OSYM KPSS : Kamu Personeli Seçme Sınavı

Kpss Kpds Kamu Memur Sınav Sonuçları, Sınav Soruları, Genel Kültür, Kamu Yönetimi, Eğitim Bilimleri

Asides


Toplist

Haberler

Bütçe Terimleri Sözlüğü

May 22nd, 2006 by osym kpss

 

Bütçe Terimleri Sözlüğü

ABS : ( Bkz. Analitik Bütçe Sınıflandırması)

A Cetveli: Bütçe kanunlarının birinci maddesi ile verilen ödenegin bütçe kod yapısı dahilinde hizmetlere dağılımını gösteren “harcama ve borç vermenin” yani giderin cetvelidir.

Açık Bütçe Politikası: Devletin, ekonomik durgunluğu ve işsizliği önlemek gibi bir takım ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla bütçe açığını bir ekonomi politikası aracı olarak kullanmasıdır.

Açıklık İlkesi: Bütçe tahminleri ile uygulama sonuçları, gerek milletvekilleri tarafından gerekse mükellefler tarafından yani bütçeyi incelemek isteyenler tarafından kolayca anlaşilabilecek bir şekilde olmalıdır. Bu ilke tüm hizmet programlarının gerçek içerik ve maliyetleri ile bütçede yer almasını ifade etmektedir. Giderlerin ve gelirlerin, (havuzlar oluşturmak, başka ihtiyaçlar için gizli yedekler ayırmak, bütçenin onaylanmasınıştırmak amacıyla giderleri olduğundan küçük, gelirleri olduğundan büyük tahmin etmek gibi aldatıcı yollara tevessül etmeden) tam, doğru ve samimi bir şekilde tahmin edilerek bütçeye konulmasını öngörmektedir. kolayla

Ademi Tahsis İlkesi: Bütçeyle öngörülen tüm kamu gelirlerinin, tüm kamu giderlerinin karşılığı olduğunu ifade eden bütçe ilkesidir. Bu ilkeye göre belli gelirlerin, belli giderlere tahsisi söz konusu değildir.

Adi Emanet: Gerçek ya da tüzel kişilerin, kamu ihalelerine girerken yatırdıkları geçici veya kesin teminatlar ile temyiz depozitoları, ilgililerin peşin ödedikleri bilirkişi ücreti gibi kanuni zorunluluklarla hazineye yatırılan değerlere adi emanet denilmektedir.

Akreditif: İthalatçının talimatı üzerine, ithalata aracılık eden yetkili bankanın, dış ülkelerdeki muhabir banka nezdinde ihracatçı lehine açtırdığııdır. Akreditifler, belirli süre ve koşullara bağlı olarak açılır. Uluslar arası ticarette en çok kullanılan ödeme biçimi olan akreditifli ödemede özel ithalatçıların yerini aracı bankanın itibarı alır. itibar hesab

Akreditif işlemleri şöyle yürütülür: Akreditifli ödeme, ithalatçıyla ihracatçı arasındaki satış sözleşmesinde yer alıyorsa, ithalatçı kendi bankasına, dış ülkelerdeki ihracatçı lehine akreditif açma talimatı verir.

İthalatçının bankasının (amir banka) talimatı uyarınca, muhabir bankada akreditif açtırıldığı, muhabir banka tarafından ihracatçıya bildirilir. İhracatçı, kendisine bu bilginin iletilmesinden sonra malını yollar ve ithalatçının malı devralmasını sağlayacak olan sevk evrakını muhabir bankaya teslim eder. Bu işlemden sonra muhabir banka ihracatçıya, satış bedelini ulusal para cinsinden öder, sevk evrakını da ithalatçının ülkesindeki amir bankaya gönderir. Amir banka sevk evrakını aldığı durumdan ithalatçıyı haberdar eder ve ithalatçının mal bedelini yerli parayla ödemesini ister. İthalatçı bu ödemeyi yaptıktan sonra sevk evrakıyla malı teslim alır.

Akreditif Artıklarının Devri: Yabancı ülkelerden yapılacak satın almalar için dairesinin göstereceği lüzum üzerine Maliye Bakanlığının izniyle milli bankalar nezdinde akreditif karşilığı kredi açtırılabilmektedir. Açılmış akreditiflere ilişkin kredi artıkları ertesi yıla devredilmekle birlikte ödenekleri iptal olunur. Devredilen kredi artıklarının karşilığı, yeni yılda ilgili kuruluş bütçesinde açılacak özel bir tertibe ödenek kaydolunur.

Aktarma: Belli bir tertibe tahsis edilmiş olan ödeneklerin; 1050 sayılı Kanun veya 5018 sayılı Kanun ile yılı bütçe kanunları ve diğer kanunların hükümlerine göre, bir tertipten düşülüp başka bir tertibe eklenmesi işlemine denir. (Bkz. Ödenek aktarması)

Aktarmada Yasaklar: Aktarmalarda yasaklar asıl olarak 1050 sayılı Kanunun 57 nci maddesinde ve 5018 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; personel giderleri tertiplerinden ve aktarma yapılmış tertiplerden diğer tertiplere ödenek aktarılamayacağı gibi yedek ödenekten aktarılan tertiplerden de aktarma yapılamaz. Başka bir ifadeyle; aylık ve ücret tertiplerinden diğer gider tertiplerine aktarma yapılamaz. Burada amaçlanan Devletin asli ve sürekli görevlerini yürüten personelin aylık ve ücretlerinin zamanında ve aksatılmadan sağlıklığlamaktır. Aktarma yapılmış tertiplerden diğer tertiplere ödenek aktarılamaz. Yedek ödenekten aktarılan tertiplerden de aktarma yapılamaz. Aktarma yapılarak ödenek ilave edilmiş tertibin kendisinin ödenege ihtiyacı varken bu tertipten diğer tertiplere veya yedek ödenekten, ödenek yetmemesi nedeniyle ilave yapılan tertipten bu amaç dışında harcama yapılabilecek diğer tertiplere aktarma yapılmasını yasaklamak suretiyle kötü ve amaç dışında kullanımlar engellenmiştir. Burada yasaklama iki yönlü çalismaktadir. Hem ödenek ilave edilen tertipten daha sonra ödenek düşülemeyecektir, hem de ödenek düşülen tertibe daha sonra ödenek ilave edilemeyecektir. 1050 ve 5018 sayılı Kanunlarda yer alan bu yasakların yanı sıra bütçe kanunlarında da bazı yasaklamalar getirilmektedir. olarak ödenmesini sa

Analitik Bütçe Sınıflandırması: Kamu Mali Yönetimi Projesi kapsamında yürütülen çalismalar neticesinde oluşturulan, Devletin mali istatistiklerinin daha düzenli, daha güvenilir, daha tutarlı, analize ve ölçmeye elverişli bir şekilde tutulmasını hedefleyen ve uluslararası GFS (Government Finance Statistics) esaslarında hazırlanarak 2004 yılından itibaren uygulanmaya başlanan bütçe kod yapısıdır. Harcama ve borç vermenin, gelirin ve finansmanın sınıflandırıldığı kod yapısında kurumsal, fonksiyonel, finansman tipi ve ekonomik olmak üzere dört çesit alt kod grubu bulunmaktadır.

Anti-enflasyonist Politika: Enflasyona karşı alınan tedbirlere “anti-enflasyonist politika” denir. Bu politikanın uygulanmasında ve başarıya ulaşmasında zamanlama büyük önem taşimaktadır. Anti-enflasyonist politika, enflasyonun belirtileri ortaya çikmaya başladığında ekonomik dengenin bozulmasını önlemeye yöneliktir.

Arazi Tazminatı: Memur ve hizmetlilere asıl görevlerinin bulunduğu il sınırları içinde her türlü arazi üzerinde fiilen çalistiklari günler için harcırah gündeliği yerine kadro derece ve görevlerinin özelliklerine göre, bütçe kanunlarında belirlenecek miktarlarda ödenen gündelik tazminat.

Asgari Ücret: İşçilere normal bir çalisma günü karşilığı olarak ödenen ve işçinin beslenme, ikamet, giyim, sağlık, ulaşim ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden geçinebilecek düzeyde karşilamaya yetecek ücrettir.

Aşırı Yatırım: Makro dengenin zorunlu tasarrufla bozulduğu hallerde karşilaşilır. Devlet kuruluşlarına ait iktisadi ve sosyal harcamaların emisyonla karşilanması, vergi politikasının özel sektör tüketimini daraltıcı baskı yapması, firmaların öz kaynak ölçüsüzlüklerine sürüklenmeleri veya bankacılık sisteminin yetersizliği yüzünden doğal faiz ile piyasa faizi arasında fark belirmesi yatırım hacmi ile iradi tasarruf miktarıındaki eşitliği bozabilir. aras

Atıl Para: Para piyasasının dışına çikarak kullanılmayan paradır.

Avans: Tahakkuk ve verile emri işlemlerinin tamamlanması beklemeyecek derecede ivedi giderler ile muhtelif giderler için ita amirlerinin gösterecekleri lüzum üzerine, görevlendire-cekleri mutemetlere, üst sınırları yılları bütçe kanunlarıyla saptanacak tutarlarda verilen para.

Ayrıntılı Harcama Programı: (1050) İcmal harcama programlarına uyulmak suretiyle kuruluşlarca hazırlanarak maliye başkanlıklarınca veya bütçe dairesi başkanlıklarınca vize edilen ve tertiplerin aylık dönemler itibariyle kullanımına ilişkin dağılımını gösteren program.

Ayrıntılı Harcama Programı: (5018) 5018 sayılı Kanunun I, II ve IV sayılı cetvellerinde yer alan kamu idarelerinin Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslar dahilinde, nakit planlamasını da dikkate alarak hazırladıkları ve vize ettirdikleri harcama programı.

Ayrıntı Kodu: Program bütçe sınıflandırmasında harcama kaleminde yer alan ödenekler esas alınarak tahakkuk ettirilecek giderlerin, (R) işaretli cetvelde yer alan kodlamalar itibariyle devlet muhasebesi kayıtlarında gösterileceği alt ayırım.

Azami Sosyal Fayda Teorisi : Devlet harcamalarının sınırını tayin etmek ve kamu ekonomisi ile piyasa ekonomisi arasında kaynakların dağılımını sağlayacak kriterler belirlemek için ortaya atılan teorileridir. Azami Sosyal Fayda Teorisi, devlet ile fert çikarlarinin birbiri ile çatistigi varsayımından hareket etmekte, bu itibarla devletin ne gibi faaliyetler yapması gerektiğine bizzat kendisinin karar vermesi gerekliliğini savunmaktadır. Ancak devlete bu kararında rehberlik edecek ilke, toplum için azami sosyal faydanın sağlanması olmalıdır. Başka bir deyimle devlet, kamu harcamalarını sosyal faydayı maksimum seviyeye çikaracak şekilde tespit etmeli, faaliyetlerini de buna göre belirlemelidir.

Babalar Gibi Satmak (!) : Türkiye ye özgü bir durum.

Bağımsız Harcamalar: Tüketim hacmindeki veya milli gelir seviyesindeki değişikliklerin etkisinde kalınmadan yapılan harcamalardır.

Harcamalar tamamen bağımsız olabildiği gibi belli bir seviyeden sonra milli gelir değişmelerinin etkisinde kalarak da değişebilir.

Harcamalar fonksiyonu aşağıdaki şekilde yazılabilir:

 

E = Ea + Ei = Ea + eY

Yukarıda yazılı fonksiyonun; bağımsız kısmı Ea ile, milli gelir tarafından etkilenmiş kısmı Ei ile gösterilmektedir. Etkilenmiş harcamalar milli gelir değişmelerine bağlı varsayıldığından, Ei yerine eY ifadesi de yazılabilir. Burada Y milli geliri, e harcamalar ile milli gelir arasındaki ilişkiyi ifade etmektedir.

Bağımsız Yatırım: Kamu kesimi ve özel kesimin , tüketim hacmindeki veya milli gelir seviyesindeki değişikliklerin etkisinde kalmadan yaptıklarıırım harcamalarıdır. yat

Barem: Memurların maaş tutarlarının sınıf ve derecelere göre belirlenmesi temeline dayalı bir sistemdir. Maaş derece ve tutarlarını içeren bir çizelge ilk önce Bertrand François Barreme (1640-1703) adında bir Fransız matematikçisi tarafından yapıldığı için, benzerlerine de bu ad verilmiştir.

Basit Faiz: Belli ve sabit bir sermaye üzerinden belli bir dönem için hesaplanan faizdir.

B cetveli: Yılı bütçesi kapsamında tahsil edilecek gelir, hibe ve geri ödemelerin tahminini kodlamalar itibariyle gösteren cetvel.

Bedelli Sermaye Artırımı: Anonim ortaklıkların, artırdıkları sermaye karşilığı çikardiklari hisse senetlerini, belirli bir bedelle nakit karşilığıına dağıtmalarına denir. olarak ortaklar

Bedelsiz Sermaye Artırımı: Anonim ortaklıkların, iç kaynaklarından yaptıkları sermaye artırımı karşilığı çikardiklari hisse senetlerini bir bedel almaksızın ortaklarına dağıtarak gerçekleştirdikleri sermaye artırımlarıdır.

Belediye: Beldenin veya belde halkının mahalli mahiyette ortak ve medeni ihtiyaçlarını karşilamakla görevli bir kamu tüzel kişisidir. Belediyeler, 1580 sayılı Kanun hükmü gereğince belde halkının ihtiyaçlarını gidermede, genel yetkili kurumlardır.

Bileşik Faiz: Herhangi bir sermayeye verilen faize de faiz verilmesidir. Yani belirli bir dönem sonundaki faiz artı ilk sermaye toplamına tekrar faiz işlemi uygulanması işlemidir.

Birlik İlkesi: Devletin tek bir bütçesi olması, tüm devlet gelir ve giderlerinin tek bir bütçede toplanmasıdır. Devletin mali durumunun açıklığışünülmesi ve kamu hizmetlerinin ülke çapinda düzenlenmesi de ilke kapsamındadır. Her bir kamu hizmeti ayrı bütçeler ve daireler tarafından yürütülse bile tümü konsolide edilerek, kamunun gelir, gider, hizmet ve harcama durumu görülebilmelidir. ancak bu yolla incelenebilir. Kamu kesiminin tek bir üretim birimi olarak dü

I Sayılı Cetvel: 5018 sayılı Kanuna göre Genel Bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin yer aldığı cetveldir.

Bloke ödenek: İcmal harcama programına bağlanmış olan ikinci düzey ekonomik kodlardaki ödenekler ile ayrıntılı harcama programına bağlanmış olan tertiplerdeki ödeneklerin kullanımına izin verilmeyen kısımlarını ifade eder.

Bono: Geniş anlamda hükmi veya hukuki bir şahıs tarafından imza edilip ihraç edilen ve belirli vade hitamında belirli bir tutarın ödenecegini ifade eden borç senedidir.

Boş Kadro: Henüz atama yapılmamış olup, kurum gereksinimlerine göre atama amacıyla kullanılabilecek kadroyu ifade eder.

Borcun reddi: Devletin tek taraflı bir kararla borcunun tamamını veya bir kısmını ortadan kaldırdığını ilan etmesidir.

Borçlanma Genel Giderleri: Devlet borcunun yürütülmesi ve yönetilmesi için yapılan kayıt ve tescil giderleri, kredi derecelendirme kuruluşlarına ödenen ücretler, avukatlık ücreti, müşavirlik ücreti, kur farkları, komisyon ödemeleri, Devlet iç borçlanma senetleri basım ve ilan giderleri ile benzeri tüm masraf ve giderlerdir.

Borç Servisi: Devlet iç borcu ve Devlet dış borcundan doğan anapara ve faiz ödemeleri ile bu borçlara ilişkin iskonto giderleri ile ücret ve diğer ödemelerdir.

Borç Servis Oranı: Bir ülkenin borçlarını geri ödeme kapasitesini ortaya koyan göstergelerden biridir. Borç servis oranında genellikle borç ana para ve faiz ödemelerinin yıllık toplamları ihracat gelirlerine oranlanır. Ancak ihracat geliri yerine toplam mal ve hizmet ihracından elde edilen gelirler de kullanılabilir.

Borç Stoku: Bir ülkenin belli bir dönemdeki iç ve dış borçlarının toplam miktarıdır. Faizler bu kapsama dahil değildir.

Borç Verme - Geri Ödeme : Ö ğrencilere ögrenim kredisi verilmesi, vatandaşa konut sahibi olabilmesi için kredi verilmesi, çiftçiye ucuz mazot için kredi verebilmesi gibi bütçeden yapılan bir takım borç verme ödemeleri ile karşilığı geri ödemelerdir. Borç verme bir gider olmadığı gibi karşilığı geri ödemeler de bir gelir değildir. Bir mali varlık karşilığında yapılan ödemeler ve tahsilatlardır.

Borç Yönetimi: Borcun sağlanmasından geri ödemenin yapılmasına kadar geçen süredeki ödeme ve buna ait faaliyetlere verilen ad.

Borç Yükü: Ekonomik anlamda borç yükü; borcun ekonomide meydana getirdiği faydalı ve zararlı etkilerin net sonucudur. Başka bir deyişle, borcun ekonomiye yüklediği zarar, sağladığı faydadan daha büyükse, borç yükünden söz edilecek, aksi durumda devlet borcu bir yük olarak görünmeyecektir.

Teknik manada borç yükü, toplam borç stokunun GSMH’ya oranıdır.

Bütçe: (1) Belli bir zaman dilimi içinde gerçekleştirilmesi öngörülen programlanmış faaliyetlerin rakamsal ve finansal olarak ifadesi. Bütçe gelecekteki faaliyetleri planlar ve elde edilen sonuçları bunlar gerçekleştikten sonra kontrol eder.

(2) Devlet daire ve kurumlarının yıllık gelir ve gider tahminlerini gösteren ve bunların uygulanmasına ve yürütülmesine izin veren bir kanundur.

(3) Belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belge.

Bütçe Açığı: B ütçenin gelir ve giderlerinin eşit olmasıyla bütçe denkliği sağlanır. Ancak bazen elde edilen gelirler, yapılması öngörülen giderlere yetecek düzeyde olmayabilir. İşte bütçe gelirlerinin, bütçe giderlerinden daha az olması halinde oluşan aradaki farka bütçe açığı denir.

Bütçe Avansı: Bir kamu giderinin yapılabilmesi için bütçeye gider yazılmaksızın verilen nakit tutardır. Bu avansın karşilığı olan iş yapılıp da harcama belgeleri getirildiğinde bütçeye gider yazılarak avans kapatılır.

Bütçe Çağrısı: 5018 sayılı Kanundan önce Başbakanlık tarafından Mayıs ayında yayımlanan, 5018 sayılı Kanundan sonra Maliye Bakanlığınca Haziran ayında yayımlanacak olan; bütçesi hazırlanacak yıla ait bir nevi hükümetin manifestosu niteliğinde olan ve nihayet bütçe hazırlama sürecini fiilen başlatan duyurudur. Bütçe çagrisi diğer ülkelerde farklı isimler halinde mevcut bulunmaktadır. Örnegin ABD’de bütçe çagrisinin fonksiyonunu “Başkanın Bütçe Konuşması” yerine getirmektedir.

Bütçe Dairesi Başkanlığı: Görevlendirildiği kurumca hazırlanan bütçe tekliflerini Maliye Bakanlığınca belirlenen ilke ve standartlar açısından inceleyerek, bunlara uygunluğunu sağlayan ve süresi içinde Maliye Bakanlığına ulaştırılmasını sağlayan ve bunun yanında kurumun bütçe uygulamasına ilişkin talep ve tekliflerini değerlendirerek görüş belirtmek suretiyle Maliye Bakanlına iletmek, Kurumun merkez ve taşra teşkilatında kullanılacak ödeneklere ait ödeme emirlerini düzenlemek ve göndermek, bütçe kayıtlarını tutmak, kurumun kesin hesabınıını toplamak ve birleştirmek, katma bütçeli idarelerin taşinır ve taşinmaz mallarının kiraya verilmesi, trampa edilmesi, satılması, mülkiyetin gayri ayni hak tesis edilmesi ile ilgili işlemlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak, bunların gelirlerinin tahakkukunu takip etmek, kuruma ait memur, sözleşmeli personel, işçi ve geçici işçilerin serbest ve tutulu kadro ve pozisyonlarının ve bunlardan fiilen dolu olanların ünvan, derece, sınıf ve görev yerlerine göre kayıtlarını tutmak, 6245 sayılıırah Kanununun 48 ve 49 uncu maddeleri gereğince Bakanlıkça vize edilen kadro ve görevlerin, merkez ve taşra birimleri itibariyle dağıtımına ilişkin kayıtları tutmak ve dağılım listelerini vize etmek, kurumun taşit, lojman, sosyal tesis, hizmet binası ve benzeri hususlara ilişkin olarak kayıtlarını tutmak ve istatistiki bilgileri toplamak görevlerini yürüten Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün harcamacıılı Kanun ile oluşturulmuş olan bu birimler, 5018 sayılı Kanunla yerlerini nispeten Mali Kontrol Yetkililerine bırakmışlardır. düzenlemek, bu amaçla tüm birimlerinin bütçe hesaplar Harc kurumlardaki birimleridir. 1050 say

Bütçe Denetimi: Yasama organı tarafından, yürütme organına verilen gelir toplama ve harcama yapma yetkisinin, alınan yetkinin içeriğine uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasıdır.

Bütçe Denkliği: Devlet gelirlerinin toplam devlet harcamalarına eşit olması demektir. Maliye literatüründe uzun yıllar başlı başina bir amaç olarak benimsenen bütçe dengesinin sağlanması, daha sonra konjonktürel bütçe kavramının geliştirilmesi ile eski önemini kaybetmiştir.

Bütçe Dışı Avans: Ödeneği olup olmadığına bakılmaksızın açılan avanstır.

Bütçe Dışı Fonlar: Özel yasalarıyla oluşturulmuş, kendilerine ait özel gelirleri olan bütçe ilkeleri ve bütçe yasalarının hükümleri dışında yönetilen ve uygulanan fonlardır.

Bütçe Dönemi: Bütçenin uygulandığı süreyi ifade eden bir tabirdir. Genel olarak bütçe dönemi bir yıldır. Gerçekte bir yıllık süre ne fazla uzun ne de fazla kısadır. Daha uzun bir dönem için yapılacak tahminlerde isabet sağlamak zorlaşir. Daha kısa süre için bütçe hazırlamak ise, onu hazırlayacak makamları ve bürokratları gereğinden fazla uğraştırır. Bununla birlikte bütçenin bir yıldan kısa dönemlerle sınırlandırıldığı ya da bir yılı aşan dönemleri kapsadığı durumlar mevcuttur. Bir yıldan kısa dönemli bütçeler geçici bütçeler ile olağanüstü bütçelerdir. Bir yıldan fazla süreli olan bütçeler konjonktürel bütçelerdir.

Bütçe Emaneti: Bütçe giderlerinden verile emrine bağlandığı halde yıl sonuna kadar sayman tarafından ödenememis meblağlar, bütçeye gider kaydedilerek karşilığı emanet hesabına alınır.Yılı geçmiş olmasına rağmen imkan bulunduğunda emanete alınan paralar hak sahibine ödenerek hesap kapatılır. Bütçe emaneti işlemleri, 5018 sayılı Kanunun 34’üncü maddesinde düzenlenmiştir.

Bütçe Gerekçesi: Her yasa tasarısında olduğu gibi bütçe yasa tasarısının da bir gerekçesi hazırlanmak zorundadır. Maliye Bakanlığınca oluşturulan Bütçe Gerekçesinde; bütçe kanun tasarısı ile istenmekte olan gelir toplama ve gider yapma yetkisinin nedenlerini oluşturan ekonomik ortamla ilgili tablolar yer almaktadır. Bunun yanında harcamacı kurumların kadro sayıları ile muhtelif fiziki imkanları da rakamlar halinde gerekçede yer alabilir. Kanun metninde bulunan maddelerin açıklamaları “madde gerekçeleri” başlığı altında tasarı ekinde yer almakta olup Bütçe Gerekçesi kapsamında bulunmamaktadır.

Bütçe Hakkı: Kamu hizmetlerinin cinsi ve tutarı ile bu hizmetleri karşilayacak kamu gelirlerinin toplanması hakkında karar verme yetkisi bütçe hakkıdır. Bütçe hakkı üç unsurdan oluşmaktadır.

Toplum içinde toplumsal ihtiyaç sayılan ihtiyaçlar ve bunların kamu hizmetine konu yapılması sorunu,

Toplumsal ihtiyaçların karşilanmasında kullanılacak kamu gelirlerinin çesidi ve bunların toplanma sorunu,

Karar yetkisini kimin, nasıl ve ne zaman kullanacağı sorunu.

Bütçe Hazırlama Rehberi: Bütçenin; personel giderleri, sosyal güvenlik kurumlarına Devlet primi giderleri, mal ve hizmet alımı, cari transfer ve borç vermeye ait ödenek teklifleri hususunda, kurumlara yol gösteren, referanslar veren, kriterler belirten ve tüm ödenek teklifleri ile ilgili raporlama örnekleri sunan dokümandır. Maliye Bakanlığı tarafından her yıl Haziran ayı içerisinde hazırlanmaktadır.

Bütçe İçi Avans: Tahakkuk ve verile emri işlemlerinin tamamlanması beklenilemeyecek ivedi ve çesitli giderler için, ita amirlerinin gösterecekleri lüzum üzerine, görevlendirecekleri mutemetlere, üst sınırları yılları bütçe kanunlarıyla saptanacak tutarlarda verilen ön ödeme.

Bütçe İçi Fonlar: Genel olarak ekonomik kaynağını bütçe ödeneklerinden alan ve bütçede tertibi olan, ancak ödenegin kullanılmasında özelligi olan fonlardır.

Bütçe İçi Kredi: Verilebilme koşulları avans sınırlarını aşan giderler için dairesinin göstereceği lüzum ve Maliye Bakanlığının izni üzerine, ita amiri mutemetleri adına banka veya saymanlık nezdinde açılan kredi.

Bütçe İlkeleri: Yıllık Olma İlkesi (Bkz)

Gayrisafilik İlkesi (Bkz)

Ademi Tahsis İlkesi (Bkz)

Birlik İlkesi (Bkz)

Genellik İlkesi (Bkz)

Açıklık ve Samimilik İlkesi (Bkz)

Giderlerin Önce Onaylanması İlkesi (Bkz)

Bütçe Kodlaması: Devlet faaliyetlerinin ekonominin geneli ve kesimleri üzerindeki etkilerinin tespit edilerek seçici bütçe politikaları uygulamaya imkan veren ve bu faaliyetlerin kurumsal, fonksiyonel ve ekonomik ayırımlara tabi tutulduğu sınıflandırmadır.

Bütçeleme Sistemleri: Bütçeleme sistemleri beş başlık altında incelenir.

 Milli Bütçe: Belli bir dönem içinde ulusal ekonominin kamu sektörü ile özel sektörün bir bütün olarak gelir ve giderlerinin ulaşacağıını tahmin eden bütçedir. Amaçlarına göre üç ayrı tip milli bütçe görülür. toplamlar

o Var olan planların uygunluğunu araştıran bir teşhis aracı olarak kullanılan bütçe,

o Gelecekteki ekonomik gelişmeyle ilgili tahminlerin ilişkilerini gören bütçe,

o Hükümetin ekonomik politikası için bir program hizmeti gören bütçe.

 Geleneksel Devlet Bütçesi: Bu bütçede ödenekler, belli bir kamu hizmetlerini yerine getirmek üzere kurulmuş olan devlet dairelerinin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tespit edilir. Kuruluşun yapacağı kamu hizmeti ise genel bir biçimde belirlenmiştir. Bu nedenle verilen emekler, nicelik ve nitelikleri kesin bir biçimde belirtilmiş hizmetler için değil, devlet dairesinin devamlılığını sağlamak amacıyla verilmektedir.

 Performans Bütçe: Kamu hizmetleri için ayrılan ödeneklerden yüksek hizmet çiktisi elde etmek için geliştirilmiş yöntemlerdendir. Buna işİş bütçesi ile devlet kesiminde yapılan bütün faaliyetlerde belli bir maliyet ile en yüksek hizmet düzeyini gerçekleştirmek hedeflenmektedir. Başlıca özelligi giderlerin gruplar şeklinde değil de girişilen kamu hizmetleri itibariyle sınıflandırılmasıdır. Performans bütçenin uygulanmasıyla erişilmek istenen amaç, devlet faaliyetlerinin etkinlik derecesini artırmaktır. Her bir hizmet türü için ayrı ayrı bütçesi de denir. düzenlenen bir bütçedir.

 Program Bütçe: Bütçe işlemlerinin yürütülmesine, uygulanmasına ve ekonomik etkinliğe yer veren bütçe tipidir. Devletin üstlendigi görevler bir plana bağlanır. Planın uygulanması da bütçe de yer alan programlar aracılığıyla olur. Programlar, bütçede alt programlara ve bunların alt bölümlerine ayrılır. Ve buna göre ödenek tahsis edilir. Program bütçenin amacı, kamuda karar alma mekanizmasını geliştirmektir.(Bkz. Program Bütçe Sistemi)

 Sıfır Tabanlı Bütçe: Bütçenin hazırlanmasıyla ilgili sistemler de, her yeni mali yılın bütçesi büyük oranda bir önceki yıl bütçesindeki ödeneklere orantılı olarak hazırlanır. Sıfır Tabanlı Bütçeleme sistemi bu bağımlılığı ortadan kaldırmayı amaçlar. Yeni bir bütçe tasarısı hazırlanırken, cari yıl bütçesinde çesitli kuruluş ve hizmetler için ayrılan ödenekler hiç yokmuş veya sıfırmış gibi hareket edilir. Bu şekilde her hangi bir daireye ya da hizmete adeta yeni kuruluyormuş gibi, yani sıfırdan başlıyormuş gibi değerlendirilmesi yapılarak, ödenek ayrılacak ya da ayrılmayacaktır.

Bütçenin Aklanması: Bütçe uygulamasının son bulmasının ardından, yıl içinde yapılan tüm işlem ve hesapların hukuka uygunluğu ve bunlardan sorumlu kişilerin yaptığı işlemlerin doğruluğunun tescil edilmesi olup, kesin hesap yasalarının yürürlüğe girmesiyle olmaktadır.

Bütçenin İşlevleri: Bütçenin klasik işlevleri dört grupta toplanır.

Ekonomik ve Mali İşlevi: Devletin kamu hizmetlerini ifa ederken, hizmetlerin bir mali plan içinde sıralanmasıyla bu hizmetlerin en etkin biçimde yerine getirilmesini sağlayabilmesidir. En az mali kaynak ayırarak en çok faydayı elde etme imkanının yaratılmasıdır.

Yasal İşlevi: Bütçe ile hükümete gelir toplama ve gider yapma yetkisi verilmektedir. Buna göre, bütçenin hazırlanması ve uygulanmasıılan bütün işlemlerin yasal dayanağa göre yerine getirilmesi, tüm kamu yönetiminin bütçenin hazırlanması ve uygulanmasınığlaması gerekir. dönemlerinde yap bu mali yasalar çerçevesinde sa

Siyasal İşlevi: Bütçenin, kamu yönetimini etkileyecek bir araç olarak meclise ve hükümete yol gösterme ve yönetme imkanını vermesidir. Bütçenin hükümetlerin kamu hizmetini yapabilmesi için adeta bir mali plan olması, hükümetin bütçe ile ortaya koyduğu siyasi tercihini parlamentonun da onayıyla icra etmesini sağlar.

Denetim İşlevi: Diğer işlevlerini tamamlayan ve onların sonucu olan önemli bir işlevdir. Bu denetim, bütçenin hazırlanması ile uygulanmasıındaki karşilaştırmayla bütçenin gerçekleşmesinin en doğru biçimde nasıl olabildiğinin saptanması şeklinde olur. aras

Yönetim Aracı Olma İşlevi: Kamu yönetiminde verimliliği artırmak ve etkinliği sağlamak için devlet bütçesi önemli rol oynamaktadır. Plan-bütçe ilişkileriyle yönetsel ve mali denetim, bütçe aracıyla etkin bir şekilde gerçekleşmektedir. Bütçe politikasının esnekliği, bölgeler ve sektörler arası dengesizliğin düzenlenmesi, kamuoyuna hükümetin yerine getirdiği kamu hizmetleri ve bunların verimliliği hakkında bilgi verme de bütçe işlevleri arasına girmiştir.

Bütçenin Kontrolü: Bir kuruma bütçe veren makamın, bu bütçenin tahminlere, verilen izinlere ve kurallara uygun olarak uygulanmış olduğunu sağlama bakımından yaptığı kontrol.

Bütçe Politikası: Kamunun yapmış olduğu giderler ile bu giderlerin finansmanı için uygulanan yöntemi ortaya koyar. Gelişimine bakıldığı zaman bütçe politikalarının zaman içinde değiştiği görülmektedir. Geleneksel maliye politikası, ilgili bütçe yılı için kabul edilen ve devlet görevlerinin gerçekleşmesi bakımından gerekli olan giderlerin, vergi, resim ve servet hasılatından elde edilecek gelirlerle finanse edilmesi gerektiğini öne sürer. Bunun dışına ancak bir savaş söz konusu olduğunda çikilabilir. Bir de verimli kamu yatırımları için borçlanmaya başvurulabilir.

Denk olmayan bütçe politikası ise, klasik finansman prensibini geniş manada yorumlayarak, bütçede açık ve fazlalara izin verilebileceğini savunur. İstemeyerek uygulanmakla beraber, zararlı görülmeyen bu tür denk olmayan bütçe politikası ile konjonktürün çöküntü zamanlarında bir açığı göze alan, refah zamanında oluşması beklenen gelir fazlası ile açığın kapatılacağını öngören denk olmayan bütçe politikasıyla açığın kapatılacağını öngören denk olmayan bütçe politikası arasında fark vardır. Bu anlayışa göre, tüm konjonktür devresi içinde açık ve fazlaların birbirini dengelemesi gerekmektedir.

Bütçe Tekniği: Bütçenin teklif edilerek hazırlanmasından uygulanmasına kadar olan tüm aşamaları ve bu aşamalarda izlenen yolu kapsar. Bütçenin:

 Bütçenin hazırlanması,

 Bütçenin onanması,

 Bütçenin uygulanması,

 Bütçenin kontrol ve denetimi

Süreçlerinin olduğu dikkate alınırsa bütçe tekniği bu süreçlerde izlenen usulü belirtmektedir.

Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü : Maliye Bakanlığına bağlı ana hizmet birimi olup başlıca görevleri şunlardır.

a) Bütçe hazırlık çalismalari sırasında göz önünde bulunduracakları teknik ilkeleri tespit etmek ve bütçe hazırlık çalismalarini koordine etmek,

b) Kuruluşlarca hazırlanan bütçe tekliflerini inceleyerek bunların kalkınma planları ve yıllık programlara uygunluğunu sağlamak, teklifleri konsolide ederek bütçe kanunu tasarılarını gerekçesi ile birlikte hazırlamak,

c) Bütçenin kalkınma planları ve yıllık programlarda belirlenen hedefler doğrultusunda ve takip edilen ekonomi ve maliye politikalarıyla uyumlu bir şekilde uygulanmasını sağlamak, uygulamaya ait bütçe işlemlerini yapmak,

d) Yıl içinde ortaya çikan ihtiyaçlar üzerine dairelerince teklif edilecek ek ve olağanüstü ödenek taleplerini ve bütçe uygulamasına dair diğer kanun tekliflerini inceleyerek bunlardan uygun bulunanları tasarı haline getirmek,

e) Ödenek, gelir ve nakit verilerini derleyerek bunları harcama politikaları açısından değerlendirmek ve uygulamayı yönlendirmek; genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin ve fonların her mali yılın başinda o yıl için hazine nakit akımını da dikkate alarak ayrıntılıını yapmak, gerekli görülen hallerde bu programları değiştirmek ve ilgili kuruluşlar nezdinde uygulamaları izlemek, harcama programlar

f)Kamu harcamalarında tasarruf sağlanması, tutarlı, dengeli ve etkili bir bütçe politikasının yürütülmesi amacıyla kamu istihdam politikası ve giderlerle ilgili kanun, tüzük, kararname ve yönetmeliklerin uygulanmasını düzenlemek, standartları tespit etmek ve sınırlamalar koymak;bu hususlarda tüm kamu kurum ve kuruluşları için uyulması zorunlu düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almak,

g) Harcama politikalarını etkiliyebilecek her türlü kanun, tüzük, kararname ve yönetmelik tekliflerini inceleyerek bunlar hakkında Maliye Bakanlığının görüşünü hazırlamak,

h) Maliye Bakanlığınca teklif edilecek kamu giderlerine ilişkin kanun, tüzük, kararname ve yönetmelik tasarılarını hazırlamak,

i) Yürürlükte bulunan mevzuatın mali hükümlerinin uygulanmasını yönlendirmek, bu konuda ortaya çikacak her türlü meseleyi çözmek,tereddütleri gidermek,

j) Bütçenin geliştirilmesi, etkin ve verimli bir şekilde uygulanması yönünde araştırmalar yapmak veya yaptırmak ve gerekli tedbirleri almak,

l) Devlet harcamaları konusunda diğer mevzuat ile Maliye Bakanlığına verilen görevleri yapmak,

m) Kamu personeline sağlanan sosyal servis ve hizmetler karşilığında alınacak bedelleri belirlemek; kamu hizmetlerinden bedeli karşilığında verilebileceklerin fiyatlandırma esas ve ilkelerini tespit etmek; bu suretle elde edilen gelirlerin ilgili bütçelere mal edilmesi ve gerektiğinde ödenek şeklinde kullandırılmasına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek.

Büyüme: Ülke ekonomisinde işgücünün çoğalması, üretim araçları ve GSMH’nin artması vb. genel verilerin yükselmesidir. Büyüme ekonominin fiziksel olarak gövdesel genişliğe uğramasıdır. Her ülkede nüfus, işgücü, kaynaklar, sermaye teçhizatı vb. yıldan yıla değişik oranlarda büyümektedir. Üretimi artırmak için yatırım harcamaları yapıldıkça istihdam seviyesi yükselmekte, sermaye stoku genişlemekte, işlenmemişılmakta ve sonuç olarak milli hasıla çogalmaktadir. Bu kadar karmaşik olayın bir arada cereyan ettiği büyüme sürecinde, kesin sonucu belirtecek ölçünün bulunması çok güçtür. İktisadi unsurların çogundaki değişmeleri rakamlandırmak nispeten kolaydır. Oysa toplumsal değişiklikleri rakamlara dökmek güçtür. Rakamlarla ifade edilebilen iktisadi unsurlarda dalgalanmaların meydana gelmesi mümkündür. Uluslar arası alanda en yaygın olarak kullanılan ölçü, üretim hacmi ve milli gelirdir. Milli gelirin artışının ulusal bir ekonominin topyekün büyümesini yansıtmadığını, fert başina refah artışına bir ölçü sayılamayacağını da belirtmek gerekir. Çünkü nüfus artışı, yükselen milli gelirin bir kısmını yutmaktadır. Şu halde büyümeyi fert başina milli gelir rakamıyla ölçmek gerekecektir. topraklar üretime aç

İktisadi büyüme: milli gelirde bir yıldan ötekine meydana gelen artış oranından ibarettir. Örnegin, bir ülkenin milli geliri 2002 yılında 100 katrilyon lira iken 2003 yılında 107 katrilyon liraya çikmissa büyüme hızı % 7’dir. Aynı ülkede yıllık nüfus artış hızı % 3 ise, 2002-2003 arasında fert başina milli gelir % 4 artmıştır.

Yazı ve konuşma dilinde “büyüme” kavramı yerine bazen “gelişme”, “kalkınma” gibi kavramların da kullanıldığı görülmektedir. Büyüme sadece bir gövde genişlemesini ifade etmekte, gelişme ve kalkınma ise ulusun iktisadi, sosyal ve siyasal hayatındaki genel gelişimi belirtmektedir.

Bütçe Yönetim Enformasyon Sistemi: Analitik Bütçe Sınıflandırmasının otomasyon tabanını oluşturan ve kapsamında esas olarak; bütçe hazırlama ile bütçe uygulama süreçlerinin yer aldığı yazılımdır.

Büyüme Hızı: Bir ülkenin toplam reel gelirinde oluşan yıllık yükselme oranına denir.

BYES : (Bkz. Bütçe Yönetim Enformasyon Sistemi)

Cari Borçlar: Yakın gelecekte (genellikle bir yıl içinde) karşilanması gereken yükümlülükleri ifade eder.

Cari Gider: Kamu giderleri sınıflandırmasında yer alan bir tür giderdir. Cari gider- Sermaye Gideri ayırımı, kamu giderlerinin tüketim ve üretim için kullanılması esasına dayanır. Personel giderleri, sosyal güvenlik kurumlarına Devlet primi giderleri, faiz giderleri ve bütçe kanunları ile belirlenmiş asgari değeri aşmayan ve normal ömrü bir yıl ve daha az olan mal ve hizmet alımları cari giderleri oluşturur.

Cari Harcama: Sermaye varlıkları veya sermaye varlıklarının üretiminde kullanılacak mal veya hizmetler için yapılan ödemeler dışında kalan, karşilıklı ödemeleri ve alıcıların mali sermayesinin artırılması dışındaki amaçlarla yapılan karşilıksız ödemeleri kapsar. Cari harcamalar; cari giderler ve cari transferler olarak ikiye ayrılır.

Cari İşlemler Bilançosu : Bir ülkenin mal ve hizmet ihracından elde ettiği kazançlarla, mal ve hizmet ithali için yaptığı ödemeler arasındaki farktır. Cari işlemler bilançosu; dış ticaret ve görünmeyen kalemler toplamından bulunur.

Cari Kalemler: Ödemeler bilançosunun önemli bölümlerinden birisidir.

Sürekli ve oransal olarak belirli birer akım halindeki döviz girişleri ve çikislari, dış ödeme hesaplarının cari kalemlerini teşkil eder. Cari kalemler şunlardır:

o Dış Ticaret;

 İthalat,

 İhracat,

o Faiz, Kar, Temettü ve Komisyon Transferi;

 Yabancı gerçek ve tüzel kişiler yararına faiz, kar, temettü ve komisyon olarak dışarıya gönderilen döviz,

 Ülkedeki gerçek ve tüzel kişilere dışarıdan gönderilen faiz, kar, temettü ve komisyon karşilığı döviz,

o Hizmetler;

 Deniz, hava, kara ve demiryolu taşıtlarına yolcu ve yük karşilığı olarak ödenen ücretler ile dışarıda eğitim, turizm veya tedavi gibi nedenlerle vatandaşların yaptıkları harcamalar,

 Turizm veya başka nedenlerle ülkemize gelenlerin harcamaları ve yolcu yük taşiması karşilığında milli ulaştırma örgütünün dış seferlerden elde ettiği döviz,

o Devlet faaliyetlerine bağlı işlemler;

 Dış ülkelerde görevli olanların ödenekleri ve sair harcamaları ile dışarıda satın alınan taşinmazların, kurulan tesislerin bedelleri,

 Yabancı diplomatik askeri ve kültürel misyonların ülkedeki harcamaları,

o Emek gelirlerinin ve teknik bilgi bedellerinin transferleri;

 Yabancı işçilere, teknisyenlere, uzmanlara, müşavirlere ve know-how vermiş firmalara yapılan ödemeler,

 Yabancı ülkelerde emek ve fikir karşilığı elde edilmiş kazançlardan memlekete getirilen kısım,

Cari Kur: Gerçek kur, döviz piyasasında günlük olarak döviz alım, satım işlemleriyle oluşur.

Cari Transferler : Sermaye birikimi hedeflemeyen ve cari nitelikli mal ve hizmet alımlarının finansmanı amacıyla yapılan karşilıksız ödemelerdir.

C Cetveli: Devlet gelirlerinin dayandığı temel hükümlerin gösterildiği cetveldir.

Cebri Tasarruf: Bireylerin iradeleri dışındaki etkenler yüzünden tüketimden fedakarlığa mecbur kalmaları neticesinde oluşan tasarruf.

Ceza Faizi: Bir ödemeyi zamanında yapmayan borçluya uygulanır. Kanunun veya mukavelenin tayin ettiği ceza faizi, ödemenin vade günü ile fiilen yapıldığı tarih arasında işletilir.

CIF : İthalatta malın bedeline, sigorta ve taşima giderlerinin de eklenmesiyle oluşan fiyattır.

Çapraz Kur: Bir ulusal paranın dışında iki yabancı paranın birbiri karşisındaki değiştirilme oranıdır.

Ç Cetveli: Kanunlar ve kararnamelerle bağlanmış vatani hizmet aylıklarının gösterildiği cetvel.

Çekirdek Enflasyon: Tüketici ve Toptan Eşya Fiyat Endeksleri gibi genel kullanıma açık mal ve hizmet sepetlerinden oluşan enflasyon endekslerinin, temel enflasyonist eğilimleri tam olarak yansıtmadığı varsayımı ile, bazı mal grupları ile fiyat değişimlerine yol açan bir takım unsurların enflasyon endeksinden çikarilmasi sonucu ulaşilan bir enflasyon tanımıdır. Bu amaçla, dışsal etkilere (enerji fiyatlarındaki artış, mevsimsel koşullar, maliye politikası vs.) daha açık olan ve geçici nitelikler taşiyabilen, enerji, temel gıda maddeleri fiyatları ve dolaylı vergiler bu tür enflasyon hesaplamaları içerisine katılmamaktadır. Amaç, fiyatlar genel seviyesindeki değişimi sürekli kılan unsurları tespit etmek ve bunlara yönelik daha gerçekçi politikalar oluşturmaktır. Ülkelerin özelliklerine göre fiyat endekslerinde belirli ağırlığa sahip olan bazı grup fiyatları çekirdek enflasyon göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’de bu gösterge özel imalat sanayi grubu fiyat endeksidir.

Çevre Koruma Hizmetleri: Fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyinde bulunan ana fonksiyonlardan biridir. Kapsamına atık yönetimi, kirliliğin azaltılması ve doğal ortamın korunması gibi hizmetler girmektedir.

Çıplak Ücret: Genel anlamda ücret, bir çalışana bir iş karşilığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen tutarı kapsar.

Çıplak ücret, ücret niteliğindeki ödemeler (fazla mesai ücreti, gece zammı, yolluklar gibi),

Ücret benzeri ödemeler, (bayram harçlığı temettü, teşvik ikramiyesi gibi),

Sosyal yardımlar (yemek yardımı, taşit yardımı, evlenme yardımı gibi)

Dışında işçiye ödenen, esas temel ücreti ifade eder.

Çoğaltan: Yatırım, tüketim, ihracat ve kamu harcamaları gibi toplam talebi oluşturan faktörlerin her hangi birindeki bir değişimin milli gelir üzerindeki etkisini hesaplamaya yarayan bir kavram.

Çok Yıllı Bütçe: Dar anlamda, çok yıllı bir süreç için devlet gelirlerini ve ödenek miktarlarını belirleyen bir bütçe olarak tanımlanır. Kavram çogunlukla, yıllık bütçe sürecinin, özellikle çok yıllı gelir ve harcama tahminleri veya çok yıllı bir mali plan gibi çok yıllı nitelikler ile birlikte değerlendirildiği bir bütçe yaklaşimını açıklamakta kullanılmaktadır.

Dalgalı Borçlar: Bir bütçe dönemindeki gelir ve giderlerin zaman açısından farklılığını bertaraf edebilmek için Hazinenin genellikle para piyasasından sağladığı kredilerdir.

Darboğaz: Herhangi bir üretim faktörünün teminindeki geçici sıkıntı nedeniyle ekonominin tıkanmasıdır. Söz konusu sıkıntı, döviz yokluğu nedeniyle üretimde kullanılan hammadde ve ara mallarının ithalatının durması şeklinde olabileceği gibi faizlerin yükselmesi nedeniyle işletme sermayesi temininin zorlaşması şeklinde de ortaya çikabilir. Darboğaz teşhisi, ekonominin büyüme hızının sadece bir çeyrek dönemde yüzde 2′nin altında kalması, izleyen dönemde yeniden yükselmesi halinde konulur.

D Cetveli: Hazine garantilerinden kaynaklanan yükümlülüklerden Hazinece (2001 yılında) üstlenilmesi muhtemel ödemeler “D” işaretli cetvelde gösterilmiştir.

Deflasyon: Genel fiyat düzeyleri düşerken ulusal gelir, üretim ve istihdamın da düşmesidir. Canlılığını kaybetmiş ve sönük duruma girmiş bir piyasa durumunu ifade etmek üzere deflasyon kelimesi kullanılır. Deflasyon çesitli nedenlerden ileri gelebilir. Para ve kredi darlığı, prodüktivitenin gelirlere ve ihracata kıyasla aynı anlarda daha hızlı artması, ihracat tıkanıklığı dolayısıyla dış ticaret çarpaninin tersine işlemesi, tüketimin ve devlet harcamalarının temposunda yavaşlama olması, yatırımların bir yıldan diğerine kaydettiği artış oranının düşmesi deflasyonun sebebi olabilir.

Deflatör: Nominal verileri reel verilere çevirmek için kullanılan endekslerdir.

Defterdar: B ulunduğu ilde Maliye Bakanlığının en büyük memuru ve il ve bağlı ilçeler teşkilatının amiri olup, işlemlerin kanun hükümlerine göre yürütülmesi, denetlenmesi, merkez ve taşradan sorulan soruların cevaplandırılması, kanuna aykırı hareketi görülenler hakkında takibatta bulunulması, atamaları il’e ait merkez ve bağlı ilçeler maliye memurlarının sicillerinin tutturulması ile görevli ve sorumludur.

Değişir Faizli Tahvil: Tahvil sahiplerini enflasyon baskısına karşi korumak ve tahvil talebini yükseltmek amacıyla uygulanan ve tahvillerin faizlerini 6 veya 1 yıl gibi dönemlerle yeniden ayarlamayı kapsayan yöntemdir.

Denk Bütçe: Adam Smith ve onu izleyenlerin liberal ekonomi kuramını ileri sürmelerinden 1929 buhranına kadar geçen dönemde egemen görüş, ekonomik faaliyetlerin özel teşebbüslerle kendiliğinden en yüksek düzeye ulaşacağı ve ekonominin kendi kendini dengeleyeceği yolundaydı. Bu düşünce paralelinde maliyeciler de bütçe dengesi ilkesini kabul etmişler ve devletin bütçe yoluyla yaptığı harcamaların devletin gelirlerinden fazla olmaması gerektiği benimsenmiştir. Bunun iki nedeni olduğu savunulmaktadır. Birincisi, devletin bütçe açıklarını kapamak için borçlanmaya gitmesi, borcun ise borç ana parasını ve faizlerini ödemek için gelecekteki bütçe giderini arttırması, diğeri de devlet bütçesinin açık olmasının enflasyona sebebiyet vermesidir.

Denk Bütçe Çarpanı: Kamu harcamalarındaki bir artış karşisında vergiler de aynı miktar artırılarak devlet bütçesinde bir denklik sağlanmışış miktarı kadar genişleticidir. olabilir. Böyle bir denk bütçe milli geliri harcamalardaki (vergilerdeki) art

Denklik İlkesi: Bütçe ilkelerinden olan bu ilke, mutlak anlamda bir bütçeye giren gelir ve giderlerin eşit olmasını gerektirir. Kamu giderlerinin açık finansmana ihtiyaç kalmadan normal devlet gelirleri ile karşilanması ilke olarak benimsenmişse de, iktisadi durum açık finansmanı daha yararlı kılıyorsa bu ilkeden fedakarlık yapılabilir.

Depresyon: Ekonominin büyümek yerine küçülmesidir. Türkiye’de büyüme hızının dört çeyrek dönemde negatif değer alması halinde depresyon teşhisi konulmaktadır.

Devalüasyon: Sabit kur sistemlerinde ödemeler bilançosu açık veren ülkelerin hükümetçe alınan bir kararla, ulusal paranın dış satın alma gücünün düşürülmesidir Ancak günümüzde serbest kur sisteminin uygulandığı ülkelerde kurlarda yüksek kabul edilebilecek bir artışın yaşanması da devalüasyon olarak tanımlanıyor. Bu yolla ithal malları pahalılaşirken yerli malların fiyatı da aşağı çekilmis olur. İhracatta artışğlanmasına karşin aynı yabancı para karşilığında daha çok ürünün değiştirilmesi ulusal ekonomi için sömürülme anlamındadır. sa

Devlet Borcu: Türkiye Cumhuriyeti adına Hazine Müsteşarlığının borçlu sıfatı ile taraf olduğu ya da üstlendigi her türlü mali yükümlülük Devlet borcudur.

Devlet Dış Borcu: Hazine Müsteşarlığı tarafından herhangi bir dış finansman kaynağından belirli bir itfa planına göre geri ödenmek üzere sağlanan finansman imkanları ile Hazine garantileri kapsamında adı geçen Müsteşarlık tarafından üstlenilen her türlü mali yükümlülükleri kapsar.

Devlete Ait Nakit: Hazine veznelerinde ve devletin banka hesaplarında bulunan paralar Devlete ait nakdi oluşturur.

Devlet Bütçe Uzmanı: Devlet bütçesinden finanse edilen bütün kurumlarda organizasyon ve metot araştırmaları, kadro analizleri ve diğer gerekli bütün incelemeleri yapmaya, kadro ve ödenek talepleri ile ilişkili her türlü incelemeleri yapmaya ve evrakı tetkik etmeye yetkili olan Maliye Bakanlığı personelidir.

Devlet İç Borcu: Hazine Müsteşarlığı tarafından yurt içinde ihraç olunan Devlet iç borçlanma senetleri, Hazinenin geçici nakit ihtiyacınışilamak için yurt içi piyasalardan yaptığı borçlanmalar ve senede bağlı olup olmadığına bakılmaksızın aynı Müsteşarlık tarafından üstlenilen her türlü mali yükümlülükleri kapsar. kar

Devlet İç Borçlanma Senetleri: Hazine Müsteşarlığı tarafından yurt içinde ihraç edilen borçlanma senetlerini ifade eder.

Devlet Primi Giderleri: Devletin İşveren sıfatıyla ödedigi sosyal güvenlik katkı paylarıdır.

Devlet Tahvili: Hazine tarafından itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çikartilan borç senetleridir. Devletin gerçek ve tüzel kişilerden aldığı borçlar karşilığında verdiği, bu kişilerin devletten alacaklı olduğunu gösteren belgedir. Özellikle uzun vadeli borçlar için kullanılır. (İhraç edildikleri tarih itibarıyla 364 gün ve daha uzun vadeli Devlet iç borçlanma senetlerini) kapsar.

Devri Bütçe Kuramı: Dönemsel inip çıkmalara paralel olarak bütçenin yıllık dengesini sağlamaya çalisan mali politikanın başarısız olduğu düşüncesinden hareketle, ekonomik hayatın refah dönemlerinde sağlanan bütçe fazlaları ile ekonominin depresyon zamanlarındaki açığınışilamanın mümkün olduğunu düşünen bütçeleme anlayışı. kar

Dezenflasyon: Sert olmayan deflasyonist önlemlerle enflasyonun sınırlandırılmaya çalisilmasidir.

Dış Borcun Devri: Hazine Müsteşarlığı tarafından herhangi bir dış finansman kaynağından sağlanan dış finansman imkanlarının ekonominin çesitli sektörlerinde gelişmeyi sağlamak ve/veya finansman ihtiyacını karşilamak üzere genel ve katma bütçe dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile bankalara, anlaşmanın mali şartları ile birlikte, asıl borçlusu bu kuruluşlar olmak kaydıyla aktarılmasıdır.

Dış Borcun İkrazı: Hazine Müsteşarlığı tarafından herhangi bir dış finansman kaynağından sağlanan dış finansman imkanlarının ekonominin çesitli sektörlerinde gelişmeyi sağlamak ve/veya finansman ihtiyacını karşilamak üzere genel ve katma bütçe dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile yatırım ve kalkınma bankalarına gerektiğinde anlaşmanın mali şartlarına bağlı kalmaksızın aktarılmasıdır.

Dış Borcun Tahsisi: Hazine Müsteşarlığı tarafından herhangi bir dış finansman kaynağından sağlanan dış finansman imkanlarının ekonominin çesitli sektörlerinde gelişmeyi sağlamak ve/veya finansman ihtiyacını karşilamak üzere, genel ve katma bütçeli kamu kurum ve kuruluşlarına anlaşmadaki amaca sadık kalınarak kullandırılmasıdır.

Dış Borçlanma: Ülkenin kaynaklarına ek bir kaynak sağlamak, döviz olarak yeni ödeme gücü elde etmek gibi amaçlarla ülke dışındaki yabancışlarından karşilıklı ya da karşilıksız geri ödemeli kaynak bulunmasıdır. Türkiye’de dış borç kavramı içinde kamu sektörünün yanı sıra, özel kesimin dış borçları da birlikte anılır. hükümet ya da finans kurulu

Dış Denetim : Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden Sayıştay tarafından incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır.

Dış Denge: Bir ekonominin dışalım ve dışsatım sonucunda ödemeler bilançosunun açık verip vermemesidir. Dış denge, milli gelir, döviz kuru ve döviz sınırları değişkenlerine bağlıdır.

Dış Finansman: Herhangi bir dış finansman kaynağından sağlanan Devlet dış borcu, garantili imkan ve hibe veya münferiden bunların her biridir.

Dış Finansman Kaynağı: Dış finansman sağlayan yabancı ülkeler, ülkelerce oluşturulan birlikler, resmi finansman fonları, uluslararası ve bölgesel kuruluşlar ile uluslararası sermaye ve finansman piyasalarında faaliyet gösteren yatırım bankaları da dahil olmak üzere bankalar, satıcı veya alıcı kredisi sağlayan kuruluşlar ile firmalar veya münferiden bunların her birini ifade etmektedir.

Dış İmkan: Bu Kanun kapsamında yer alan kuruluşların kendi adına herhangi bir dış finansman kaynağından Hazine garantileri olmaksızın sağladıkları finansman imkanı ve hibeyi ifade etmektedir.

Dış Ödemeler Bilançosu : Bir ülke sakinlerinin bir yıl içinde dış ülke sakinleriyle gerçekleştirdiği tüm ekonomik işlemlerin sistematik kaydıdır.

Dış ödemeler bilançosu çift kayıtlı muhasebe sistemine göre tutulur. Yabancılardan ödeme yapılmasını sağlayan işlemler alacak, yabancılara ödeme yapılmasına yol açan işlemler ise borçlu olarak kaydedilir.

Dinlenme Kültür ve Din Hizmetleri: Fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyinde bulunan ana fonksiyonlardan biridir. Fonksiyonun kapsamına bireysel ve toplumsal moral hizmetleri girmektedir.

Dolu Kadro: Serbest kadrolardan, atama amacıyla kullanılmış olanları ifade eder. Kadrosuz memur çalistirilmasi mümkün değildir. Bu nedenle her bir memurun işgal etmekte olduğu bir kadrosunun bulunması gerekmektedir. Bu kadrolara dolu kadro denilmektedir.

Dönemsellik Kuralı: Muhasebenin temel kavramlarından birisidir. Dönemsellik kuralı, mali işlemlerin sonuçlarının belli aralıklarla çikartilarak hesaplarda yer almasıdır. Mali yönetimle ilgili olarak birbirinden farklı, ancak birbirini tamamlayan iki temel kavram “mali yıl” ve “Yönetim Dönemi” kavramlarıdır. “Mali yıl” kavramı hesap dönemini, “yönetim dönemi” kavramı ise bu dönem içinde görevliler açısından hizmetin görüldüğü, dolayısıyla sorumluluğun üstlenildigi zaman dilimini göstermektedir. (Bkz: Mali Yıl, Yönetim Dönemi).

Döner Sermaye Bütçeleri: Genel ve katma bütçeli idarelerin ayrı tüzel kişilik olmadan bu idareler içinde sınai, zirai, ve ticari faaliyette bulunmalarının hukuki ve mali çerçevesidir. Döner sermayeler, kamu hizmetinin finansman şekillerinden biridir. Genel bütçeye dahil dairelerin sınai ve ticari faaliyetleri hammadde ve malzeme alım bedelleri ile uzman ve işçi ücretleri döner sermaye adıyla bütçeye konulan ödeneklerle yürütülür. Bu ödeneklerden kullanılmayan miktarlar yıl sonunda iptal olunur. Sermayenin kullanımından bir gelir fazlası hasıl olmuş ise bu da genel bütçeye gelir kaydedilir.

IV sayılı Cetvel: 5018 sayılı Kanuna göre Sosyal Güvenlik Kurumlarının yer aldığı cetvel.

Döviz Borsası: Döviz arz edenlerle döviz talep edenlerin karşılaştıkları, ulusal paraların birbirlerine çevrildikleri standartlaştırılmış piyasalar.

Döviz Kuru: Bir ülkenin ulusal parasının yabancı ülkelerin parası cinsinden değeridir.

Döviz Tevdiat Hesabı: Yurtiçi ve yurtdışında yerleşik kişilerin, ticari bankalarda açmış oldukları yabancı para cinsinden mevduata verilen isimdir.

Dünya Bankası: Bretton-woods sisteminin ortaya çıkardığı uluslararası imar ve kalkınma bankası’dır. Dünya Bankası ya da Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası azgelişmiş ülkelerin kalkınması amacıyla borç para vermek ve sermaye yatırımlarını kolaylaştırmak için kurulmuştur. Bu amaçla üye ülkelerin gelişmesine yardımcı olacak mali kaynakları sağlar.

Düşünülmeyen Giderler Ödeneği: Bütçenin hazırlanması sırasında öngörülmeyen, dolaysıyla tahmin edilemeyen ve bu nedenle de bütçede tertibi bulunmayan hizmetler için Maliye Bakanlığı bütçesinin (A) cetveline “Düşünülmeyen Giderler” adıyla bir tertibe ödenek konulur. Konulan bu ödenege düşünülmeyen giderler ödenegi denir.Düşünülmeyen giderler ödenegi Maliye Bakanlığının bütçesinde yer almaktadır. Yani bütçede tertibi vardır. Maliye Bakanlığının bütçesine konulan bu ödenek, bütçenin hazırlanması sırasında düşünülmeyen dolaysıyla tertibi oluşturulmayan, ancak bütçenin uygulanması sırasında ortaya çikan hizmetler için harcanacaktır.

Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar: 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan kurumlarıdır.

Düzenleyici ve Denetleyici Kurum Bütçesi : Özel kanunlarla kurul, kurum veya üst kurul şeklinde teşkilatlanan ve 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan her bir düzenleyici ve denetleyici kurumun bütçesidir.

E Cetveli: Program bütçe uygulamasında R Cetvelinde yer alan ve hüküm ihtiva etmesi nedeniyle bütçenin uygulanmasında gerekliliğine ihtiyaç duyulan hususların, Analitik Bütçe Sınıflandırmasına geçilen 2004 yılından itibaren yer aldığı cetveldir.

Efektif: Banknot ve madeni sikke halindeki hazır parayı ifade eder. Kaydi paranın ve kredinin karşit kavramıdır. Kavram genellikle kambiyo işlemlerinde kullanılmaktadır. M erkez Bankasınca alım ve satımı yapılan ve Türk Lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülkelere ait kağıt para anlamında da kullanılır.

Eğitim Hizmetleri: Fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyinde bulunan ana fonksiyonlardan biridir. Bu fonksiyon kapsamında örgün ve yaygın eğitim hizmetleri yer almakta olup, hizmet içi eğitim kapsam dışındadır.

Ekonomik İşler ve Hizmetler: Fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyinde bulunan ana fonksiyonlardan biridir. Kapsamına ticari ve sınai faaliyetlerin düzenlenmesi ve sürdürülmesine ilişkin kamu hizmetleri girmektedir.

Ekonomik Sınıflandırma: Analitik bütçe sınıflandırmasında gelirin ve finansmanın sınıflandırması tamamı ile harcama ve borç vermenin sınıflandırıldığı alanın dördüncü kod grubudur. Devlet faaliyetlerinin milli ekonomi üzerindeki etkilerine göre gruplanmasıyla oluşturulmuştur. Devlet faaliyetlerinin, milli gelir ve piyasa ekonomisi üzerindeki etkilerinin ölçülmesini amaçlar. Bütçe politikalarının seçici bir şekilde uygulanmasını sağlar.

Ek Ödenek: Tertibi bütçede bulunup yetersizliğinden dolayı ilave olarak alınan ödenege “ek ödenek” denir. Ek ödenek ancak mali yıl içinde alınabilir. Bütçede ek ödenek adıyla bir tertip olmayıp, bütçede yer alan ödeneklerin yetmemesi nedeniyle ve T.B.M.M.’den ek bütçe kanunu istihsali suretiyle alınır.

Eksi Yatırım: Sermaye stokunun bir kısmının kullanılması ya da elden çikarilmasi halidir. Üretimde pozitif bir durumun söz konusu olabilmesi için yeni yatırımların eksi yatırımdan büyük olması gerekmektedir. Yenileme yatırımlarının eskime ve aşinmadan az olması halinde de eksi yatırım hali meydana gelmektedir.

Emanet Hesapları: (5018) Malî yıl içinde ödeme emri belgesine bağlandığı halde, hak sahibinin talep etmemesi veya başka nedenlerle ödenemeyen tutarların, bütçeye gider yazılarak alındığı hesaplardır. Söz konusu tutarlar alındığı emanet hesaplarından ödenir. Hesaba alındığıılı izleyen beşinci yıl sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. malî y

Emisyon: Merkez Bankalarınca piyasaya banknot sunulmasıdır.

Enflasyon: Genel fiyat düzeyinin devamlı artması ve para değerinin düşmesidir. Toplam mal ve hizmet arzının toplam talebi karşilayamaması, yani arz talep dengesinin kurulamaması enflasyonun temel özelligidir. Enflasyon; talep, maliyet, ılımlı ve hiper olarak dörde ayrılır. En çok görülen talep enflasyonudur. Hızla artan talep karşisında onu dengeleyecek üretimin yapılamaması, piyasayı daha yüksek bir fiyat seviyesinde dengeye getirdiğinden enflasyon oluşmaktadır. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün her ay açıkladığı toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) artış oranıı olarak belirlenmektedir. enflasyon rakam

Enflasyon Hedeflemesi: Merkez Bankalarının genellikle hükümetlerle birlikte, para politikası amacı olarak belli bir enflasyon rakamınıği ölçüde nominal çapa görevini üstlenmesi öngörülür. Diğer politikalardan farkı, enflasyon hedefinin net bir şekilde kamuoyuna duyurulması ve bu konu ile ilgili doğrudan sorumluluk alınmasıdır. Merkez Bankaları kur ve faiz politikalarını enflasyonu kontrol altına almak amacı ile istedikleri biçimde kullanabilmektedir. hedeflemeleridir. Bu tür bir uygulamada hedeflenen enflasyonun, beklentileri etkileyebildi

Enflasyon Vergisi: Para arzının artışı fiyat artışlarına ve giderek enflasyona neden olmaktadır. Böylece kişilerin parasal gelirleri azalmaktadır. Yani devlet, kişilerin gelirlerinin parasal değerini düşürme pahasına harcamalarını finanse etmektedir. Böylece kişilerin vazgeçmiş oldukları ve devletin giderlerini finanse eden böyle bir kaynağa enflasyon vergisi denilmektedir.

Ertesi Yıla Geçen Yüklenme: Sürekliliği ve özelligi bulunan TSK’nın ihtiyaçları ile yiyecek, yakacak, akaryakıt, ilaç gibi bazı ihtiyaç ve hizmetlerin yıl sonu itibariyle kesilmesinin imkansızlığı göz önünde tutularak ertesi yıla geçici yüklenmeye girişilmesidir.

ESA : Kullanılması Avrupa Birliğince tavsiye edilen istatistik yaklaşimı ve bütçe kod yapısıdır.

Eşel Mobil: Ücretli ve maaşlıları, enflasyon karşisında korumak amacıyla fiyat artışlarıyla doğru orantılı olarak ücretlerin ve maaşların artmasının sağlanmasıdır.

Faaliyet Raporu : Kurumların, stratejik planlama ve performans planları uyarınca yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş performans göstergelerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerini açıklayan rapordur.

Factoring: Müşteri (şirket) alacaklarının “factor” denilen gerçek ya da tüzel bir kişi tarafından bedeli peşin ödenerek satın alınmasıdır. Mal ve hizmet satışı yapan bir ticari işletmenin vadeli alacaklarının “factor” denilen bir mali kuruluş tarafından alacaklıya rücu hakkı olmaksızın satın alındığı finansal hizmettir. Alacak hakkının bir başka kuruluşa devri sonucunda likit fon sağlanmış olur.

Faiz: Ödünç alınan fonun kullanma bedelidir.

Faiz Dışı Fazla: Bütçe gelirlerinden, faiz giderleri dışında kalan giderlerin çikartilmasi neticesinde kalan net değer faiz dışı fazlayı vermektedir. Faiz dışı fazlanın bütçe politikası açısından önemi, Devletin gelirlerinin gerçek giderlerini karşilayıp fazla vermesi halinde bu fazlalığın finansmana aktarılarak daha az borçlanma gereğinin oluşması ve döndürülebilir bir borç yapısının oluşmasının sağlanmasıdır.

Faiz Giderleri: Faiz, ödünç alınan paranın kullanımı karşilığında yapılan ödeme olarak tanımlanır. Bu nedenle faiz ödemeleri borç alınan paranın anapara geri ödemesinden ve borçlanma için ödenen komisyon ve ihraç giderlerinden ayrı olarak sadece Devlet borçlarına ilişkin faiz ödemelerini kapsamaktadır.

Faiz Oranı Riski: Yatırım yapılan değerin fiyatının piyasadaki faiz oranlarından olumsuz olarak etkilenmesi durumunda oluşan risktir.

F Cetveli: Bütçe kapsamına alınan fonların gösterildiği cetveldir. Fonların tasfiyesinden sonra kullanılmamıştır.

Faaliyet Raporu: Üst yöneticiler ve bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama yetkilileri tarafından idari sorumlulukları çerçevesinde hazırlanan, stratejik planlama ve performans programları uyarınca yürütülen faaliyetleri, belirlenen performans durumlarına göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerini açıklayan ve her yıl düzenlenen rapor.

Fasıl ve Bölüm: Klasik bütçe kodlamasında kullanılan ve Program bütçe sınıflandırmasında, “Program”ı, Analitik Bütçe Sınıflandırmasında Fonksiyonel Sınıflandırmanın birinci düzeyini ifade eden tanımdır.

Finansal Kiralama: Makine veya teçhizatın mülkiyet hakkının yasal olarak kiraya verende kalmasına rağmen, ekonomik açıdan kiralanan varlık üzerindeki kontrolü kiracıya devreden ve sözleşme sonunda kiracıyı varlığın fiili sahibi haline getiren uzun süreli bir leasing türüdür.

Finansman Tipi Sınıflandırma: Analitik bütçe sınıflandırmasında harcama ve borç vermenin sınıflandırıldığı alanın üçüncü kod grubudur. Genel devlet tanımına giren bütün kurumları kavrayabilmek üzere oluşturulan ve özellikle devirli ödeneklerin gider cetvelinde takibine imkan sağlayan bir alandır. Harcamanın hangi kaynaktan finanse edildiğini gösterir. 2005 yılı için sırasıyla; Genel Bütçe, Katma Bütçe, Sosyal Güvenlik Kurumları, Özerk Kuruluşlar, Döner Sermayeler, Özel Ödenekler, Dış Proje Kredileri ve Bütçe Dışı Fonlardan oluşur.

Fiyat Destekleme: Devlet, bazı tarım ürünlerinin piyasasında fiyat istikrarı sağlamak amacıyla, fiyatların oluşumuna doğrudan müdahale yapabilirler. Bu nedenle, hükümetler, desteklenen ürünün asgari fiyatını doğrudan belirleyip açıklarlar. Devlet adına destek alımları yapmak üzere görevlendirilen kuruluş, hükümetin ilan ettiği taban fiyattan ürünleri almaya başlar. Üreticiler bu fiyatın üstünde fiyat veren alıcılara mallarını satabilirler.

Fiyat Dışı Destekleme: Devletin, tarım ürünleri piyasalarında uyguladığı müdahaleci politikanın etkin araçlarından biridir. Devlet bazı tarım ürünlerinin fiyatlarına müdahale etmeden, o malların üreticilerini koruyucu, yönlendirici ve özendirici nitelikte önlemler yürürlüğe koyabilir. Bu tür faaliyetlere fiyat dışı destekleme denir.

Fiyat İndeksleri: Ekonominin durumunu izlemek, uygulanan politikaların sonucunu görmek, geçmiş dönemlerle gelecek dönemler arasında mukayese yapmak için kullanılan endekslerden biridir.

FOB: “Güvertede teslim” tanımlamasının kısaltılmışıdır. FOB satışta satıcı, malı sözleşmede belirtilen kendi ülkesinde bir limana kadar taşimak ve orada geminin güvertesine yüklenmiş olarak alıcının emrine sunmakla yükümlüdür.

Fon: Belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için ayrılmış bulunan ve gerektiği zaman kullanılmak üzere belli bir hesapta toplanan ve harcanabilen paralar fonu oluşturur.

Fonksiyonel Bütçe: Kamu harcamalarının devletçe görülen faaliyet nevilerine bölünmesinden ortaya çikan bütçe türüdür.

Fonksiyonel Sınıflandırma: Analitik bütçe sınıflandırmasında harcama ve borç vermenin kodlandığı alanın ikinci kod grubudur. Devlet faaliyetlerinin türünü göstermek üzere tasarlanmıştır. Dört düzeyli ve altı hanelidir. Birinci düzeyde devletin faaliyetleri 10 ana fonksiyona ayrılmıştır. Bunlar: Genel Kamu Hizmetleri, Savunma Hizmetleri, Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri, Ekonomik İşler ve Hizmetler, Çevre Koruma Hizmetleri, İskan ve Toplum Refahı Hizmetleri, Sağlık Hizmetleri, Dinlenme Kültür ve Din Hizmetleri, Eğitim Hizmetleri ve son olarak da Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hizmetleri.

Fonlama: Özkaynaklarını kullanarak kaynak sağlama yöntemidir. Senet ihraç edilmesidir. Şirketler, borç alarak ya da özkaynaklarini kullanarak kaynak sağlarlar.

Forfaiting: Alacak hakkının kayıtsız ve şartsız olarak teslim edilmesi anlamındadır. Vadeli mal ve hizmet ihracatından doğan ve belirli bir ödeme planına bağlı olarak tahsil edilecek olan alacakların daha önce bu hakkı elinde bulunduranlara rücu edilmeksizin (kayıtsız şartsız ve vazgeçilmez olarak), bir banka veya bu alanda uzmanlaşmış bir finans kuruluşu (forfaiter) tarafından satın alınarak iskonto edilmesidir. Uygulamada forfaiting işlemi daha çok yatırım mallarını kapsamaktadır. 1950’li yıllarda ABD ve Avrupalı ülkelerin SSCB ile dış ticaretlerinde doğdu. Uzakdoğu ve Latin Amerika ülkelerinde yaygınlaştı.

Garanti Ücreti: Hazine garantileri nedeniyle lehine garanti verilen taraftan verilecek her garanti için bir defaya mahsus olmak kaydıyla alınan ücret.

Garantili İmkan: 4749 sayılı Kanun kapsamında yer alan kuruluşlara sağlanan Hazine geri ödeme garantisi, Hazine yatırım garantisi ve Hazine ülke garantisini ifade etmektedir.

Gayrimenkul Sermaye Üretim Giderleri: Gayrimenkulün kurum tarafından üretilmesi durumunda örnegin kurumun ihtiyacı olan bir hizmet binasının, gerekli malzemeler piyasadan temin edilerek ve kurum personelinin teknik bilgisinden ve işgücünden, kurumun iş makinelerinin kapasitesinden faydalanmak suretiyle inşa edilmesi durumunda üretim sürecinde kullanılan hammaddeler, ara mallar, bu malların taşima giderleri, üretim sürecinde kullanılan enerji bedelleri ve mamul malların alım giderleri ile projelerin fizibilitesi ve kontrollüğü için müşavir firma ve kişilere yapılan ödemeler ile gayrimenkul üretiminin üçüncü şahıslara ihale suretiyle için müteahhide yapılacak ödemelerdir.

Gayri Safi Bütçe: Genellik ilkesine uyularak hazırlanan bütçe türüdür. Bu bütçe türünde tüm kamu gelir ve harcamaları bütün ayrıntılarıyla bütçede yer alır. Bu bütçe, bütün kamu gelirleri, bütün kamu giderlerinin karşilığı kabul edilerek hazırlanır. Belirli bir kamu geliri, belirli bir kamu gideriyle ilişkilendirilmez.

Gayrisafilik İlkesi (Genellik İlkesi): Tüm gelirlerin ortak bir havuzda toplanmasını ve giderlerin tamamının bu havuzdan harcanmasını ifade etmektedir. Gelirler ve hasılat, bütçeye tamamen gayri safi olarak gelir yazılır. Bunların toplama ve yönetim giderleri ilgili ödeneklerden karşilanır.(Bkz. Genellik İlkesi)

Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH): Bir ekonomideki yerli üretici birimlerin belli bir dönemde toplam faaliyetleri sonucu yaratmış oldukları tüm mal ve hizmetlerin üretim değeri toplamından bu mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan girdiler toplamının çikarilmasiyla elde edilen değerdir. Milli gelir, bir ekonomide bir yıl içindeki toplam mal ve hizmetin para ile ölçülmesidir. Safi milli hasıla tüketim malları ve safi yatırım harcamalarıı olarak belirtilebilir. Safi yatırım yerine yıl boyunca yıpranmış olan bina ve teçhizatı da içeren veri kullanılırsa, bu takdirde gayri safi milli hasıla söz konusudur. GSMH, tüketim malları ve gayri safi yatırım gibi nihai ürünlerin toplamı olarak tanımlanmaktadır. Yıpranmanın hesabının güvenilir bir şekilde elde edilememesinden dolayı GSMH rakamları daha çok itibar edilen verilerdir. GSMH’yı biri faktör fiyatlarıyla diğeri de piyasa fiyatlarıyla olmak üzere iki şekilde ifade etmek mümkündür. gibi nihai ürünlerin toplam

Gayri Safi Milli Hasıla Açığı: Tam istihdam düzeyinde ve enflasyonist bir ortama girmemiş olan bir ekonominin üretebileceği potansiyel üretim ile fiili üretim arasındaki farktır.

Gayri Safi Milli Hasıla Deflatörü: Nominal GSMH rakamının reel GSMH rakamına bölünmesiyle elde edilen fiyat endeksi.

Gayri Safi Milli Harcama: Harcamalar yöntemiyle gayri safi milli hasılanın hesaplanmasında harcamalar dört gruba ayrılmaktadır.

Tüketim Harcamaları : Yıl içerisinde üretilen ve hane halkına satılan bütün mal ve hizmetleri kapsamaktadır. Tüketim harcamaları sağlık ve ulaştırma gibi hizmetleri, gıda maddeleri gibi dayanıksız tüketim mallarını ve otomobil ve beyaz eşya gibi dayanıklı tüketim mallarınıır. kapsamakta konut gibi harcamalar bu kapsamda yer almamaktad

Yatırım Harcamaları: Kısa vadede tüketilmeyecek mal üretimine yatırım denilmektedir. Firmalar ya stoklara ya da sermaye mallarına (makine-teçhizat gibi) yatırım yaparlar. Firmalar hem girdilerini hem de çiktilarini stok halinde bulundururlar. Stoklar üretim bandının düzenli olmasını ve tüketim talebinin zamanında karşilanmasını sağlar. Ekonominin toplam sermaye stokunu artıran net yatırımdır. Yenileme yatırımları, aşinan sermayenin yerine geçmekte ve mevcut sermaye stokunu sabit tutmaktadır.

Devletin Mal ve Hizmetlere Yaptığı Harcamalar: Devletin yol, baraj, hizmet binası gibi harcamalarından elektrik tüketimine kadar yaptığı tüm harcamaları kapsar.

Devletin Transfer Ödemeleri: Devletin belli bir karşılık olmaksızın yaptığı ödemelere transferler harcamaları denmekte olup, bu harcamalar milli gelir hesaplamalarına dahil değildir.

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (Faktör Fiyatlarıyla): Bir ekonomide üretim faktörlerinin bir yıl içinde dış ekonomik ilişkiler bulunmaksızın elde ettikleri gayri safi gelirlerin toplamıdır. (Ücret +Faiz + Kira + Kar = SMH (FF) + Amortismanlar = GSYİH (FF))

G Cetveli: Gelecek yıllara geçici yüklenmelere girişmeye yetki veren kanunların gösterildiği cetvel.

Geçen Yıllar Borçları: Program bütçe uygulamasında eski yılın borcu yeni yılın bütçesindeki “ilgili geçen yıllar borcu” tertibindeki ödenekten karşilanmakta ve o yılın hesabına kaydedilmekte idi. Dolayısıyla ödenek yokluğu veya bildirimin zamanında yapılamaması gibi nedenlerle yılığlanamayan giderler, cari yıl bütçesi açısından geçen yıllar borcu olarak anılmakta idi. içinde tahakkuka ba

Geçici Bütçe: Bütçe Kanununun mali yıl başina kadar yasalaşması gereken süreçlerden geçerek mali yıl başinda yürürlüğe girmesi gerekir. Seçimlerin yeni yapılmış olması, hükümetin çekilmesi, bütçe tasarısının TBMM’de reddedilmesi veya başka herhangi bir sebepten dolayışmaması ve dolayısıyla yürürlüğe girememesi nedeniyle devlet faaliyetlerinin kesintiye uğramamasını teminen uygulanan bütçeye geçici bütçe denir. Bütçe Kanununun, T.B.M.M. tarafından yapılan oylama sonucunda kabul edilmemesi durumunda; mevcut hükümet teamüller gereği istifa eder ve yerine yeni bir hükümet kurulur. Bütçenin reddi, hükümete karşi bir güvensizliğin göstergesidir. Bütçenin reddedilmesi nedeniyle kamu hizmetlerinin durmaması, yani gelirlerin toplanması ve giderlerin yapılabilmesi için yasama organından izin ve yetki alınması gerekmektedir. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu Genel ve Katma Bütçeler kanunlaşincaya kadar Devlet harcamalarının yapılmasına ve Devlet gelirlerinin tahsiline yetki verilmesine dair kanun tasarısını T.B.M.M.’ne sunar. İşte Bakanlar Kurulunun Meclise sunduğu ve Meclisin kabul ettiği bu bütçeye, Geçici Bütçe denilmektedir. Geçici Bütçe uygulamasıyla, bir yıl önce kabul edilmiş ödeneklerin, bütçe uygulama süresine uygun oranlarda kullandırılması suretiyle harcama yetkisinin, ayrıca gelirlerin toplanmasına devam olunacağıği görülmektedir. Geçici Bütçe ile yapılan harcamalar ile toplanan gelirler, uygulandığıılın Bütçe Kanununa ilave edilir. Geçici Bütçeler, mali yıl başinda yürürlüğe girer ve kanunla verilen yetki süresi kadar hüküm icra ederler. bütçenin bu tarihe kadar yasala belirtilmek suretiyle de gelir toplama yetkisinin verildi y

Geçici Bütçe: (5018) Zorunlu nedenlerle merkezi yönetim bütçe kanunun süresinde yürürlüğe konulamaması halinde, bir önceki yıl bütçe başlangıç ödeneklerinin belirli bir oranı esas alınarak yürürlüğe konan, en fazla altı aylık bir süreyi kapsayan ve cari yıl bütçesinin yürürlüğe girmesiyle yapılan harcamaların ana bütçeye mal edildiği bütçe uygulamasıdır.

Gelecek Yıllara Yaygın Yüklenmeler: Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, bir malî yıl içinde tamamlanması mümkün olmayan yatırım projeleri için Maliye Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının görüşü üzerine, gelecek yıllara yaygın yüklenmeye girişmeleridir.

Gelirlerin Yılı: Bir mali yıl içinde tahakkuk eden gelirler ve hasılat o yıl bütçesinin gelirini oluşturur. Ancak mali yıl sonunda kalan (tahakkuk) artığı gelecek yıl bütçesine mal edilir.

Gelirli Ödenek Kaydı: İlgili kanunları gereğince belli iş ve hizmetlerde kullanılmak üzere “özel gelir” kaydedilmiş olan gelirlerin bütçe ile ilişkisinin kurulması ve kullanımına imkan sağlanması amacıyla, “(6) özel ödenekler” finansman kodunda mevcut veya yeni açılan bir tertibe ödenek kaydedilmesi işlemine denir.

Gelirli Ödenek Eklemesi:(Bkz. Gelirli Ödenek Kaydı)

Gelirsiz Ödenek Eklemesi: (Bkz. Ödenek Eklemesi)

Genel Bütçe: (5018) Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesi.

Genel Bütçe: (1050) Merkezi idare içerisinde yer alan Devlet daire ve kurumlarının yıllık gelir ve gider tahminlerinin gösterildiği bütçeye genel bütçe denir.

Genel Kabul Görmüş Muhasebe Prensipleri: Muhasebe standartlarına uyumla ilgili olarak mesleki kuruluşların ya da organların kabul ettiği ve muhasebenin dayandığı genel prensipler. Örnegin: para biriminin değerinde istikrar prensibi, uygulanan metotlarda süreklilik prensibi, ihtiyatlılık kavramı, samimiyet prensibi, gayrisafilik prensibi vs.

Genel Kamu Hizmetleri: Fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyinde bulunan ana fonksiyonlardan birisidir. Y asama, dışişleri, dış ekonomik yardımlar, genel hizmetler, borç yönetimi ve temel araştırmalar gibi devletin yönetimi ile doğrudan ilişkili fonksiyonları kapsar.

Genellik İlkesi: Devletin bütün gelir ve giderlerinin bütçede ayrı ayrı ve tam olarak gösterilmesi demektir. Bu ilkenin hareket noktası devlet maliyesinin bir bütün halinde tek bir varlık olarak ele alınmasıdır. Bu nedenle devletin bütün gelirlerinin hazineye girmesi ve oradan devletin tüm ihtiyaçları için harcanması gerekir. Bu şekilde belli gelirlerin belli giderlere bağlanması önlenmistir. Genellik ilkesinin istisnası iktisadi devlet teşekkülleridir. Belli gelirlerin belli giderlere tahsis edilmemesi; gelirlerin genelliği, tüm hizmet ödeneklerinin bütçede gösterilerek harcamaların bununla sınırlı yapılması; giderlerin genelliği ilkesi olarak düşünülmektedir.

Genel Uygunluk Bildirimi : Sayıştay tarafından, dış denetim raporları, idare faaliyet raporları ve genel faaliyet raporu dikkate alınarak merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için hazırlanan ve kesin hesap kanun tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmiş beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan bildirimdir.

Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleridir.

Gerçekleştirme Görevlileri: Harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürüten personel.

GFS (Government Finance Statistics): Bütçe açısından bakıldığında, Ekonomik analiz yapmak amacıyla devletin nakit alındılarını ve ödemelerini (muamelelerini) kayıt eden uluslar arası kabul edilmiş bir sistemdir. Daha çok IMF ve üyeleri tarafından kullanılmaktadır.

Giderin Gerçekleştirilmesi: (5018) Harcama yetkilisinin ödeme emri belgesini imzalaması ve tutarın hak sahibine ödenmesi ile tamamlanan süreç.

Giderlerin Gerçek Gereksinim Karşılığı Olması: Belli bir gider yapılırken, ilgili kuruluşun yasalarla kendisine verilmiş hizmetleri yürütebilmesi için ‘o anda’ ya da hiç değilse ‘yakın bir gelecekte’ söz konusu mal ya da hizmete uygun miktar ya da tutarda ihtiyacı bulunması gerekir. Yani, giderin yapılması ile hizmet arasında bir illiyet bağının varlığı ve bu bağın zaman açısından anlamlı bir aralıkta, miktar bakımından da yeterli ölçüde olması gerekir. Özellikle mali yılın sonlarında sırf ödenek yanmasın diye yapılan harcamalar bu nitelikte harcamalar olup; dikkat edilmesi gerekir.

Giderlerin Önce Onaylanma İlkesi : Hizmet ve ihtiyaçların önce belirlenmesini ve buna uygun kaynak tahsisi için sonradan yetki istenmesini ifade etmektedir.

Görev Zararı: Devlet tarafından ilgili mevzuatı çerçevesinde, kamu teşebbüslerine, sosyal güvenlik kurumlarına, mali kurumlara, döner sermayeli işletmelere, fonlara veya diğer teşekküllere kendi mevzuatları ile verilen görevler dışında bir görev verilmesi durumunda müdahale alımları ve destekleme zararları için yapılacak ödemeler de dahil olmak üzere, verilen bu görevin ifası sonucu oluşan ve mahrum olunan kârı da içeren zararı ifade eder. Görev zararının oluşabilmesi için şu unsurların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir:

 Verilen görev, kurumun kendi mevzuatıyla verilen olağan görevleri dışında ilave bir görev olmalıdır.

 Görevin ifası sonucunda bir zararın ve/veya mahrum kalınan kârın ortaya çikmasi gerekir.

 Verilen görev sonucu oluşan zararın ve/veya mahrum kalınan kârın bütçeden karşilanacağının görev verilmesine ilişkin düzenlemeyle önceden belli edilmiş olmalıdır.

 Ödemeler, karşılıksız diğer bir ifadeyle geri dönüşümsüz olmalıdır. Yani borç verme kategorisine girecek bir ödeme olmamalıdır.

 

Haber Alma Ödeneği: Gümrük Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bütçelerine, hizmetin gerektirdiği ve Bakanın takdir edeceği gizli istihbarat hizmetleri için konulan ödeneklerdir.

Halka Arz: Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan halka çagrida bulunulmasını, halkın bir anonim ortaklığa katılmaya ve kurucu olmaya davet edilmesini, hisse senetlerinin borsa da işlem görmesini ifade eder. Şir ketlerin kaynak ihtiyacını karşilamak amacıyla öz kaynak yoluyla senet ihraç ederek kaynak sağlamasıdır. Şirketler kaynak ihtiyaçlarını faiz karşilığı yabancı kaynaklardan borçlanarak ya da öz kaynaktan (ortaklardan) sermaye yoluyla veya faaliyetler sonucu kazanç yoluyla sağlar. Öz kaynak yoluyla fonlama yani senet ihraç ederek toplanacak fonların maliyeti, borçlanmadan daha ucuz ise, şirketler halka arza başvurma yolunu tercih edecektir.

Harcama: Geri ödenmeyen başka bir deyişle herhangi bir mali hak yaratmayan veya mevcut bir mali hakkı ortadan kaldırmayan devlet ödemeleridir. Harcama, cari ya da sermaye nitelikli olabilir. Mal veya hizmet alımında olduğu gibi bir şey karşilığında yapılabileceği gibi karşilıksız harcama da yapılabilir. Bu nedenle harcama, kamu borçlarının geri ödemelerini ve devlet tarafından verilen borçları kapsamaz.

Harcama Birimi: Kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan birimdir.

Harcama Değiştirici Politikalar : Bir ülkede dış dengenin sağlanması amacıyla kullanılan maliye ve para politikalarıdır. Dış ödemeler bilançosu açık veren bir ülke, bu açığı gidermek amacıyla daraltıcı maliye politikaları ve sıkı para politikaları izleyebilir. Örnegin harcamaları kısar veya vergileri artırır. Diğer yandan faiz hadlerini yükseltir. Bu yolla milli gelir düzeyini düşürerek, milli gelirin bir fonksiyonu olan ithalatı kısmaya çalisabilir.

Harcama Kalemi: Program bütçe sınıflandırmasında (A) işaretli cetvelde yer alan ödeneklerin 100, 200, … 900 düzeyindeki ayrımını ifade etmektedir.

Harcama Kaydırıcı Politikalar : Dış dengenin sağlanması amasıyla kullanılan politikalar olup devalüasyon ve revalüvasyondan oluşur. Devalüasyon bir dış açığın, revalüasyon ise bir dış fazlanın giderilmesi amacıyla kullanılabilecek araçlardır. Devalüasyonla ihracat gibi döviz kazandırıcı önlemler özendirilmeye, ithalat gibi döviz ödemesi gerektiren önlemler azaltılmaya çalisilir.

Harcama Programına Bağlanmayan Ödenek: Bir tertipte yer alan ödeneğin tamamının ayrıntılı harcama programında bloke tutulması halinde tertipte yer alan ödenege harcama programına bağlanmayan ödenek denir.

Harcama Öncesi Kontrol: Ödenek tahsis edilmesi, yüklenmeye girişilmesi, ihale yapılması, sözleşme yapılması, mal veya hizmetin teslim alınması, işin gerçekleştirilmesi, ödeme emri belgesi düzenlenmesi ve harcama yetkilisi tarafından alınacak benzeri malî kararların kontrolü.

Harcama Talimatı: Üzerinde hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve türleri, süresi, kullanılabilir ödenegi, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgilerin yer aldığı ve harcama yapılmasına imkan veren harcama yetkilisince onaylanan talimat.

Harcama Yetkilisi: Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi.

Harcama Yetkisi: Harcama Yetkilisi için, bütçeyle öngörülen (aktarma ve ekleme dahil) kadar, Ödenek Verilen Harcama Yetkilisi için ise gönderilen ödenek kadar harcama yetkisi vardır.

Harcırah: Harcırah Kanununa göre ödenmesi gereken yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından birini, birkaçını veya tamamını ifade eder.

Harcırahın Unsurları: Harcırah; yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder.

Harç: Devletin yapmış olduğu bazı hizmetler nedeniyle, vergilerin aksine kişilerin bu hizmetlerden yararlanma dereceleri dikkate alınarak, kişilerden alınan tutarlardan oluşmaktadır.

Hazine: İki anlam taşiyan bir kelimedir. İlk anlamı, kişi, kurum veya devletlerin sahip oldukları taşinır veya taşinmaz mal varlıkları ile çesitli hakları gösteren belgeleri; ikinci anlamı ise devletlere ait değerlerin saklandığı yerleri ve bunların yönetiminden sorumlu kurumları ifade eder. Devlet tek bir tüzel kişi olduğu için ayrı ayrı bakanlıkların tüzel kişilikleri yoktur. Dolayısıyla bu kurumların kendi başlarına taşinmaz mal sahibi olmaları, kendi adlarına borçlanmaya girişmeleri söz konusu değildir. Devletin tüzel kişiliğinin mali yönünü Hazine temsil eder. Devlete ait taşinmaz mallar tapuda hazine adına tescil edilir ve kullanacak kamu kurumu ya da devlet dairelerine kullanım süresince bedelsiz tahsis edilir.

Hazine Açığı: Hazine, devletin harcama ve gelirlerinin gerçekleştiği soyut bir kasa olan kurumdur. Belli bir dönemde Hazinenin kamusal giderlerinin finansmanı için yapılan ödemeler, toplanan kamu gelirlerini aşması durumunda Hazine açığı ortaya çikar.

Hazine Alacağı : Herhangi bir dış finansman kaynağından temin edilen finansman imkanları için verilen Hazine garantileri veya bu imkanların ikrazı suretiyle kullandırılması ya da bunlar dışında olmakla birlikte ilgili mevzuattan kaynaklanan işlemler nedeniyle doğan ve Hazine tarafından üstlenilen her türlü ödemeye ve/veya Hazine tarafından ikrazen ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerine ilişkin olarak ortaya çikan alacak.

Hazine Birliği: Devletin her türlü gelirlerinin Hazine havuzunda toplanması ve bütün giderlerin bu havuzdan ödenmesidir. Hazine birliği ilkesi kamu mali yönetimini disiplin altına alır ve kamu fonlarının atıl kalmaksızın en gerekli yerlerde, en hızlı biçimde kullanılmasına imkan sağlar. Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider, tahsilat, ödeme, nakit planlaması ve borç yönetiminin birliğini sağlayacak şekilde yürütülmesi sağlanır. 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin tüm gelirleri Hazine veznelerine girer, giderleri bu veznelerden ödenir.

Hazine Bonosu: Hazine tarafından vadesi 1 yıldan kısa (364 güne kadar) süreli olarak çikarilan Devlet iç borçlanma senetleridir.

Hazine Garantileri: Hazine geri ödeme garantisi, Hazine yatırım garantisi, Hazine karşi garantisi ve Hazine ülke garantisi veya münferiden her birini ifade etmektedir.

Hazine Genel Hesabı: Hazine genel hesabı aşağıdaki metin ve cetvellerden oluşur.

1 -Kesin Hesap Kanun Tasarısının Metni

2- Gerekçe

3- Mizan

4- Gelir Kesin Hesap Cetveli ve İzahname

5- Bakanlık Gider Kesin Hesap Cetvelleri ve İzahnameler

6- Gelir ve Giderlerin Daireler ve İller İtibariyle Dökümleri

Hazine Geri Ödeme Garantisi: Kamu iktisadi teşebbüsleri, özel hukuk hükümlerine tabi olmakla beraber sermayelerinin yüzde ellisinden fazlasışlar, fonlar, kamu bankaları, yatırım ve kalkınma bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlışlar ile sair yerel yönetim kuruluşları lehine bu kuruluşların dış finansman kaynağından sağladıkları dış borçlarının geri ödenmesi hususunda verilen garantilerdir. kamuya ait olan kurulu kurulu

Hazine Karşı Garantisi: Herhangi bir dış finansman kaynağının ihdas ettiği garanti programları çerçevesinde kamu iktisadi teşebbüsleri, özel hukuk hükümlerine tabi olmakla beraber sermayelerinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait olan kuruluşlar, fonlar, kamu bankaları, yatırım ve kalkınma bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sair yerel yönetim kuruluşlarının borçlu sıfatıyla uluslararası piyasalardan temin edecekleri finansman imkanları için bir dış finansman kaynağı tarafından verilen garantiye karşi verilen garantiler ile herhangi bir dış finansman kaynağının ihdas ettiği garanti programları çerçevesinde yap-işlet-devret, yap-işlet ve işletme hakkıında gerçekleştirilecek projelerle ilgili olarak, mevzuatta öngörülen Hazine garantileri ile sınırlışartları Hazine Müsteşarlığı tarafından müzakere edilmek üzere, bir dış finansman kaynağı tarafından verilen garantiye karşi verilen garantilerdir. devri ile benzeri finansman modelleri kapsam olmak ve

Hazine Ülke Garantisi: Yabancı ülkelerin herhangi bir dış finansman kaynağından sağlayacakları finansmanın geri ödenmesi hususunda verilen garantilerdir.

Hazine Saymanlığı: Hazine Müsteşarlığı Devlet Borçları, İç Ödemeler ve Dış Ödemeler Saymanlıklarının her birini ifade etmektedir.

Hazine Yardımları: Bütçeden, karşılıksız olarak, ilgili mevzuatına göre ve kaynak aktarılan kurumların bütçe açıklarının finansmanı gibi amaçlarla katma bütçeli idarelere, mahalli idarelere, özerk kurumlara, fonlara ve sosyal güvenlik kurumlarına yapılan ödemelerdir.

Hazine Yatırım Garantisi : Yap-işlet-devret, yap-işlet ve işletme hakkı devri ve benzeri finansman modelleri kapsamında ilgili mevzuat hükümlerine dayanan ve bunlarla sınırlı olmak üzere verilen garantilerdir.

H Cetveli: 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri uyarınca verilecek gündelik ve tazminat miktarlarının gösterildiği cetvel.

Hesap Dönemi Yöntemi: Bütçe döneminin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntemde bütçe dönemi ile ilgili işlemler bir bütün oluşturmakta ve yıl sona erse de bütünlük korunmaktadır. Mali yılla ilgili iş ve işlemler ertesi yılda veya yıllarda tamamlanabilmiş ise buna ait giderler, yapıldığı yıla değil, ait olduğu yılın bütçesine mal edilmektedir. Bu yöntemin, bütçe hizmetlerinin öngörülen ve gerçekleşen maliyetlerini daha iyi görme ve değerlendirme üstünlügünün yanında; kesin hesapların gecikmesine yol açma gibi önemli bir zaafı da vardır.

Hesap Verme Sorumluluğu: Kendisine emanet edilen fonların, bu fonların verilme şartları çerçevesinde yönetildiğini ve kontrol edildiğini göstermek üzere denetlenen bir kişi ya da kuruluşa yüklenen sorumluluk. Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleş-tirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olmaları ve yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunda olmalarıdır.

Hibe: Herhangi bir dış finansman kaynağından geri ödeme yükümlülüğü olmaksızın Devletin aldığı ayni ve/veya nakdi mali yardım ile Devletin yabancı ülkelere verdiği nakdi mali yardımı ifade etmektedir.

Hiperenflasyon: Aşırı parasal genişleme nedeniyle fiyat artışlarının çok yüksek düzeylere çikmasidir. Enflasyonun hangi düzeyden sonra hiperenflasyon olarak tanımlanacağı konusunda bir görüş birliği yoktur. Ancak genelde yıllık enflasyonun 3-4 haneli hale gelmesi hiperenflasyon olarak tanımlanır. D örtnala enflasyon olarak da adlandırılır. Paranın değerinin yitirildiği en şiddetli enflasyon biçimidir. İktisat tarihinde çogunlukla savaş ya da sonrasında ortaya çikmis ve yeni bir para biriminin kurulmasını zorunlu hale getirmiştir

IMF (Uluslararası Para Fonu ) : Uluslararası ticaretin gelişmesi, tam istihdam, gelişim hızının artırılması, sabit kur sisteminin gerçekleşmesi, kurlarda kararlılığın sağlanması, tek yönlü devalüasyonu önlemek ve ödemeler dengesi sorunlarını çözmek, kredi sağlamak gibi çok amaçlış bir örgüttür. Uluslararası para sistemi ile ilgili doğan gelişme ve sorunlar konusunda üyeler arasında dayanışma sağlar, çok yanlı bir uluslararası ödeme sistemini geliştirir, üye ülkelerin kısa dönemli kredi gereksinimlerini sağlar, üye ülkelerin dış ödemeler bilançosunda ortaya çikan dengesizliklerin giderilmesine yardımcı olur. kurulmu

İ Cetveli: Çesitli kanunlara göre bütçe kanunlarında gösterilmesi gereken parasal sınırların gösterildiği cetvel.

İcmal Harcama Programı: Bütçe ödeneklerinin kullanımına yönelik olarak 2004 yılında uygulanmaya başlanmış olan, ekonomik kodlamanın ikinci düzeyi itibariyle ve aylık dönemler halinde ödeneklerin kullanımına ilişkin dağılımını gösteren programdır.

İç Borçlar: Hükümetin ülke sınırları içindeki kişi ve kurumlara ulusal para cinsinden borçlanmasıdır. Bu borçlanmanın iktisadi niteliği, satın alma gücünün özel ve kamusal kesimler arasında el değiştirmesidir. İç borçlanmada ülkenin kullanabileceği kaynaklara bir ek söz konusu değildir. Devlet, en yaygın yöntemle halka ve kurumlara sattığı kağıda bağlı bono, tahvil ve kağıda bağlı olmayan yöntemlerle borçlanabilir. Kısa-uzun vadeli, teminatlı-teminatsız ve zorunlu-gönüllü olarak üç gruba ayrılabilir.

İç Denetim (1) : Kurum bünyesinde bulunan ve kurum yönetimi tarafındanolası yolsuzlukları, hataları ve verimiz uygulamaları en aza indirmek amacıyla kurumun sistemlerini ve prosedürlerini kontrol etmek ve değerlendirmek üzere görevli bulunan birim, faaliyet.

İç Denetim (2): K amu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız ve nesnel güvence sağlayan danışmanlık faaliyetidir.

İhraç Tutarı: Her bir menkul kıymetin satış fiyatı ile nominal tutarının çarpilmasi suretiyle hesaplanan değerdir.

II sayılı Cetvel: 5018 sayılı Kanuna göre Özel Bütçe kapsamındaki idarelerin yer aldığı cetvel.

İkraz Ücreti: Dış borcun ikrazı nedeniyle ikraz edilen taraftan ikraz edilen tutar üzerinden bir defaya mahsus olmak kaydıyla alınan ücret.

İlgili Hizmet Tertibi: Hizmet veya harcamanın ait olduğu tertibi ifade etmektedir.

İl Özel İdareleri: Devlet görevlerinden bir kısmını mahalli olarak yerine getiren hizmet birimleridir. Çalisma esas ve usulleri 3360 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.

İskan ve Toplum Refahı Hizmetleri: Fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyinde bulunan ana fonksiyonlardan biridir. K işi ve ailelerin iskanıında yer almaktadır. Otoyollar ve sulama sistemleri fonksiyon kapsamında değildir. ile temel ihtiyaçlara yönelik hizmetler bu fonksiyon kapsam

İş Değerlendirmesi : Bir kuruluşta görülmesi gerekenişlerin belirli ölçütlerbakımından birbirleriylekarşilaştırmalı olarak değerlerinin belirlenmesine denir. İş değerleme sayesinde işler zorluk ve önem durumuna göre hiyerarşik olarak sıralanabilmektedir.

İş Ölçümü: Nitelikli bir iş görenin, belirli bir işi, belli bir çalışma hızıyla yapması için gereken zamanı saptamak amacıyla geliştirilmiş tekniklerin uygulanmasıdır.

İş Tanımlaması: Örgüt içinde bir grubun veya bir kişinin yerine getireceği faaliyetlerin belirlenmesi ve tasarlanmasıdır.

İta Amiri: (1050)Devlet hizmetlerine ilişkin giderlerin geçici ya da kesin olarak ödenmesi için saymanlara yazılı emir ve izin verenlere ita amiri denir.

İtfa: Bir borcun ödenerek kapanmasıdır.

Jestiyon (Yönetim Dönemi ) Yöntemi Kadro: Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının personel istihdamıği ve atanacak kişilerin nitelik, görev, yetki ve sorumluluklarını belirten yetkilendirme belgesi. için kullanabilece

Kadro Değişikliği: Dolu kadroda sadece derece, boş kadroda unvan, sınıf ve derece değişikliği yapılmasıdır.

Kadro İhdası: Kadro yaratılması anlamına gelir. Kamu kurum ve kuruluşlarının toplam kadro sayısında artış meydana getirir.

Kadro Kullanımı: Kadronun atama amacıyla kullanılmasıdır.

Kadronun İptali: Boş kadro bakanlar kurulu kararı ile, dolu kadro kanunla iptal edilir.

Kadronun Serbest Bırakılması: Tutulu kadroların kullanılabilmesi için öncelikle serbest bırakılması gerekmektedir. Tutulu kadroların serbest bırakılması bakanlar kurulu kararı ile olur.

Kambiyo: Madeni ve kağıt para seklindeki tüm yabancı ülke paraları ve bu paralarla ödeme yapabilen her tür hesap, belge, bono, poliçe, çek vb. parasal araçların tümüne kambiyo denir.

Kamu İktisadi Teşebbüsü: Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan ve mal ve hizmet üretmek üzere kurulmuş, ticaret kanununa tabi olarak çalisan, tüzel kişiliğe sahip işletmeler.

Kamu Borç Yönetimi Raporu: Hazine Müsteşarlığı tarafından üç ayda bir yayınlanan ve ülkenin borç yönetimine ilişkin bir takım verilerin kamuoyu ile paylaşilmasını hedefleyen rapor.

Kamu Düzeni ve Güvenlik: Fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyinde bulunan ana fonksiyonlardan biridir. Kapsamına asayiş, itfaiye, yargı, cezaevi hizmetleri girmekte olup, bu fonksiyonu icra eden birimlere bağlı hastaneler ve okullar ile sivil savunma hizmetleri kapsam dışındadır.

Kamu Geliri: Devletin kamu harcamalarını karşilamak amacıyla elde etmiş olduğu değerlerdir. Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşinır ve taşinmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşilığıınan bağış ve yardımlar başlıca gelir kalemleridir. elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, al

Kamu Gideri: Geniş anlamda, devlet ve diğer kamu kuruluşlarının bütçe ödemeleri ile kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT), sosyal sigorta ödemeleri, vergi muaflık ve istisnaları ve özel kişilere yapılan teşvikleri de içerir. Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, malî ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer gideri kapsar. Dar anlamda da kamu hizmetlerinin bedeli olarak, devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinin (belediye, il özel idaresi gibi) yaptıkları ödemelerdir.

Kamu İdaresi: Vatandaşların genel ve ortak ihtiyaçlarını gerek ülke çapinda gerekse belli bir yerle sınırlı olarak karşilayan ve genel idare ilkelerine göre yönetilen merkezi idare (Devlet) ile mahalli idarelerdir.

Kamu Kaynakları: Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşinmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değer.

Kamu Kesimi Borçlanma Gereği: Kamu giderlerinin kamu gelirlerinden fazla olması nedeniyle ortaya çikan açıktan dolayı meydana gelen, toplam kamu gelirleriyle giderleri içinde borçlardaki değişmeler dışında ortaya çikan fark olarak verilebilir. Toplam Kamu Kesimi Açığının GSMH’ya oranlanması sonucunda elde edilen rakam.

Kamu Kurumları : Genellikle merkezi idarenin kendi tüzel kişiliğinden ayrı olarak kurduğu hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşlarıdır. Devlet ve mahalli idareler dışında, belli hizmet veya hizmet grupları ile görevlendirilmiştir. Kamu kurumları tüzel kişiliğe sahip kurumlar olarak, kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanarak kurulmuş olan “hizmet bakımından yerinden yönetim kuruluşları”dır. Bu kurumlar tek tip kurumlar değildirler. Faaliyet konuları, işleyiş şekilleri, görev çevreleri farklılıklar göstermektedir.

Kamu Maliyesi: Gelirlerin toplanması, harcamaların yapılması, açıkların finansmanı, kamunun varlık ve borçları ile diğer yükümlülüklerinin yönetiminidir.

Kamu Malî Yönetimi: Kamu kaynaklarının tanımlanmış standartlara uygun olarak etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlayacak yasal ve yönetsel sistem ve süreç.

Kamu Malları: Piyasa tarafından hiç arz edilmeyecek ya da arz edildiğinde yeterli miktarda olmayacak bazı mallar vardır. Bu mallara büyük ölçekte örnek, milli savunma, küçük ölçekte çevre koruma faaliyetleridir. Bunlara saf kamu malı denir. Bunların iki özelligi vardır. İlki, faydalanan ek bir kişi ek bir maliyete sebep olmaz, ikincisi bu kamu mal veya hizmetlerinden kişileri mahrum etmek mümkün değildir.

Kamu Tüzel Kişiliği: Kamu idaresi ile kamu kurumların tümünü kapsayan genel bir terimdir.

Kamu Zararı: Mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kara Para: Yasal işlerden elde edilmemiş veya vergisi ödenmemis paraya denir.

Katma Bütçe: Giderleri özel gelirleriyle karşılanan ve genel bütçe dışında yönetilen bütçelere katma bütçe denilir.(1050/115).

Katma Bütçeli İdarelere Hazine Yardımı : Katma bütçeler giderleri ile gelirleri eşit olarak hazırlanır ve kanunlaşirlar. Ancak, burada bir denkleştirme işlemi gerçekleştirilir. Hazırlanan tasarıya göre önce ilgili katma bütçeli idarenin (A) cetveli yani gider tahmini belirlenir, diğer taraftan kurumun öz gelirleri tahmin edilir. Giderin fazla olması durumunda aradaki fark “Hazine Yardımı” ile kapatılır ve bütçenin giderleri ile gelirleri eşitlenir. İşte katma bütçenin (B) cetvelinde Hazine Yardımı olarak görünen miktarları tahakkuk ettirebilmek için Maliye Bakanlığıımı tertipleri açılarak aynı miktarda ödeneklere burada da yer verilir. Bu denkleştirme işlemi nedeniyle konsolide bütçe hesaplanırken genel bütçe ve katma bütçe toplanır ve Maliye Bakanlığı bütçesinde yer alan Hazine Yardımları mükerrer kaydın önüne geçmek için toplamdan düşülür. İşte bu denklik yıl içinde yapılan tüm bütçe işlemlerinde de korunur. Yani, bir kurumlar arası aktarma veya ödenek eklemesi gibi kurumun toplam ödenegini değiştiren bütçe işlemlerinde kurumun (B) cetvelinde ve Maliye Bakanlığı bütçesinde yer alan Hazine Yardımları tertipleriyle de ilişki kurulur. bütçesine de Hazine Yard

Kayıt Dışı Ekonomi: Devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen/geçirilemeyen ve bu sebeple denetlenemeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Enformel ekonomi, illegal ekonomi, gayri resmi ekonomi, gizli ekonomi diye de adlandırılır. Genel olarak kayıt dışı ekonominin, mal ve hizmet üretimine konu olmasına karşilık ekonominin geleneksel ölçüm yöntemleriyle bütünüyle tespit edilemeyen ve GSMH hesaplamalarına yansımayan alanları kapsadığı kabul edilmektedir.

Kayıtlı Sermaye: Bir anonim şirketin kuruluşu aşamasında kararlaştırılan ve ortakların ödemeyi taahhüt ettikleri şirketin sermayesi olarak belirtilen para, şirketin kayıtlı sermayesidir.

Kaynak İhtiyaç Planı: Kuruluşlar misyonlarında belirttikleri her faaliyet alanı için kaynak planlaması yapmalıdır. Kurumların daha önce belirledikleri stratejik amaçları üzerinden tespit etmiş olduğu performans hedefleri kullanılarak hazırlanan plan, kaynak ihtiyaç planıdır.

K Cetveli: Ek ders, konferans ve fazla çalışma ücretleri ile diğer ücret ödemelerinin miktarının gösterildiği cetvel.

Kesim: Program bütçe sınıflandırmasında “Altprogramı” ifade etmektedir.

Kesin Hesap Kanunu Tasarısı: Muhasebe kayıtları dikkate alınarak, merkezî yönetim bütçe kanununun şekline uygun olarak Maliye Bakanlığınca hazırlanan, bir yıllık bütçe uygulama sonuçlarını karşilaştırmalı olarak gösteren, değerlendirmeleri içeren ve gerekçesiyle birlikte izleyen malî yılın Haziran ayı sonuna kadar Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulun kanun tasarısı.

Kişi Başına Milli Gelir: Bir ülkenin milli gelirinin o ülkenin nüfusuna bölünmesiyle elde edilen oran.

Konjonktürel Bütçe: Maliye literatüründe uzun yıllar başlı başina bir amaç olarak benimsenen bütçe dengesinin sağlanması, daha sonra konjonktürel bütçe kavramının geliştirilmesi ile eski önemini kaybetmiştir. Ekonomik dengenin korunması için, klasik anlamda bütçe dengesinden vazgeçilebileceği düşüncesi ağırlık kazanmıştır.

Ekonomik istikrarı sağlayabilmek için bütçeden yararlanırken, depresyon yıllarında bütçenin açık vermesi, enflasyon yıllarında ise fazlayla kapanması ile konjonktür devresi sonunda dengenin sağlanması amaçlanmaktadır. İşte bütçenin konjonktüre paralel olarak sergilediği bu yaklaşima konjonktürel bütçe denilmektedir.

 

Konsolidasyon: Uluslararası borç işlemlerinde bankaların ya da direkt olarak borçlu olan ülkenin, vadesi gelen bir borcun daha uzun süreli bir vadeye uzatılması işlemidir. Ödeme güçlüğü içine düşen devletin, iç borçlarının vadesini uzatması da bu kapsamda değerlendirilir. Genellikle kısa vadeli hazine bonoları geri alınıp yerine uzun vadeli devlet tahvilleri verilerek uygulanır. Alacaklılara yeni vade için de faiz ödenir. Fakat buna rağmen devlete güvenlerinin sarsılması önlenemez. Konsolidasyona giden bir hükümet, yeniden iç borç almakta çok zorlanır. Eğer vadede bir değişiklik yapılmıyorsa TL cinsi iç borç senetlerinin döviz cinsi iç borç senetleriyle değiştirilmesi konsolidasyon anlamına gelmez.

Konsolide Bütçe: Devletin farklı bütçelerinin toplanarak bir araya getirilmesi sonucunda oluşan bütçe büyüklüğüdür. 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun yürürlükte olduğu dönemde konsolide bütçe; genel bütçe ve katma bütçenin toplamından ibaretti. Katma bütçeli kuruluşların genel bütçeli bir kuruluş olan Maliye Bakanlığı bütçesinden aldıkları hazine yardımlarıyla yaptıkları harcamaların, hem genel bütçede hem de katma bütçede yer almasından kaynaklanan mükerrerliği ortadan kaldırmak amacıyla bu toplamdan hazine yardımışülmektedir. 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle beraber konsolide bütçeden kasıt tüm bütçe türlerinin toplamından oluşan yekun olacaktır. Aynı şekilde “hazine yardımları” ve “gelir fazlalarının genel bütçeye aktarılması” gibi mükerrerliğe neden olacak kalemlerin toplamdan düşülmesi gerekmektedir. dü

Konvertibilite: Bir ülkenin yerel parasının serbest döviz piyasasında diğer yabancı paralara ve altına dönüşebilme özelligidir. Ulusal paranın, dışşilanmasında, resmi bir makamın ya da yasanın iznine gerek kalmaksızın bir başka ulusal paraya dönüştürülmesi ve uluslararası mübadele aracı olarak kullanılabilmesi halinde konvertibiliteden söz etmek mümkündür. ticaret gereksinimlerinin kar

Köy İdaresi: 442 sayılı Köy Kanunu ile düzenlenen idarelerdir.

Kredi: Belirli miktardaki satın alma gücünün, belirli bir süre için ve geri verilmek üzere bir bedel (genellikle faiz) karşilığı gerçek ya da tüzel kişilere verilmesidir. Kredi çesitleri: kullanıcısına göre; özel ve kamu; güvencesine göre teminatlı ve teminatsız; süresine göre kısa ve uzun; veriliş yerine göre üretim ve tüketim; kullanım alanına göre ticari, tarım, sanayi, yapı ve orman gibi ayrılır.

Kronik Enflasyon: Enflasyonun uzun yıllar boyunca yüksek bir düzeyde kalmasıdır. Ülkemizdeki enflasyonun 2004 yılına kadarki seyri çift haneli olduğu için, kronik enflasyon tanımına örnek oluşturur.

Kurucu Hisse Senedi: Şirket kurucularına ya da şirket açısından önem arz eden şahıslara genellikle bedelsiz olarak verilen, oy hakkından yoksun ve sadece temettü hakkı olan “adi senet”.

Kurum İçi Aktarmalar: Aynı kurum bütçesi içinde bir tertipteki ödenegin bir başka tertibe aktarılması işlemidir. Bu işlem kurum bütçesinin toplamını değiştirmez, konsolide bütçe toplamını değiştirmez ve dolayısıyla konsolide bütçe dengesini de etkilemez ancak, kurumun birimleri ile fonksiyonlarında yer alan ödenek dağılımını değiştirir.

Kurumlar Arası Aktarmalar : Bir kurum bütçesi içinde bir tertipteki ödeneğin bir başka kurum bütçesinde yer alan bir tertibe aktarılmasışlemidir. Böyle bir işleme genellikle işi ihtisas sahibi daireye yaptırmak amacıyla başvurulur. Bu işlem kurum bütçesinin toplamını aktarılan ödenek kadar artırır veya eksiltir. Konsolide bütçe toplamını ise değiştirmez ve dolayısıyla konsolide bütçe denges