gereksinim duyduğu harcamalar belirlenip herkese dağıtılması. Bizde sadece salma uygulaması vardır.
Nakdi vergi: verginin ödenmesinin para olarak yapılması
Ayni vergi: günümüzde yok eski zamanlarda ise yol vergisi, ya da 2.dünya savasında TMO’nun uyguladığı toprak vergisi.
Şahıs vergisi: konusu insan olan temel nedeni yararlanma kuramı. Madem bireyler toplumda yaşiyor ve kamu hizmetlerinden yaralanmamasığil o halde vergi ödemeli. söz konusu de
Mal vergisi: vergiye kişi dışında konu edilebilecek her şeyden alınan vergi. Vergiyi doğuran olaylarda sınır yok ancak ya hukuksal olaylar, kişiler yada iktisadi mallar konu olur.
Sübjektif vergi: vergi yükümlüsünün sübjektif özelliklerinin dikkate alınması.
Gayri şahsi vergi: vergi yükümlüsünün kişisel özelliklerinin dikkate alınmadığı. Sistemde yer alan vergilerin adil olup olmadığının anlaşilmasıştürülmesi cabası vardır. Bu sübjektif özellik ne derece dikkate alınırsa o vergi o derece adil olmaktadır. Bizim sistemimizde gelir vergisinde olabildiğince çok sübjektif unsur göz önüne alınır. KDV objektif bir vergiyken lüks tüketim ya da gıda malları ile kültür mallarına uygulanan farklı vergilendirme oranları onu sübjektifleştirme çabasidir. için. Sistemde yer alan objektif vergilerin sübjektif vergi haline dönü
Geniş tabanlı – dar tabanlı vergi: bu genel ve özel vergi ol arakta ifade edilebilir. Buradaki kriter vergi konusunun kapsamıdır. Bölüm veya tümün ele alınışı belirler. KDV tüm mallara ilişkin genel bir vergiyken akaryakıt tüketim vergisi dar tabanlı bir vergidir.
Dolaylı – dolaysız vergiler: gümrük vergisinde yasal yükümlü malı ithal edendir. Ancak bu kişi bu vergiyi daha sonraki sistemdeki kişilere vergiyi ödemek için bir çaba sarf edecektir. Bu çabaya yansıma dediğimizi biliyoruz. İşte vergilerin yasama özelligine bağlı olarak ayrımına dolaylı vergiler yansıyan, dolaysız vergiler ise yansımayan vergilerdir. Bu ayrım iktisadi bir ayrımdır hukuki bir ayrım değildir. Gerçekleşip gerçekleşmemesi tamamen piyasa koşullarına bağlıdır.
Ayrıca vergilerin konusunun sürekli olup olmamasına göre yapılan ayrımda sürekli olan vergiler dolaysızken, süreksiz vergiler dolaylıdır. Gelir vergisi periyodiktir ve KDV mal alınmazsa ödenmez. Veraset intikal vergisi periyodik değildir ancak o zaman dolaylıdır fakat başkasına yansıtmak mümkün değildir. Sağlam kriter olmadığına örnek.
Sistemde dolaylı vergiler yüksekse vergi kurumunda adalet azalır. Bizde % 65 oranında vergi hasılatı bakımından önemli olan dolaylı vergiler vardır. Dolaylı vergililerin tahsilatı kolay olan vergilerdir. Hissedilmez vergilerdir. Dolaylı vergiler yükseldikçe vergi tahsilatı kolaylaşacak ancak paradoksal olarak vergide adalet azalıyor.
Hammaddelerin sisteme girmesi kontrol altına alınsa halkalarda kişilerin vergi kaçırması o kadar zorlaşacaktır. Böylece dolaylı vergilerde denetim kolaydır. Az gelişmiş ülkelerde dolaylı vergiler daha fazla gelişmiş vergi idaresi gerekmemekte ve kolay tahsilat sağlanmaktadır. Yükümlü herhangi bir defter tutmak zorunda da değildir.
Vergilerin ekonomik kaynağına göre tasnifi:
Gelir, servet ve harcama vergileri olmak üzere 3’lü bir ayrıma tutulur.
Gelir dinamik, servet statik, harcama bunların elden çikarilmasidir. Sadece gelirin vergi konusu olmayıp diğerleri de vergiye tabi tutulur. Verginin yangınlaştırılıp psikolojik tepkilerin minimuma indirilmesi için bu tür uygulama vardır.
Harcama ödeme gücünün göstergesi olamaz. Ancak vergi toplama kaygısı bunun dikkate alınmasını engelliyor. İki tür gelir vergisi vardır. Bunlar sadece gerçek kişilerden alınan gelir vergisi ve gerçek kişi dışındakilerden de alınan kurumlar vergisidir. Kurumlar vergisinin tüzel kişilerden alınması doğru değildir. Çünkü konu tüm tüzel kişiler olmayıp kolektif şirketler, vakıflar vb.
Servet vergileri è emlak, motorlu taşit, veraset intikal, alım-satım…
Burada ikili ayrımdan bahsedilir. Doğrudan servet vergileri ve servet transfer vergileridir. Ancak bu ayrım tartışması sürmektedir.
Harcamalar üzerinden alınan vergi KDV. Gelir kavramsal olarak kişilerin ödeme gücünde artış meydana getiren her şey. Bu iktisadi açıklamadır.
Gelirde kaynak kuramı: belli bir kaynaktan devamlı olarak elde edilen ve bir üretim faktöründen atfedilen hasılatın bir kısmı.
Milli piyangodan çikan para bir gelir sağlamış olamaz çünkü üretim faktörü yoktur.
Safi artış teorimi: kişilerin belli bir dönemde ödeme gücünde artış meydana getiren her türlü unsur gelirdir. Bizim kanunumuzda safi artışşken 4 ay sonra çikan bir kanunla kaynak kuramı kabul edilmiştir. 2002 yılına kadar sınırsız safi askıya alındı. Simdi sınırlıış kuramı geçerli. teorisi kabul edilmi safi art
Arızi kazanç: ticari, zirai, serbest meslek kazançları gibi devamlılık gösteren faaliyetlerin devamlılık olmadan yapılırken elde edilen kazanç. Hazinenin vergi kaybına ve eşitsizliğe neden oluyor.
Mali anlamda gelir: yasada ifadesini bulmuş gelir olarak nitelendirilmiş kazanç. Gelir vergisinin iki uygulaması vardır. Sedüler ve üniter.
Sedüler è verginin şahsileştirilmesi engellenir.
Üniter è tüm gelirlerden zararların mahsup edilmesi. Verginin adaleti sağlanıyor. Gelir vergisi ilke olarak sübjektif vergilerdendir. Verginin uygulanış tarzına bakılarak şahsiliğine karar verilir.
Kurumlar Vergisi:
Haklılığı tartışmalıdır. İktisadi anlamda çifte vergilendirmeye sebep olmaktadır. Kurumlar gerçek kişilerden oluşur. Tüzel kişiler bünyesindeki malların dağıtılması şirketin elinde olduğundan buradan vergi kaçırılmasını engellemek için konmuştur. Kurumlar vergisi yükümlüleri sermaye şirketleri , KİTlerdir. Tüzel kişi olmasına rağmen kolektif şirketler ve adi komandit şirketler mükellef değildir. Tüzel kişiliği olmayan işıkları ( sadece belli bir işi yapmak için bir araya gelmiş şirketler topluluğu), vakıfların ve derneklerin iktisadi işletmeleri de kurumlar vergisi yükümlüsüdür. Objektif gayri şahsi vergidir. Bizde % 30 oranında. ortakl


